I. Dünya Savaşı sonrasında Anadolu her bir yerinden işgal edilmişti. Yoklar, yoksunluklar yurduydu.
Olanca yokluk, yoksunluk içinde kurulan mucize Cumhuriyet, sonraki yıllar hep kan kaybetti. Atatürk'ün ölümünden sonra karar alıcı yerlere çıkarcılar, işbirlikçiler, yağmacılar yerleşti.
Şimdilerde teri kurutanlar, kendilerine emperyal destek bulanlar özetle diyorlar ki, "Cumhuriyet yanlış kuruldu, Cumhuriyet'in tapusu Lozan'ı yırtıp atalım. Sevr'e bakalım."
İyi, Lozan'ı yırtıp atalım, Sevr'e bakalım.
Ne göreceğiz?
Bugünün Suriye'sini göreceğiz.
Bugünün Suriye'sinde siyasi birlik yok. Her kafadan bir ses çıkıyor. Dün dünyada başına ödül konan teröriste, ona yakalama kararı çıkarttıranlar kravat takıp cumhurbaşkanı yaptılar.
Suriye'de Kürtler, eğitilmiş düzenli orduya, silaha sahipler.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; telgraf makinelerinin sesi, top seslerine karışarak kuruldu. Şimdi dijital çağdayız.
Suriye'de hak, hukuk, adalet, özgürlük, aşk kolonları üzerinde çağdaş bir devlet inşa edilebilir.
Suriye'de Kürtçe, Arapça, Dürzice, Türkçe resmi dil olur. Okullarda Kürtçe, Arapça, Dürzice, Türkçe eğitim verir. Anayasasında Kürt'e Kürt, Arap'a Arap, Dürzi'ye Dürzi, Türk'e Türk denir; dilde, eğitimde, anayasal eşitlik olur.
Olur mu olur!
"Olmaz!" diyor arkadaşım.
"Devlet kurmak zor iştir. Koca Sinan'ın Selimiye'yi yapması gibi bir şeydir. Pablo Picasso'nun İspanya iç savaşını anlatan Guernica tablosunu yapması gibi bir şeydir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti " Size ölmeyi emrediyorum. " denildiğinde ölüme koşanların kurduğu bir devlettir.
Anadolu'ya, Rumeli'ye özellikle de İstanbul'a ayaklarında postallarıyla turistik gezi için gelmedi İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar...
İşgalcilere karşı savaşılırken içeride de Hürriyet ve İhtilaf Fırkası, Teali-i İslam Cemiyeti, İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Kürdistan Teali Cemiyeti, Pontus, Ermeni, Rum çeteleri ile savaşıldı. Cumhuriyet öyle kuruldu.
Suriye'de bu olmaz. Çünkü ipin ucu puştun elindedir. Suriye'dekiler, gölge oyunu oyuncularıdır."
"Sana katılmıyorum." diyorum arkadaşıma.
"Size ölmeyi emrediyorum, diyen bir önderleri, ölüme koşan savaşçıları varsa, olmaz denilen olur."