Maduro'nun yardımcısı, ABD'ye meydan okudu: 'Asla tekrar köle olmayacağız!'
Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarının ardından yaptığı konuşmada, "Eğer Venezuela halkı ve bu ülke hakkında çok net bir şey varsa, o da asla tekrar köle olmayacağımızdır" dedi.
3 Ocak 2026 tarihinde dünyanın gözü önünde Amerikan özel kuvvetleri Venezuela’ya girdi, devlet başkanı Maduro ve eşini tutsak alıp ABD’ye götürdü. Böyle bir operasyonun içerden destekçileri olmadan yürütülmesi pek olası değil!
Bu saldırıyla uluslararası hukuk çiğnenmiştir, hedefteki her ülke tehdit altındadır. Bugün Venezuela’nın petrolüne, yarın herhangi bir ülkenin doğal zenginliklerine, başka bir gün stratejik noktalarına. Bu haydutlukla ABD emperyalizmi hemen her ülkeye müdahale kapısını açmıştır.
Dünya halklarını bilinen yeni sömürgecilik yöntemleriyle soyan Amerikan emperyalizmi eski yöntemlerine döndü: açık işgal!
Unutmayalım hiçbir imparatorluk sonsuza dek sürmemiştir insanlık tarihinde. İmparatorluklar halkları, insan topluluklarını köle yaparak ayakta kalabilmişler ta ki Spartaküs’ler çıkana dek.
ABD’nin çok ince hesaplarla ölçülüp biçilmiş olduğu açık olan Venezuela müdahalesi dünya genelinde sonuç vermeyecektir. İçerden destekler aldığı belli olan Amerika’nın ‘Delta Gücü’ denilen özel kuvvetleri Maduro ve eşini tutsak edip ABD’ye götürdü. Uyuşturucu kartellerini yönettiği iddiasıyla yargılayacağını açıkladı Trump. Artık Venezuela’yı ABD’nin yöneteceğini ilan etti. İkinci kez iktidara gelir gelmez Grönland, Panama ve Kanada’yı gözüne kestirmişti. İşe Gazze’de soykırıma destek olarak turizm merkezi yapma iddiasıyla başladı. Maşası İsrail’le birlikte soykırım gerçekleştirdi, bütün Ortadoğu’yu tehdit etmeye, direniş unsurlarını çökertmeye başladı. Başarılı da oldu.
Emperyalizm nerede petrol ve kıymetli maden kokusu alsa oraya göz diker. Önce yöneticilerini ve sözü geçenlerini satın alma yolunu dener, başaramazsa, halklara özgürlük ve refah safsatasıyla açık işgale baş vurur. Venezuela petrol ve nadir toprak elementleri bakımından çok zengin bir ülke, Amerikan petrol ve maden şirketlerinin iştahını kabartıyordu. Müdahale 2026’nın ilk günlerinde başladı. Bunun öncesini, uzun hazırlık aşaması olduğunu yine Trump açıkladı. Uzun hazırlık aşaması hedef ülke içinde satın alabilecekleri birilerini bulmak, gerekli ortamı yaratmak, müdahaleye hazır hale getirmek olarak anlaşılmalıdır. Her ülkede, kendi halkının çıkarlarına değil, emperyalist çıkarlara hizmet edecek unsurlar potansiyel olarak mevcuttur. Bu unsurların temizlenmesi ülke güvenliğinin temel sorunlarından biridir.
Öyle görülüyor ki Latin Amerika’da sular daha uzun süre durulmayacak, sırada Kolombiya mı, Panama mı olur yakın zamanda göreceğiz.
Yaşadığımız, tanık olduğumuz son 50 yıllık kısa tarihte öyle çok Amerikan müdahalesi ve telkinleriyle darbeler yaptırdı ki dünya siyasal tarihini ‘darbeler tarihi’ diye tanımlamak mümkündür. Şili’den Afganistan’a, Yugoslavya’ya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya her alan ABD darbeleriyle sarsıldı, ülkeler darmadağın halklar perişan oldu. Bu müdahalelere “Turuncu Devrim, … Baharı” gibi adlar vererek halkların tepkisini azaltmayı planladı. Devrim sözcüğünün içini boşalttı. Ölen milyonlarca insan Amerikan bakış açısıyla sinek sayıldı. Yalnızca Irak’ta bir milyondan fazla, Suriye’de Lübnan ve Gazze’de, Yemende en az 600 bin insan yok edildi. Bu kırım Amerikan destekli İsrail silah ve bombalarıyla gerçekleşti. En modern Amerikan yapımı silahların deneme tahtası oldu Ortadoğu.
Bu açık saldırganlığı durduracak olan kendi halkı dahil tüm dünya halklarıdır. Sorun kapitalist emperyalist sistemin kökeninde yatmaktadır. Halklar kendi ülkelerinde bu çağdaş kölelik düzenlerinden kurtulmalıdır. Kurtulabildikleri oranda özgür olabilir, üretileni hakça paylaşabilir, insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşabilirler. Dev sömürü ahtapotunun kolları sömürülen ülkelerde kesilirse, beslenemeyecek, içine dönmek zorunda kalacaktır; bu durumda kendi halkından da özürlük talepleri yükselecektir.
Umarım Rodrigues’in açık ifadesi öncelikle Orta ve Güney Amerika halklarına, Ortadoğu halklarına ve dünya halklarına umut verici bir işaret olur.
