CHP kurulduğu günden bu yana bir çok ilk’leri aynı anda yaşıyor.

Eski bir parti lideri, geleceğin yolunu açmaya çalışan rakibi CHP liderini “butlan” yoluyla koltuğundan ediyor.

Görülmüş değil.

Hatta bundan sonra da kesinlikle yaşanmayacak bir fay hattı kırılması..

Kendi yönetiminde hiçbir seçim kazanamamış bir lider, kalkıyor CHP tarihinde bir ilk’i gerçekleştirmek isteyen genç ve başarılı olabilme işaretleri veren diğer bir lideri devirmek ve yerine geçmek istiyor.

Rastlanılır bir şey değil.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki savaş sadece liderlik mücadelesi mi, yoksa bir “intikam” hırsı ile başlatılan meydan savaşı mı?

Anlaşılır gibi değil.

Oysa, sayın Kılıçdaroğlu’nun bu yaştan ve bu saatten sonra seçim kazanma şansı sıfır…

Kapital olarak tekrar yazayım:

SIFIR..

Karşısında rakip sayın Erdoğan olmasa da, çıkacak veya çıkarılacak yeni bir AKP adayını dahi siyaset sahnesinde başarısız kılıp, CHP’yi iktidara taşıyacak güce bile sahip değil.

Çünkü, bundan sonra, bu yaşanan son olaylardan sonra tüm CHP’lilerin oyu Bay Kemal’e yönelmez.

Tümünden vazgeçtik, onda biri bile sandığa gitmez.

Çünkü seçmen bu son yapılanları ve yaşananları kolay kolay affetmez ve Bay Kemal’i son kez sandığa gömer…

Bay Kemal’ın hedefi ve amacı önümüzdeki seçimlere girip, sayın Erdoğan ile mücadele etmek değil.

Bence ilk hedefi, partiyi bu duruma soktuğuna inandığı ve seçimlere 4 yıl kala Cumhurbaşkanı adaylığına “erken soyunan” Ekrem İmamoğlu’nun kendisine karşı kurduğu oyunu bozmak ve onu halkın gözünden düşürmek…

Nedeni yeni yeni anlaşılıyor ki, Bay Kemal’in hedefindeki siyasetçi şu anki CHP Genel Başkanı Özgür Özel değil.

Sadece ve sadece İmamoğlu.

Bu hedefte AKP lideri Erdoğan ile aynı görüşte oldukları açık ve net.

Nerden çıktı diyeceksiniz?

Çok basit…

Butlan kararı verilen CHP son kurultayında, kendisine rakip olarak başrolü İmamoğlu’nun oynadığına inanıyor.

Dahası İmamoğlu’nun, kendisini devirmek için önceden “kumpas” kurduğuna kafayı takmış durumda.

Mahkeme yoluyla CHP koltuğunu Saray’ın da desteği ile ele geçirdiğine inanılan Bay Kemal’in ilk yaptığı iş nedir diye sorarsanız yanıtı hazır:

“İmamoğlu için İstanbul İl Başkanlığı bünyesinde kurulan “İmamoğlu Adaylığı Ofisi”nin kapatılması ve halkla haberleşmenin önünün kesilmesi…”

Hedef, CHP’yi ele geçirmek mi, yoksa kendisinin devre dışı bırakılmasında en büyük ve etkili sorumluluğu üstlenen İmamoğlu’nun devre dışı bırakılması mı?

Kararı sizler verin…

Şahsi, yani kişisel bir hırs ile bir asrı aşkın bir tarihe sahip CHP’yi karanlık dehlizlere sokmanın vebali çok ama çok ağır olacak Bay Kemal için.

Bekleyeceğiz ve göreceğiz.