Eğitim yılı başlamadan, kendime göre bir ders planı çıkardım.
Uygulamada, deneyimlerimde bir sıkıntı yok ama neticede bir program dahilinde genç gazeteci adaylarına gerçeğe dayanan bilgileri aktarmak zorundayız.
Yurt içi ve yurt dışından yararlanarak topladığım dokümanlara baktım ki 150 sayfayı geçmiş…
Tabii “Dergi gazeteciliği-haberciliği” dersi, fakülte müfredatlarında olmadığı için, bu konuda dış kaynaklara yöneldim. Oldukça geniş bilgileri toparladım.
İlk dersim, tanışma ile geçti.
En önemlisi, gazeteci adaylarının ülkemin hangi yörelerinden Ankara’ya gelerek gazeteci olmayı neden amaçladıklarını öğrenmekti.
Neticede dört yıllık yüksek eğitimin mali bir bilançosu olacaktı.
Misal:
Barınma-ulaşım ve yeme içme sorunlarının nasıl giderileceği gibi…
Gazeteci adayların ailelerinin nelere katlanıp çocuklarını Ankara’ya gönderdikleri çok önemliydi.
Ailelerinden 4 yıl uzakta kalacaklardı…
Neticede hepsinin aynı noktaya odaklanması gerekiyordu:
“Okulu bitirmek ve en kısa sürede iş bulmak”
Yani özetle, hayata atılmak…
İlk dersim, genellikle “tanışma” ile geçti.
Kendi meslek yaşamımı özetledim. Çalıştığım gazeteleri, ilk aylarda çektiğim sıkıntıları anlattım.
Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunuydum.
O yıllarda gazetecilik okulu yoktu.
Sanırım İstanbul’da iki yıllık, 1967-1968 yıllarında ise Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde kurulan 4 yıllık İletişim Fakültesi öğrenime yeni açılmıştı..
Bu fakültenin bir amacı da, hali hazırda ulusal gazetelerde çalışan, kıdemli, deneyimli lise mezunu gazetecilere, üniversite sınavlarına girmeden, doğrudan bu fakültede öğrenim imkanı tanımaktı.
Adayların sadece 5 yıllık deneyimli ve de lise mezunu olmaları gerekiyordu
Benden yaşça çok büyük gazetecilerin, SBF İletişim Fakültesinde 4 yıl okuduklarını dün gibi hatırlıyorum
2000’li yıllara kadar Ankara-Istanbul-İzmir gibi büyük kentlerde İletişim Fakülteleri açılmıştı ama 2000 sonrası adeta ülkenin yarısında gazetecilik okullarına rastlanıyordu.
Günlerden bir gün sınıftaki öğrencilere sordum:
“Türkiye’de İletişim Fakültesi sayısı kaçtır acaba?”
Tahmin yürütenler yanında kesin konuşan öğrenciler de vardı.
Tahmini olarak, yani yaklaşık 25’in üstündeydi fakülte sayısı…
Bir hesap yaptım, değişik bölümler hariç, fotoğrafçılık-radyo-tv-sinema-editörlük-yazarlık- vs. bölümlerini saymazsak, diyelim sadece gazetecilikten her yıl 100 kişi mezun olsun.
Diyelim 20 fakülte var.
Mezun sayısı bir yılda 2 binleri bulur mu?
Bulur…
Yüzde 50 daha indirelim.
Bin (rakam ile 1000) gazeteci adayı var demektir.
Peki, bir yıl içinde Ulusal basın dediğimiz tüm gazetelerde yıllık eleman ihtiyaç ne kadardır?
Kesin bir şey söylemek zor…
Zor ama….
(devam edecek)