“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.”

Futbolda da bunun örneklerini sıkça yaşamaya başladık.

“Fevkalâde müsamahaya mazhar” bazı takımlar, açıkça kollanıp gözetilmelerine rağmen rakiplerine diş geçiremeyince, “hakem”den, “VAR”dan şikayet ederek zeytinyağı gibi suyun yüzeyine çıkmaya çalışıyorlar.

Önceki gün Çorum’da oynanan Çorum FK - Esenler Erokspor maçı da bunun son örneklerinden biri.

Çorum FK eğer uzatma dakikalarında bir gol daha bulup üç puana ulaşamasaydı, Spor Servisi’ndeki arkadaşlarıma “Hakem Faciası” başlığını önerecektim.

Ama bir de ne göreyim, konuk takımın teknik direktörü, “arkalarından dolaplar çevrildiğini” söylememiş mi?

Ne dolabı arkadaşım?

Şu maçın videosunu baştan sona bir izle, elini de vicdanına koy, ondan sonra söyle ne söyleyeceksen…

*

Orta hakem, tüm takdir haklarını konuk takımdan yana kullandı, bu bir.

İkincisi, daha maçın başından itibaren Kırmızı-Siyahlı futbolcuları sarı kartlarla sindirmeye, pasifize etmeye çalıştı.

Çorum FK’nın bir gölünü saymazken, rakibe bir penaltı ikram etmekten de geri durmadı.

Neyse ki, uzatmalarda gelen golde yapabileceği bir şey yoktu.

Peki VAR var mıydı?

Ne gezer!

*

Hadi Futbol Federasyonu’nun demeyelim, ama Merkez Hakem Kurulu’nun “gözde” takımlarının olduğunu artık bilmeyen kalmadı.

Talimatla mı, duygusal mı, orasını pek bilemiyoruz da, azami tolerans gösterdikleri takımlar var. Onların önünü açmak için “ince ince doğradıkları” takımlar arasında Çorum FK’nın da olduğunu anlamamız için fazlaca gayret göstermemize de gerek kalmıyor.

*

Yıllardır yazıp duruyorum, Çorum dişiyle-tırnağıyla adını “Anadolu Kaplanları” arasına yazdırınca, ekonomi yönetiminde “Bu Çorum da nereden çıktı?” diye rahatsızlık duyanlar olmuştu ve sağolsunlar (!) Çorum’un sanayileşmesini bir süre duraksatmışlardı.

Şimdi de, “Bu Çorum FK da nereden çıktı?” diye huysuzlananların varlığını açık açık görüyoruz.

Ve maalesef, TRT sunucularını da bunlar arasında saymadan geçemiyoruz.

“Bir Anadolu kentinde böylesine güçlü bir kadro kurulmuş, helal olsun!” veya “Türk futbolunda yeni bir soluk!” diyene rastladınız mı hiç?

Nalıncı keseri, hep büyük kentlerin takımlarından yana yontuyor!

Üzücü değil mi?

*

Geçenlerde “Çorum’un lobisi yok” diye yazarken, Çorum FK’nın haklarının da güçlü biçimde savunulamadığına dikkat çekmeye çalışmıştım.

Rahatsızlık duyanlar oluyor, ama olan olsun.

Tam 56 yıldır doğru bildiğimi söylemekten hiç geri durmadım.

Ve Çorum’un hakkını-hukukunu savunmaktan, yararını gözetmekten başka da hiç gayem olmadı.

Bugün bir kez daha tekrarlamak isterim ki; futbolda kaybetmek vardır, ama Çorum FK masa başı oyunlarıyla kaybetmemelidir!

Kırmızı-Siyahlı takımımızın oynadığı futbolu yeri geldiğinde eleştiririz, o ayrı bir şey, ancak hak etmediği puan kayıplarının karşısında da tüm Çorum olarak ayağa kalkmamız gerekir.

*

Bu son maçla ilgili, “galibiyete rağmen” o başlığı kullansa mıydık sizce, ne dersiniz?

“Hakem Faciası!”

Türk futbolu adına üzülerek ifade edeyim ki:

Şahsen benim bu kanaatimi hiçbir şey değiştiremez.