İnsanlar gibi Güneş de iki kapılı bir handa yolcudur. Bin yıllardır Anadolu bu yolcuya yol olur. Geceyi Hazar Denizi'nde geçiren Gün, Ağrı Dağı'nın zirvesinden ufku aşıp kucak dolusu ışığı serpe serpe batı ufkunda Ege' nin sularında kaybolur. Ertesi sabah yine aynı yolculuk, aynı iş.

Bir gün milyon yılda bir olmayan bir şey olur, 1919 yılının 19 Mayıs'ında ufkunu değiştirir Güneş,

Samsun'dan doğar.

O günler ortalık toz duman. Kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda düşman.

Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı başlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulur.

İlk on yıldaki başarısı dünyaya parmak ısırtır.

Demir ağlarla örülür anayurt dört baştan.

19 Mayıslarda alanlara yürünür. Kuleler kurar genç bedenler. Ayakları yere değer, başları göğe.

Ulus, Cumhuriyet coşkusu yaşar. Her bayram yinelenir bu coşku, sevinç.

Çalışkanlığımız öne çıkar.

Yıl 1925.

Kırklareli ili, Babaeski ilçesi, Alpullu'da şeker fabrikası temeli atılır, 1926'da fabrika üretime geçer. Aynı yıl Uşak Şeker Fabrikası da üretime geçer. Halk; şekerle tanışır, ağzımız tatlanır.

Karnımız tok, sırtımız pek değildir o yıllar.

1925'te Kocaeli Hereke İpekli Dokuma Fabrikası, 1935'te

Kayseri Sümerbank Bez Fabrikası, 1937'de Nazilli Basma Fabrikası, 1939'da Malatya Sümerbank Bez Fabrikası açılır.

Fabrika açmak, alışkanlık haline gelir.

Memleketin her bir yerinde bir başka heyecan fırtınası esmeye başlar.

Fidanlar ağaç olur

Halkevleri arı kovanı gibi işler. Fabrikalar, üretim alanları olmanın dışında sosyal yaşam alanları da olur. Giderek Köy Enstitüleri mucizesi yaratılır.

XX. yüzyılın ilk çeyreğindeki, ilk yarısındaki o heyecan, o inanç; XXI. yüzyılın ilk çeyreğinde yerini başka heyecanlara, inançlara bırakır.

Devlet treni makas değiştirir

"Demokrasiye geçiyoruz, geçtik, yaşasın demokrasi!" derken demokrasi havarisi ABD Büyükelçisi, baş kötülüğün adamı Antalya cennetinde Türkiye'yi monarşiyle yönetilen bir devlet olarak gördüğünü ima etmeye çalışır. Değişik devlet liderlerine övgüler dizer. Bir gözüyle Telaviv'e bakar, bir gözüyle Ankara'ya..,

"Şu monark,

Bu monark,

O monark!"

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesindeyiz. Bir kez daha Atatürk'ün "Nutuk" eserini okumaya, bayram günü, eserin sonunda yer alan "Gençliğe Hitabe" bölümünü yüksek sesle haykırmaya ne dersiniz?

Ağrı Dağı'ndan doğan Güneş, gün boyu gözümüzün önünü aydınlatırken, Samsun'dan doğan güneş de kafamızın içini aydınlatmayı sonsuza dek sürdürecektir.