--------------KENT NOTLARI---------------
Bu ülkede namuslu, dürüst spor adamları ve spor yorumcuları var.
Bir de “eyyamcı”, ama “çokbilmiş” geçinenler…Özellikle Anadolu’ya “üstten bakanlar”…
Çıkarcı, dalkavuk tipler yalnız sporda değil, her alanda köşe başlarını tutmuş durumda kuşkusuz da, kendini “allame” sanıp Anadolu’yu, Anadolu insanını küçümseyenler yok mu, insanın sinir sistemini bozuyor.
Bize de, İstanbul’dan, Ankara’dan “büyük” gazetecilerin geldiği oluyor. Gerçek büyük gazetecileri, yazarları tenzih ederim, ama bu kastettiklerim “büyük kent” havasına kendini kaptırmış, taşrayı alt kategoride gören kompleksli tipler…Beş-on dakika sohbetin ardından, bizim taşrada kalışımızın “kendi seçimimiz” olduğunu ister istemez idrak ediyorlar ve kendilerini toparlamak zorunda kalıyorlar.
Neyse…
*
Arca Çorum FK, bu ligin en güçlü kadrosuna sahipti; rahatlıkla direkt Süper Lig’e çıkabileceği düşünülüyordu, ama istenilen futbol ortaya konulamadığı için Play-Off’a kaldı. Biz, oynanan futbolun yetersizliğini de eleştirdik, “bu kadroya bu futbol yakışmıyor” da dedik.
Ne var ki, Kırmızı-Siyahlı takımın çok da hakkı yendi. Hakem hataları, VAR duyarsızlıkları nedeniyle Çorum FK az puan kaybetmedi.
Çorum’un lobisinin olmadığından yakınmakla birlikte, çaresiz her şeyi sineye çektik.
*
Gelelim Sipay Bodrum FK ile oynanan Play-Off ikinci tur rövanş maçına…
Kırmızı-Siyahlılar, “Hah işte, bu kadro kalitesine yakışan futbol budur” dedirttiler, rakiplerini açık bir üstünlükle 2-0 yenip finale kaldılar.
Yurt içinde-dışında yaşayan tam 1 milyon 328 bin Çorumlu var. Bu, resmi bir rakam. Ben de her vesileyle buna dikkat çekiyorum ve Arca Çorum FK’nın arkasında 1 milyon 328 bin kalbin çarptığını, Süper Lig’in, Çorumspor’un kurulduğu 1967 yılından beri, tam 59 yıllık bir hayal olduğunu hatırlatmaya çalışıyorum.
Ben de, 1967’den beri tutkulu bir taraftarım, 1970’ten beri de gazeteci olarak Çorumspor’un içindeyim.
*
Maçı anlatan arkadaş, bir ara Çorum’u küçük bir kent olarak niteledi, doğru değil. Çorum 525 bin nüfuslu orta büyüklükte bir il, Çorum kenti, 270 bin nüfuslu orta büyüklükte bir kent, taraftar kitlesi ise belirttiğim gibi 1 milyon 328 bin kişi…Çorumlu olmamakla birlikte “Çorum dostu” olanlar hariç.
İddialı maçlarında 15 bin kişilik stadı doluyor, kentin meydanlarına kurulan dev ekranlarda da binlerce kişi maçı “coşkuyu paylaşarak” izliyor.
Bir büyük sanayi kuruluşu, güçlü biçimde sponsor olmuş, parasal anlamda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamış.
Türk futbolunun istenilen düzeye ulaşabilmesi için aranan, arzu edilen de bu değil mi?
*
Ama “sözde” yorumcu çıkıyor, Çorum FK’nın üstün futbolunu şöyle ağız ucuyla kabullendikten sonra, Bodrum kafile otobüsünün camının kırılmasını öne çıkarıyor, Çorum’a “parmak sallıyor”, “bedelini ağır ödersiniz” dercesine…
Birincisi; o camı kim kırdıysa, elleri kırılsın!
Çorumlu konukseverdir, kendisi haksızlığa uğramış olsa da, konuğuna asla kötü davranmaz. Ama, toplum psikolojisi bu, agresif tipler de çıkabilir, psikopatlar da…
Sahaya dolu su bardağı atanlar da aynı kategoriye giriyor.
Tribünlerin çirkin tarafına, küfre gelince, bu, ülkemizin en önemli toplumsal sorunu…İstanbul’da da, Bodrum’da da, ülkemizin herhangi bir kentinde de…
Üstelik, sık sık yazıyorum, medenileşme yerine magandalaşmayı tercih eder olduk, gencinden-yaşlısına, çocuğundan-kadınına küfürbaz bir insan kalabalığı haline geldik.
Ben ve gazetem, bu illete karşı yıllardır mücadele vermeye çalışıyoruz. Gelin tüm ülke olarak “küfre hayır” seferberliği başlatalım. Tepeden tırnağa, dilimizi küfürden, sosyal medyamızı kirlilikten arındıralım.
Şantajdan, asparagastan, dedikodudan beslenen kalemşörlere prim vermeyelim.
*
Sık sık belirtiyorum, toplumsal çürümeyi görmeyenler, kendi ideolojik konfor alanlarında keyif sürmeye devam ediyor.
Sporda da öyle maalesef…
Büyük kentlerdeki konforlu spor stüdyolarında oturanlar, büyük kent takımlarına ve örneğin tatillerini geçirdikleri Bodrum’un takımına sempatiyle yaklaşırlarken, “Bu Çorum da nereden çıktı?” dercesine bilinç altlarını açığa vurmaktan kaçınamıyorlar.
Biraz zahmet edip araştırsalar, Çorum’un ne büyük özverilerle sanayileşme mücadelesi verdiğini, bölgesel kalkınmanın lokomotifi haline geldiğini, yıllık 6 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştığını, hatta bu çabaları nedeniyle hemen tüm Anadolu kentlerinin sempatisini kazandığını görecekler.
Günümüzden 3.500 yıl öncesine tarihlenen büyük Hitit uygarlığının başkenti olduğu gerçeğinin de belki farkına varacaklar.
*
“Hemşehrim” diyemeyeceğim o cam kıran adam ve sahaya yabancı madde atan adamlar adına, Sipay Bodrum FK’dan ve Türk spor kamuoyundan ben özür dilemek isterim.
Bu bize yakışmadı.
Ama, ortaya koyduğumuz futbol, Süper Lig’e lâyık olduğumuzu gösterdi.
Sevgili spor adamları, spor yorumcuları, lütfen elinizi vicdanınıza koyarak konuşun. Adil olun.
Çorumlu’yu üzmeyin, gereksiz yere öfke katsayısını artırmayın.
Çorum, ülke kalkınmasına olduğu gibi, futbolumuza da katkı sunmak istiyor.
Bu temiz duyguların korunmasına yardımcı olun, lütfen.