Mesleğim gereği yıllardır futbol hakem camiasının içindeyim. Sayısız hakemle, gözlemciyle, il hakem kurulu başkanıyla sohbet ettim zaman zaman aynı ortamı paylaştım.
İlk gazeteciliğe başladığım yıllarda İl Hakem Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Recai Kuzey'in programlarını yakından takip ederdim. O günlerde kendisini sadece bir yönetici olarak değil, bulunduğu makamın ağırlığını taşıyan, hakemliğe değer katan bir isim olarak görürdüm. Futbol hakemliğiyle ilgili kalem oynattığım her yazıda da kendisinden övgüyle bahsederdim.
Çünkü bazı insanlar koltuğa oturmaz, oturdukları koltuğa değer katar.
Sonra yıllar geçti...
İl Hakem Kurulu Başkanlığı el değiştirdi. Gelenler oldu, gidenler oldu. Ama her değişim, geride "Eskisi daha iyiydi" cümlesini bıraktı. Hakemlik camiası ise her geçen yıl biraz daha kan kaybetti. Bugün Çorum'un klasman hakemi çıkaramayan iller arasına girmiş olması da bunun en somut göstergesi.
Ama bugün meselem hakemlik değil.
Bugün mesele, vefa.
Recai Kuzey'in annesi son yolculuğuna uğurlandı.
İnsan böyle günlerde, yıllarca emek verdiği camianın omuz omuza yanında olmasını bekler. Çünkü cenazeler, makamların değil insanlığın sınandığı yerdir.
Fakat gördüğümüz manzara düşündürücüydü.
Yıllarca hakem camiasına kazandırdığı isimlerin büyük bölümü yoktu.
Bir dönem aynı masada oturduğu, aynı kurulda görev yaptığı, birlikte kararlar aldığı insanların önemli bir kısmı da ortada görünmedi.
Demek ki bazı dostluklar, protokol listesi kadar sürüyormuş.
Görev bitince telefon susuyor...
Makam gidince selam eksiliyor...
Yetki teslim edilince hatıralar da rafa kalkıyor...
Ne kadar acı değil mi?
Oysa cenazeler, "Yoğunluğum vardı" denilecek yerler değildir.
Orada bulunmak, bir borç değil bir vefa göstergesidir.
Bugün Recai Kuzey'in yaşadığı yalnızlık, aslında yarın aynı koltuklara oturacak herkese verilmiş sessiz bir mesajdır.
Vefat edenlere Allah’tan rahmet, yaşayanlara da sağlık ve sıhhat diliyorum.
