Öylesine umutsuz, öylesine karamsar bir döneme girdik ki, umarın kısa zamanda çıkışımız aydınlık olur…
Muhalif televizyonlar ve yayın organları da umutlarımızı canlandırabilmek için yeteri kadar enerji sağlayamıyor.
Saray basını dibe vurdu anladık da, iktidara karşı olan tv ve gazeteler hiç de olumlu sınav veremediler…
Demek ki, kişisel karşı çıkışlar, ferdi tutum ve davranışlar öne çıkacakmış 2026 yılının başında.
Nitekim…
İngiltere’de yaşayan Avukat Sibel Özçelik,
Demirören Medya Grubu’nun ödülünü reddetmiş.
Demirören Medya Grubu’nun 10. Dijital Dünyanın Enleri; “İngiltere’nin En İyi Hukukçu” ödülüne layık görülen Avukat Sibel Özçelik kabul etmediği ödül sonrası yaptığı açıklamada, Türk milletinin çoğunluğunun gönlüne su serpecek açıklamalar yapmış ve şunlara değinmiş:
“Kuşkusuz ki yaptığımız işin birileri tarafından beğenilmesi, ödüle layık görülmesi çok önemli ve değerli. Bu beğeni ve ödüller bundan sonraki çalışmalarınızda sizi daha bir besler ve motive eder. Bu anlamda benim ve ekibimin bu ödüle layık görülmesinden büyük mutluluk duydum. Ancak kişisel duygularımız; mutluluk, başarı, ödül, kariyer gibi kazanımlar nerde, ne zaman ve nasıl olduğuyla da ilgili oluyor çoğu zaman ya da olmalı.
Buradan hareketle, bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı da olarak; ülkemde yaşanan bunca olumsuzluk varken ve nedenleri orta yerde dururken; demokratik bir ülkenin olmazsa olmazı; yasama-yürütme-yargı erkleri anlamsız bir hal almış, tek elden-tek kişi tarafından kontrol ediliyorken, ödül veren Demirören Medya Grubu’nun da dahil olduğu, medya tekelleşmiş, taraflı ve bağımlı, iktidarın sesi olmuş, Kamu Bankalarından alınan haksız kredilerle el değiştirmişken, asli görevi olan kamu yararına habercilik ilkesini yerine getirmiyor, medya patronları ihale peşinde koşuyorken; açlık, yoksulluk, işsizlik bunca yaygınlaştırılmış ve normalleştirilmişken; çocuk tacizleri, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet günbegün artıyorken; kadın haklarını ve kadın yaşamını güvence altına alan Uluslararası İstanbul Sözleşmesi keyfi bir şekilde ve tek taraflı, bir gecede ve kendi iç hukukuna bile aykırı şekilde sonlandırılıyorken; siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, aydınlar keyfi ve hukuka aykırı bir şekilde tutsak ediliyorken böyle bir ödülü kabul etmem; siyasi, ahlaki ve vicdani olarak beni rahatsız edecektir.
Ödül veren medya grubunun niteliği, yayın politikaları ve diğer tüm nedenlerle böyle bir ödülü kabul etmediğimi tüm kamuoyuyla paylaşmak isterim.
İngiltere’de yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak benim için en büyük ödül; idealize ettiğimiz, herkes ve her kesim için demokratik, adil, laik, çağdaş ve sosyal bir hukuk devletinin topraklarımızda da hakim kılınmasıdır.
Hak ettiğimiz böyle bir ülke, böyle bir dünyaya olan özlem ve inançla..”
Bir nefeste okunan ve “sivil muhtıra” olarak nitelenebilecek bu reddediş ve ortaya konan gerçekler, milyonlarca kişiyi ayağa kaldıracak kadar güçlü bir haykırış niteliğinde…
İngiltere’de yaşayan kızımız Avukat Sibel Özçelik’i kutluyor, ayakta alkışlıyorum.