Türkiye’nin Çıkış Yolu Üzerine Notlar ÖNSÖZ – NEDEN BU YAZI DİZİSİ?

Değerli okuyucularım;

Mesajla, e-posta yoluyla hep aynı soruyla karşılaşıyorum:
“Artık yarayı ortaya koyma devrini geçtik. Bize çözüm önerin. Kitleler bir çıkış yolu arıyor.”

Elinizdeki bu yazı dizisi, “Umudu Teslim Alamazsınız – Türkiye’nin Çıkış Yolu Üzerine Notlar” üst başlığıyla; bağırmadan, hamaset yapmadan, akla ve ortak iradeye yaslanan bir yanıt arayışının ürünüdür.

Bu dizi, bir anlık öfkenin, geçici bir gündemin ya da süslü tümcelerin ürünü değildir. Uzun süredir gelen mesajların, e-postaların ve yüz yüze dile getirilen tek bir ortak tümcenin sonucudur:

“Artık sorunları sayıp dökme zamanı değil. Bize çözüm önerin ki çözüm konuşalım.”

Bu, son derece haklı bir taleptir.

Zira ülkede yaşanan olumsuzluklar artık tekil başlıklar hâlinde değildir; üst üste, yan yana ve birbirini besleyerek sürmektedir. Yoksulluk, adaletsizlik, hukuksuzluk ve laikliğin aşınması… Bunların her biri tek başına ağırdır; birlikte ise adeta toplumun nefesini kesmektedir.

Bu yazı dizisi, işte tam bu noktada şunu erek edinmektedir:
Bağırmadan konuşmak.
Umutsuzluk pompalamadan gerçekleri görmek.
Daha da önemlisi, “peki şimdi ne yapacağız?” sorusuna kaçmadan yanıt aramak.

Uzun yazıların az okunduğu bir çağdayız. Bunun farkındayım.
Bu nedenle her bölüm, okurun sabrını zorlamayan; doğrudan, sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınacaktır. Her yaştan insanın ilgiyle okuyacağına inanıyorum. Ümit ediyorum ki her yeni bölüm, bir sonrakini merakla bekletecektir. Zira bu dizide, yaşadığımız gerçekleri ve çözüm önerilerini sevgili okuyucularımla birlikte düşünerek ele alıyorum.

Bu bir yazı dizisidir.
Çünkü yaşadıklarımız tek bir yazıyla anlatılamayacak kadar derindir; ancak asla çözümsüz değildir.

Bu dizide:
• Korkunun nasıl bir yönetim aracına dönüştürüldüğünü,
• Yoksulluğun neden bir kader değil, bilinçli bir tercih olduğunu,
• Muhalefetin sınırlarını ve toplumun gerçekte ne beklediğini,
• Dayanışmanın neden yeniden anımsanması gereken bir siyaset olduğunu,
• En sonunda bu toplumun nasıl ayağa kalkabileceğini konuşacağız.

Ne kurtarıcılar vaat ediyoruz,
ne sihirli formüller sunuyoruz.

Sadece akla, ortak iradeye ve tarihsel deneyime yaslanan bir yol haritası arıyoruz.

Bu dizinin iddiası büyük değildir; fakat niyeti kararlıdır.

Umudu bir temenni olmaktan çıkarıp, ortak bir çabaya dönüştürmek zorundayız.

İnanıyorum ki:
Bu ülkede sorun umutsuzluk değil, yönsüzlüktür.
Yön ise konuşarak, düşünerek ve yan yana gelerek bulunur.

YARIN: 1. BÖLÜM: Kurtuluş Savaşı Bitmedi, Biçim Değiştirdi.