Bodrum FK maçının ardından yaşanan hakem rezaleti, maalesef Çorum FK’nın sahadaki kötü oyununu gölgede bıraktı. Günlerdir herkes hakemi konuşuyor. VAR’ı konuşuyor. Verilmeyenleri, çalınan düdükleri, rakibin çirkinleşen hareketlerini konuşuyor. Evet, bunların hepsi doğru. Çorum FK o maçta ciddi hakem hatalarına maruz kaldı. Orta hakem de kötüydü, VAR müdahaleleri de facia seviyesindeydi. Bodrum FK’lı futbolcuların saha içindeki tavırları da zaman zaman futbol adına utanç vericiydi.

Ama madalyonun diğer tarafına bakmayacak mıyız?

Daha maçın 20. dakikasında Bodrum FK biraz daha becerikli olsa skor 2-0’a gelmişti bile. Çorum FK savunması alarm verirken, orta saha oyundan düşmüş, takım adeta ne oynadığını bilmez haldeydi. Açık konuşmak gerekirse, 90 dakika sonunda skorun 4-0 ya da 5-0 olmaması belki de Çorum FK adına gecenin tek tesellisiydi.

Süper Lig hedefleyen bir takım böyle oynar mı?

Koskoca Çorum FK, 90 dakika boyunca 13 şut atıyor ama sadece 2’sinde kaleyi bulabiliyor. Bu tabloyu sadece hakemle açıklayamazsınız. Mücadele yok, reaksiyon yok, karakter koyan oyuncu sayısı yok denecek kadar az. Sahada kaybetmeyi kabullenmiş bir görüntü vardı.

İşte asıl can sıkan nokta da bu.

Evet, hakemler kötüydü. Evet, Çorum FK’nın hakkı kısmen gasp edildi. Ama biraz da dönüp aynaya bakmak gerekmiyor mu? Sürekli dış etkenleri konuşarak takımın kendi eksiklerini örtbas etmek, bu kulübe yapılacak en büyük kötülük olur.

Peki ya Başkan Baran Korkmazoğlu?

Bir başkan, maç sonrasında sosyal medyadan “Yazıklar olsun” paylaşımı yaparak bu tabloyu geçiştiremez. Taraftarın beklediği şey bir tweet değil, güçlü bir duruştur. Çünkü bu forma bu kadar ruhsuz bir futbolu kaldırmaz.

Lig periyodunda sana puan ve puanlar kazandıran Burak Çoban’ı ve bilmediğimiz bir şeylerin bedelini ödeyen Oğuz Gürbulak’ı yedek oturtan Uğur Hoca’nın da şapkasını önüne koyup yarın akşama kadar düşünüp forma adaletini sağlaması lazım.

Aksi halde koca bir sezonun emeği çöpe gidebilir.

Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler.