*** 17 Eylül 1985 tarihinde ÇORUM HABER’i çıkarmaya başladığımda, bu gazetenin “demokratik bir platform” işlevi görmesini öngörmüştüm. Bugün de sıkça tekrarladığım gibi, muhafazakâr demokrat, milliyetçi demokrat, liberal demokrat, sosyal demokrat ve demokratik sosyalist, yani “demokrat” nitelikli her görüşe açık bir platform…Ama elbette, “cumhuriyet değerleri” ile ters düşmemek koşuluyla…Ve “namuslu bir demokrat” olmanın yanı sıra, Çorum’un sorunlarına sahip çıkmayı öncelikli ilke sayan “memleket sever” bir anlayışla…
***O anda, 1970 yılından beri süregelen bir gazetecilik deneyim ve birikimine sahiptim, üstelik “12 Mart Muhtırası” gibi bir kırılmayı, “Çorum Olayları” gibi acı bir dersi ve “12 Eylül” gibi bir dönüm noktasını, tüm hemşehrilerimle birlikte yaşamıştım. Neoliberal sisteme ve bunun estirdiği bölücü-ayırıcı-çatıştırıcı rüzgârlara karşı ulusal bir dirence gereksinim duyduğumuzun, barışa, birlik ve beraberliğe, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, evrensel insanlık manzumelerine sarılmak zorunda olduğumuzun bilincindeydim.
*** Sizlerle sık sık paylaştığım bu hususlara, niye bir kez daha vurgu yapma ihtiyacını duyuyorum? Dün gazetemizde, tamı tamına 12 köşe yazısı vardı da ondan. Bunlardan 5’i spor yazıları…Daha önce de bu iddiamı ortaya koydum; Türkiye’nin en nitelikli, zengin ve kapsayıcı yerel spor sayfalarını çıkarıyoruz. Ortalama üç sayfa spor haberi veriyoruz. Bazı günler bu rakam 4’e, 5’e çıkıyor. Aslında günlük 12 sayfa çıkmamız yeterli, ama “kabımıza sığamıyoruz”, maliyet artışını göze alıp çoğu günler 16 sayfaya çıkıyoruz. Bayramlarda, özel günlerde 48 sayfaya kadar çıkışımızı, Cumhuriyetimizin 100. yılında iki gün üst üste 48’er sayfadan toplamda 96 sayfa çıkmış olmamızı saymıyorum.
*** Gerçek manada gazetecilik yapma çabasındayız; objektif, yapıcı, ciddi, sorumlu…”Basında adalet” diye feryat edişimizin sebebi de bu aslında. Gazetecilik adına hiçbir çaba göstermeyen, kopyala-yapıştır yöntemiyle sayfalarını veya internet haber sitelerini dolduran, asparagasla, sansasyonla, hatta hatta şantajla var olmaya çalışan, dahası bot hesaplarla izlenirliğini şişiren “sözde” yayın organları ile aynı kefeye konulmamamız gerektiğini “lisan-ı münasiple” ifade etmeye çalışıyoruz. İşte size yerel gazete: Bir günde 12 köşe yazısı…
*** Samimi bir itirafta bulunayım; 1994’te emekli oldum, tabii kâğıt üzerinde…Ama, bilfiil ve full time çalışmaya devam ediyorum. Eğer toplumun geneline bakacak olsam, çoktan emekli köşeme çekilmiş olurdum. Ama, bu kentte gerçekten duyarlı, memleket sever, benim gibi Çorum için çırpınan, gelecek kuşaklar için kaygılanan insan gibi insanlar, vatandaş gibi vatandaşlar, aydın gibi aydınlar var. Onlardan aldığım güçle, zamana da meydan okuyorum, her türlü mesleki deformasyona da…