Merhum Erdal İnönü’nün “Sizi limon gibi sıkacaklar!” sloganı, 1987’de SHP’nin iktidar olmasına yetmemişti, ama tek başına iktidarda bulunan Turgut Özal’ın ANAP’ını, bir nebze olsun geriletmiş, 1989 yerel seçimlerinde SHP büyük başarı kazanırken, 1991 seçimleri de “Süleyman Demirel’in Başbakanlığı ile” ülkeye iktidar değişikliği getirmişti.

Şimdi, 31 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından “ekonomik sıkılaşma” beklentileri, akıllara “1 Nisan’dan itibaren limon gibi sıkılacak mıyız?” sorusunu getiriyor.

*

“Ekonomik tufan geliyor” diye, insanımız elinde-avucunda ne varsa altına, dövize yatırdı.

İktidar ise, başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde belediye seçimlerine çok önem vermesine rağmen “inim inim inleyen” emeklilerin beklentisine birazcık olsun karşılık veremedi. Zira, Hazine tamtakır!

*

Ama, yoksa “1 Nisan şakası” mı geliyor?

Küçük tasarruf sahibi “ters köşe” yapılabilir mi?

Çünkü alıştık, biliyoruz; bu ülkede kaybeden hep küçük tasarruf sahibi olur!

*

Merkez Bankası’nın rezervleri niye ekside, Hazine niye tamtakır?

Yakın tarihlerdeki iki büyük inat, ülke ekonomisini bu hale getirmedi mi?

2018’deki Rahip Brunson inadı: Rahibin, “lânet olsun” denilip ülke ekonomisine zarar gelmeden gönderilmesi yerine, ABD’nin yaptırımlarından hemen sonra bırakılması…Ve çok büyük ekonomik kayıplara uğranılması…

Aralık 2021’deki “Nas” inadı: Tüm ekonomistler “kur=enflasyon” derken, “faiz=enflasyon” saplantısıyla faizlerin aşağı çekilmesi ve “Kur Korumalı Mevduat” ucubesi ile güya enflasyonun kontrol edilmeye çalışılması…Ve trilyonlarca lira faizin, özel sektörüyle, çiftçisi, işçisi, esnafı, memuru, emeklisi ile Türk toplumu tarafından ödenmesi…

Bu “akla ziyan” inatlarla ülke ekonomisi buralara geldi.

*

Emekliye verilecek para gerçekten kalmadı.

Ama bunun sorumlusu kim? 10 bin lira ile geçinmeye çalışan, kırmızı et bir yana, beyaz eti bile unutmuş emekli mi?

Ve nasıl bir gelecek bekliyor yurdum insanını?

Önümüzdeki haftanın başından itibaren limon gibi sıkılmaya başlanmış olacak mıyız?

Yok mudur başka çaresi?

Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?