Arca Çorum FK, Türk futbol tarihinde önemli bir eşiği geçerek Süper Lig’e yükseldi. Bu başarı, yalnızca bir sezonun değil, emeklerin, yatırımların ve kurulan hayallerin karşılığıdır. Ancak futbolun en temel gerçeği şudur: Süper Lig’e çıkmak büyük başarıdır, Süper Lig’de kalıcı olmak ise çok daha büyük bir başarıdır.

Bu nedenle Arca Çorum FK’nın yeni sezondaki en gerçekçi hedefi, şampiyonluk yarışına girmek ya da Avrupa kupalarını konuşmak değil; önce bu ligde sağlam bir şekilde yer edinmek olmalıdır. Eğer bir sıralama hedefi koymak gerekiyorsa, düşme hattından uzak, sezonun son haftalarını stres yaşamadan geçirebilen ve ligi ilk 10 içerisinde tamamlayan bir Arca Çorum FK, ilk sezon adına son derece başarılı bir tablo ortaya koyacaktır.

Tam da bu noktada kulübün önündeki en büyük sınav transfer dönemi olacak.

Basına yansıyan transfer haberlerinin ne kadarının doğru olduğunu elbette bilmiyoruz. Ancak Süper Lig’e yeni çıkan kulüplerin geçmişte yaptığı en büyük hatalara baktığımızda ortak bir tablo görüyoruz. Birçok kulüp, Süper Lig heyecanıyla bütçe disiplinini kaybedip transfer yarışlarının içine girdi. Oyuncunun gerçek piyasa değerinin çok üzerinde rakamlar ödendi, menajerlerin yönlendirmeleriyle plansız hamleler yapıldı ve birkaç yıl içinde ciddi ekonomik problemler ortaya çıktı.

Arca Çorum FK’nın bu tuzağa düşmemesi gerekiyor.

Bir oyuncuya sadece rakip kulüp ilgileniyor diye daha yüksek ücret vermek, transfer değil, mali risktir. Menajerlerin en çok istediği ortam da budur. Kulüpler birbirleriyle yarıştıkça fiyat yükselir, yükselen her rakam ise kulübün geleceğinden eksilir. Arca Çorum FK’nın kendi ekonomik gerçeklerine sadık kalması, belirlediği bütçe sınırlarını koruması ve hiçbir oyuncuyu vazgeçilmez görmemesi gerekiyor.

Aslında Süper Lig’e çıkan kulüplerin en büyük problemi yalnızca transfer değil, transfer kararlarının kim tarafından verildiğidir.

Türk futbolunda yıllardır yapılan en büyük yanlışlardan biri, teknik direktöre göre takım kurmaktır. Çünkü teknik direktörler gelir ve gider. Bugün kurulan kadro bir teknik adamın oyun anlayışına göre şekillenir, birkaç ay sonra yaşanabilecek bir değişimde yeni gelen teknik adam farklı oyuncular ister. Sonuç olarak kulüpler sürekli kadro yenilemek zorunda kalır ve bunun bedelini ekonomik olarak öder.

Bu nedenle Arca Çorum FK’nın artık kişilere bağlı değil, sisteme bağlı bir futbol organizasyonu oluşturması gerekiyor.

Kulübün bir futbol aklı olmalı. Teknik direktörler bu yapının önemli bir parçası olabilir ancak transfer politikası, oyuncu profili ve oyun felsefesi kulübün ortak stratejisi doğrultusunda belirlenmelidir. Transferler teknik heyetin görüşü alınarak yapılmalı ancak son karar, kulübün uzun vadeli planlamasını yapan futbol yapılanması tarafından verilmelidir.

Bu yaklaşım aynı zamanda teknik direktör değişikliklerinde de kulübü korur. Çünkü değişen kişi teknik adam olur, değişmeyen ise kulübün oyun kültürü ve oyuncu profili olur.

Bir başka önemli konu ise mevcut kadro yönetimi.

Süper Lig’e çıkış sürecinde büyük emek vermiş oyuncular bulunuyor. Ancak futbolun doğasında zaman zaman ayrılıklar da vardır. Burada önemli olan, yolların nasıl ayrıldığıdır. Gönderilmesi düşünülen oyuncularla kurulacak iletişim son derece profesyonel ve saygılı olmalıdır. Çünkü bugün ayrılan bir oyuncu, yarın kulübün en önemli temsilcilerinden biri olabilir. Futbol dünyası küçüktür ve kulüplerin itibarı sadece kazandıkları maçlarla değil, insan ilişkileriyle de şekillenir.

Bu süreçte en büyük sorumluluklardan biri de Savaş Balçık, Başkan Baran Korkmazoğlu ve yönetimine düşüyor. Süper Lig’e çıkmak için büyük fedakârlıklar yapıldı. Bu başarının kulübe maliyeti de oldukça yüksek oldu. Şimdi yapılması gereken, aynı cesareti bu kez mali disiplin ve stratejik planlama konusunda gösterebilmektir.

Arca Çorum FK’nın hedefi yalnızca önümüzdeki sezonu kurtarmak olmamalı. Asıl hedef, beş yıl sonra da Süper Lig’de olan, bütçesini kontrol edebilen, altyapısından oyuncu çıkarabilen ve Türk futbolunda örnek gösterilen bir kulüp hâline gelmek olmalıdır.

Çünkü gerçek başarı bir kez yükselmek değildir. Gerçek başarı; yükseldikten sonra orada kalabilmek, büyüyebilmek ve sürdürülebilir bir yapı kurabilmektir.

Arca Çorum FK bugün tarihinin en önemli başarısını elde etti. Şimdi ise belki de tarihinin en önemli kararlarını vermek zorunda. Eğer bu süreç doğru yönetilirse, Arca Çorum FK, Süper Lig’de kalıcı olan, kurumsallaşan ve geleceğini garanti altına alan bir futbol markasına dönüşebilir. İşte asıl başarı da tam olarak budur.