_________KENT NOTLARI__________

Okurlarım lütfen kusura bakmasınlar, tekrar olsa da yazmaktan geri durmayacağım.

2025’in Mart ayında, Ramazan ayının içinde, hiçbir şikayetim yokken, Eğitim ve Araştırma Hastanemizin değerli Gastroenteroloji Uzmanı, sevgili kardeşim Dr. Mustafa Kaymazlı’dan “endoskopi” tetkikimi yapmasını rica etmiştim.

Midede kanser çıktı.

Bunu bana ilettiğinde, tek bir cümle çıktı ağzımdan: “Ben bu hastalığı yeneceğim.”

Birincisi, “hiçbir şikayetim yokken” tetkik yaptırmıştım, hastalığı erken evrede yakalamıştık. İkincisi, çevreme de sürekli telkin ettiğim “pozitif” bir bakışım vardı dünyaya; enseyi karartmak yoktu, moral motivasyonum sağlamdı.

*

Çorum’da yapılan tetkikler, sevgili kardeşim Ahmet Ahlatcı’nın beni bizzat Bilkent Şehir Hastanesi’ne götürüşü, dönemin Koordinatör Başhekimi, sevgili dostum, hemşehrim Opr.Dr. Aziz Ahmet Surel’in candan sahiplenişi, tanımaktan onur duyduğum Onkolog Prof.Dr. Burak Civelek’in kemoterapi sürecini başlatışı, 16 Haziran 2025’te, alanında ülkemizin “en”lerinden biri olan Gastroenteroloji Cerrahı, çok değerli Prof.Dr. Erdal Birol Bostancı ve ekibi tarafından yapılan ameliyatla midemin alınışı…

Ameliyatın ne kadar sürdüğünü bilmiyorum, ama ameliyathanede 7 saat kaldığımı biliyorum.

Sonra, mucizevi bir şekilde, daha iki gün dolmadan yoğun bakımdan servise çıkarılışımı, Allah’ın bir lütfu olarak düşünüyorum.

*

Ameliyat öncesi olduğu gibi sonrasında da, Onkolog Prof. Civelek’in belirlediği şekilde, 4 kür daha kemoterapiyi, Çorum Onkoloji Merkezi’nde, değerli Onkoloji Uzmanı Dr. Mustafa Emre Duygulu’nun nezaretinde aldım.

Süreç hep olumlu ilerledi ve geçen Eylül başında yapılan tetkiklerim gayet iyi çıktı.

Bu yılın Ocak ayı başında ve Nisan ayı başında, yani önceki gün de üçer aylık tetkiklerim yapıldı. Kan tahlilim yine iyi, tomoğrafi sonucunu bekliyorum.

Hastalığım süresince gösterdikleri yakın ilgiden dolayı, Sağlık Müdürü Prof.Dr. Sinan Zehir’e, önceki Başhekim Doç.Dr. Erdal Komut’a ve şimdiki Başhekim Doç.Dr. Muhammet Gömeç’e tekrar teşekkürlerimi ifade etmeliyim.

Yine, Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr.Yusuf Karavelioğlu başta olmak üzere tetkiklerimi ve küçük operasyonlarımı yapan diğer tüm hekim dostlarıma şükran borçluyum.

*

Bir de hekimlerin, hemşirelerin, sağlık teknisyenlerinin dışında, hastanedeki tetkik ve tedavilerimde bana yardımcı olan can kardeşlerim var.

Bunların başında, Başhekimlik’ten Mustafa Erdoğmuş geliyor.

Tanur Uygur ise, her hastaneye gidişimde bana refakat ederek işimi kolaylaştırıyor, sağolsun.

Önceki gün, Tanur Uygur ile Hasan Buyruk ve Emre Çamoğlu, ziyaretime gelerek “geçmiş olsun” dileklerini ilettiler.

Ben de, onların ziyaretini “şükran duygularımın bir karşılığı” olarak haberleştirirken, aynı zamanda “erken tanı” konusunun canlı bir örneği olduğumu tekrarlamak için de fırsat saydım.

Ve diyorum ki:

Kanserden korkma, geç kalmaktan kork!

Bir şey daha:

Allah dostların yokluğunu vermesin!

Hastane Personeli