Arca Çorum FK’nın 1-0 kaybettiği maçın rövanşında Bodrum FK’yı 2-0 gibi net bir skorla elemesini sadece final bileti ve Süper Lig’e açılan bir kapı olarak okumak, kırmızı-siyahlı kulübün Çorumluların en büyük birleştirici gücü olduğunu göz ardı etmek olur. Bu maçta bir kez daha gördük ki, Çorumlular tek yumruk olduklarında başaramayacakları hiçbir şey yok.

Arca Çorum FK, Bodrum FK’yı eleyerek çok kritik bir eşiği geçti ve Süper Lig’in kapısını araladı. Ancak bu zaferin hedefe varılan bir bitiş değil, sadece son dönemeç olduğunu unutmamak lazım.

Bodrum’da hem 2 yıl önce, hem de bu yıl yarı finalin ilk ayağında yaşanan olaylar ve aleyhte hakem kararları Çorumluları tek çatı altında, tek yumruk olarak bir araya getirdi. Her şerde bir hayır vardır ya, işte o olaylar aslında camianın kenetlenmesine neden oldu, uyuyan devi uyandırdı. O yüzden Cuma günkü rövanşta sadece sahada mücadele eden bir takım değil, yüreğini ortaya koyan, tek yumruk olmuş bir şehir vardı. 30 yılı aşkın meslek hayatımda böyle bir birliktelik görmedim. Mesaj çok netti: Ne olursa olsun, final bileti alınacak. Öyle de oldu, bravo!

Sahada son yılların en iyi oyununu oynayan bir takım vardı. Kötü oynayan yok gibiydi, mücadele ise üst seviyedeydi. Arkadaşlarının bir tık gerisinde kalan birkaç isim vardı ama takım öyle bir oynadı ki, onlar da arada kaynadı gitti. Bu takım sezon başından beri böyle oynasaydı, açık ara şampiyon olurdu.

Uğur Hoca ve öğrencileri bu kez derslerine çok iyi çalışmışlar. Son 10 dakikaya golsüz eşitlikle girilmesine rağmen en ufak bir panik havası yoktu. Çünkü böyle bir baskıya hiçbir takım dayanamazdı ve gol adeta “geliyorum” diyordu. 81’de Arda’nın füzesi ile skoru dengeledik. Bitirici bir golcümüz olsa, daha ilk yarıdan final biletini cebimize korduk ama olsun, uzatmalarda da olsa Samudio’nun golüyle bileti kaptık.

Bitiş düdüğü ile birlikte stattaki coşku, davul-zurna ve kornalar eşliğinde tüm şehre yayıldı. Adeta şampiyonluğun provasına sahne oldu Çorum’un cadde ve sokakları.

Dedim ya bunlar sadece provaydı. Esas sınav Pazar günü, Konya’da, esas kutlamalar ise maçtan sonra.

Sevindik, bitti. Şimdi önümüzde bir sezonun emeklerinin karşılığına bedel bir final var. Rakip ise Süper Lig’e direkt yükselmeyi son 90 dakikada kaçıran ve oldukça güçlü bir lobiye sahip olan Esenler Erokspor. Bir şehrin yıllardır kurduğu hayallerin gerçekleşmesi bu maça bağlı. Bu yüzden, artık Bodrum zaferini unutup bu maça odaklanmalıyız.

Play-off’ta özellikle final daha çok zihinsel bir oyundur. Oyuncular baskıyı yönetebilmeli, hata sonrası oyuna dönebilmeli, skordan bağımsız kalabilmeli. Bu noktada, Arca Çorum FK’nın elinde tecrübeli bir kadro olması avantaj olarak görülebilir.

Arca Çorum FK, final maçına şu kimlikle çıkmalı: Kontrollü, disiplinli, kararlı, geçiş odaklı ve sabırlı. Özellikle merkez savunma yerleşimi, takım halinde topun arkasında olma ve geçiş savunması kritik önem taşıyor.

Daha önce de ifade ettiğim gibi, teknik ve taktik hazırlık kadar, oyuncunun iç dünyasına dokunan küçük ama etkili hamleler fark yaratır. Maçtan önce oyunculara, her oyuncunun ailelerinin ve sevdiklerinin başarı dileklerini ilettiği, duygusal yoğunluğu olan kısa bir motivasyon videosu izletilmeli. Bu görüntüler, sahaya çıkan oyuncuya yalnız olmadığını hatırlatır, oynadığı oyunun bir anlamı ve karşılığı olduğunu hissettirir. Ailelerin desteğini hissetmek, oyuncunun sahadaki direncini ve aidiyet duygusunu bir üst seviyeye taşır. Yani en güçlü motivasyon kaynağı ailenin desteğidir. Bu dediklerim maçtan önce mutlaka yapılmalı.

Sonuç olarak; Arca Çorum FK doğru bir plan ve disiplinli bir oyunla, özellikle maç içi kontrolü kaybetmeden oynarsa, Süper Lig hedefine ulaşır. Bunun için rövanş maçındaki gibi oynaması yeterli olacaktır.

Hazırlanın, iki bayramı bir arada kutlayacağız.