Bu hafta Çorum FK’yı bir metafor üzerinden ele almak istedim. Ve Sosyolojik temelli bir bakış ile futbolun akışında neler oluyor?
Her sene aynı cümleleri ve niyetleri duyarak futbol ligine başlıyoruz. “Bu kadroyla şampiyon olmazsak ayıp, bu bütçe ligi ezer geçer…” Sonra Mayıs geliyor ve yine hayal kırıklığı yaşanıyor.
Türkiye’de büyük kulüplerin ekonomik gücü tartışılmaz. Hepsi dönem dönem pahalı kadrolar kurdu. Yıldız oyuncular geldi. Maaş bütçeleri arttı. Peki, sorun ne? Ne oluyor da pahalı bütçelere rağmen başarı gelmiyor?
Para var ama sistem yok demek;
Ekonomik sermaye yüksek.
Kültürel sermaye düşük.
Akıl var para yok demek ise;
Kültürel sermaye var ama ekonomik sermaye eksik demektir.
Akıl:
Sağduyu
Öngörü
Analiz yeteneği
Hayatı doğru okuyabilme iken Akıl:
Sağduyu
Öngörü
Analiz yeteneği
Hayatı doğru okuyabilme iken
Para:
Güç
Seçim özgürlüğü
Güvenlik
Statü demektir.
Para var akıl yok metaforunu şu bağlamda yorumlamak isterim:
Para araçtır. Akıl yön verir. Araç yönsüz olursa savrulur. Yön var amaç yok ise, ilerleme yavaş olur. Şimdi bu paradoksu futbola uyarlarsak;
Çorum FK, ligin başında güçlü sermaye sahibi firmanın alması ile gündem oldu. Yapılan transferler, pahalı oyuncular, borçsuz geçen bir sezon, konforlu deplasmanlar... Amaç: Şampiyon olmak! Daha dün İstanbulspor maçına kadar “Şampiyon olacağız” diye ısrarla sezon başından buyana verilen demeçler vardı. Hala futbolcuların İstanbulspor maçı sonunda taraftarlar ile girdiği diyalogda yine “Ligin sonunda şampiyon olacağız” ifadesi dile getirildi. Niyet ve beklenti güzel, tabii ki, taraftarın hayali ve isteği şampiyon olmak!
Şimdi ortada ekonomik güç var ama yönetimsel zeka, strateji ve takım ruhu yok.
Çorum FK ligin pahalı takımı, aynı şekilde yaptığı transferler ve yüksek bütçesi ile konuşuldu ve konuşulmaya da devam ediyor.
Futbolda büyük bütçe demek ;
Pahalı transferler
Yıldız oyuncular
Yüksek maaşlar
Güçlü sponsorlar demektir.
Fakat bu durum tek başına başarı garantisi demek değildir. Örneğin; Son yıllarda Avrupa’da çok yüksek bütçelere sahip olup istikrarsız sonuçlar yaşayan kulüpler oldu. Buna karşılık daha mütevazı bütçeyle sistem kurup başarı yakalayan kulüpler de var. hemen aklıma gelen; Paris Saint Germain uzun yıllar yıldız transferlerle başarı aradı ama takım uyumu, ruhu ve sistem sorunu yaşadı.
Borussia Dortmound veya Leicester City daha sınırlı bütçe ile kolektif oyun ve takım uyumu sayesinde büyük başarılar elde ettiler.
Burada fark yaratan şey, para değil, akıl ve organizasyon kültürüdür.
Akıl, futbolda şu demektir:
Doğru Teknik Direktör seçimi.
Uzun vadeli planlama.
Transferde sistem uyumu ki bu oldukça önemlidir.
Oyuncu karakter analizi.
Sabır ve kriz yönetimi.
Çorum FK kadrosu pahalı olabilir ama oyuncular birbiri ile uyum içerisinde değilse;
Ego çatışmaları.
Yönetim maçı kurtarma peşinde olur.
Teknik Direktör sık değişir.
O zaman “bütçe” sadece vitrin olarak kalır.
Takım ruhu çok önemlidir. Soyut fakat belirleyici faktördür.
Birlik hissi, aynı hedefe inanma yolu açar.
Futbolda akıl;
Doğru Teknik Direktör, doğru zamanda getirilmelidir.
Transfer, isim için değil, sistem için yapılır.
Kriz anındaki yönetim biçimi önemlidir.
Egoları değil, hedefi büyütmek gerekir.
Sağlıcakla kalın, Sporla kalın...