Siyasette işler bazen tek bir doğru üzerinden ilerlemez.
Yanlış zamanda, doğru işler yapanlar olur…
Tersine, doğru zamanda işi “aceleye” getirip yanlış çukuruna düşenler olur.
Zamanı, olayları, gelişmeleri iyi değerlendirenler partilerini daha iyi yerlere taşıyabilirler.
Hatta zirveye taşıyabilirler.
Liderinin etrafında “takım” ruhuyla mücadele eden kazanır…
Ama başarı hiçbir zaman çantada keklik değildir.
Bazen, hem lider ve hem kadrosu halkı ve istekleri iyi okuyamamışsa, haliyle umutları gelecek yıllara kalır…
Tabii yazık olur.
Siyaset sadece lider ve takımından ibaret değil…
Takıma girip sadakatle çalışmak gerekir.
Fırdöndü kimliklerden uzak durmak gerekir.
Son gelişmeler gösteriyor ki, Bay Kemal’in sarayın fısıldamaları ile hareket ettiği ortada…
Buradan, yani Saray’ın güdümünde siyaset üretmek çok zor.
Bay Kemal’in CHP’sinde kalanlar, bir erken seçimde sahaya inip ne söyleyecek?
Dahası Bay Kemal, sahaya inip, seçmenin karşısına çıkıp ne diyecek, ne vaat edecek…
CHP’yi yönetirken 13 kez seçimleri kaybedip başarısız olmanın ne anlama geldiğini göremeyen, Bay Kemal’e birilerinin çıkıp “bye bye ” demesi mi gerekir?
Nedir bu kör inat…
Nedir bu ihtiras?
Anlamak zor.
Hem de çok zor.