Sırtını inanca yaslayıp emeği sömürmeyi helal sayanlar var.
Yüksek balkonlardan aşağı bakıp, nasırlı ellere “çalışmak ibadettir” diye seslenenler;
ibadetin en ağır kısmını hep başkasının omzuna yükleyenler…
Kendi avuçları bir gün bile toprağa değmemiş insanlar, alın terinin kutsallığından bahsediyor.
Çünkü onlar için emek; uzaktan övülen ama yakından dokunulmayan bir şey.
Ellerine geçen her fırsatı, halkın cebine uzanan ince bir hançere çevirdiler.
Kendilerini zeki sanıyorlar;
oysa gerçek akıl, yukarı çıkınca merdiveni tekmelemek değil, arkadan gelenlere el uzatmaktır.
“Bu yaşta devlet size neden para versin?” diyorlar bir de…
Sanki yasaları gökten halk indirdi.
Kendi elleriyle yazıp kendi çıkarları için bozdukları düzenin suçunu yine millete yüklüyorlar.
Memlekette iş çokmuş da insanlar keyfinden aç geziyormuş gibi…
Bir zamanlar “Türk milleti çalışkandır” diye kurulan cümleyi, bugün kendi elleriyle çürütmeye uğraşıyorlar.
Çünkü aç bırakılmış bir halkın önce umudunu, sonra sesini kaybedeceğini biliyorlar.
Bu ekonomik yangında insanlar karın doyurmayı değil, yarına eksilmeden ulaşabilmeyi başarı sayıyor artık.
Korku, bu çağın en ucuz ekmeği olmuş.
Sonra dönüp soruyorlar:
“Nasıl olur da kırk beş yaşında emekli olan geçinecek maaş ister?”
Oysa kimse lüks istemiyor.
Otuz beş yıl prim ödeyip saçını ömrün yüküyle ağartmış insanlar, yalnızca insanca yaşamayı talep ediyor.
Ama tuzu kuru olanlar hâlâ uzaktan ilahiler okuyor.
Kutsal mekânlardan yükselen seslerin arasına vicdanlarını gömmüş gibiler.
Güç büyüdükçe yüzlerindeki perde inceliyor, gerçek niyetleri daha görünür oluyor.
EYT’liyi emekli ederken hangi kâğıda yazdınız; “Size yaşayacak maaş vermeyeceğiz” diye?
İnsanlar çalışıyorsa emeklilikten sonra da,
bu hırstan değil, geçinememekten.
Hayatının en yoksul yıllarında servet biriktiremeyenlere bugün akıl verenler var.
Eski bir söz vardır:
“Hırsıza, hırsız olduğunu unutturursan; gün gelir sana ahlâk dersi verir.”
Şimdi sormak gerekiyor:
Siz nerede çalıştınız?
Nereden kazandınız?
Hangi emeğin omzuna basarak bu kadar yükseldiniz?