---------------KENT NOTLARI------------------

Erkekçe Dergisi, 1980’li yıllarda, poşet içinde satılan, rahmetli Hıncal Uluç’un Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı “erotik” bir dergiydi.

2005 yılının Ağustos ayında, bu kez, magazin dergisi olarak yayımlanmaya başladı.

İmtiyaz Sahibi Green Ajans adına İzzet Gümüş’tü.

Çocukluk arkadaşım, sinema ve TV dizilerinin başarılı oyuncusu, şair-yazar Nihat Nikerel (1950-2009) bu dergide yazmaya başlayacaktı.

Nihat o yıllarda, Sıcak Saatler’in Cehennem Cevdet’i, Kurtlar Vadisi’nin Seyfo Dayı’sı, tiyatroda ise başrolünü Kerem Alışık’ın oynadığı Ağır Roman’ın Arap Sado’su olarak şöhretinin zirvesindeydi.

Erkekçe’ye benim de yazmam için ısrar etti. Telefonda İzzet Gümüş’le tanıştırdı.

Sinema üzerine yazmam isteniyordu. Ama benim, “çocukluk yıllarımın sinema tutkusu” dışında sinema ile ilgili yazı yazmam “abesle iştigal” olurdu. Bunu söyledim.

“Onu yaz o zaman” dediler.

Yeni formatıyla “magazin dergisi” olarak yoluna devam eden Erkekçe’nin Ağustos 2005 tarihli 1. sayısına “Yaşam sinemadan mı ibaret?” başlıklı ilk yazımı yazdım.

Eski sinema dergilerinden aldığım iki “Yeşilçam” fotoğrafı ile de süsleyerek…

Derginin kapanışına kadar her sayısında bir yazım çıktı. Hepsi de Çorum’un 1960’lı yıllarını anlatan, Anadolu insanının “beyaz perde” tutkusunu yansıtan yazılar…Öyle bir noktaya geldik ki, derginin editörleri benden “sinema yazarımız” diye bahsetmeye başladılar.

Estağfurullah…Böyle bir iddiam asla olmadı, olamaz da. Ama, sinema görselleri ile de renklendirdiğim yazılar Türkiye çapında gerçekten büyük ilgi çeker olmuştu.

*

YAZILIKAYA’ya yazdığım yazılar da kanıtıdır ki, duygularıyla yaşayan bir insanım. O yüzden kendimi “iflah olmaz romantik” diye tanımlarım. Okuyucuya da belki bu içtenliğim yansıyor.

Erkekçe dergileri gözüme ilişince, ilk sayıya şöyle bir göz gezdirdim.

Ve Nihat’ın acısı oturdu içime.

Yeniyol Mahallesi’nden, Gazipaşa İlkokulu’ndan başlayan arkadaşlığımız, Çorum’a gelişlerindeki doyumsuz muhabbet akşamlarımız, İstanbul’un binbir mekânında bitmek bilmez kahkahalarının çınladığı dost masalarımız…Kurtlar Vadisi’nin Çengelköy’deki setinde Necati Şaşmaz’la, diğer ünlü oyuncularla, Ağır Roman’ın provalarında, Kerem Alışık’la, Çolpan İlhan’la tanışmalarımız…Arap Sado’yu izlemek üzere Bahçeşehir’deki açıkhava tiyatrosuna kadar uzanışımız…

*

26 Eylül 2009’da kaybettik Nihat’ı.

Sevenleri olarak, Levent Camii’nde cenaze namazını kıldık ve Zincirlikuyu Mezarlığı’nda da toprağa verdik.

Coşkulu yaşamıyla, aşklarıyla, TV ekranlarında milyonların hayranlığını kazanan tipi ve oyunculuğuyla bir güzel Çorum çocuğunu tarihe ve kalplerimize gömdük.

Anılara yolculuk başlayınca…

Erkekçe’ye yazdığım ilk yazıyı da ÇORUM HABER okurları ile paylaşmak istiyorum, Nihat Nikerel’i anarak…

Ama yarın…

Nikerel1Tarih 2004 Kasım ayı…Kurtlar Vadisi dizisinin çekildiği Çengelköy’deki setin önünde… (Soldan sağa) Dizinin Seyfo Dayı’sı Nihat Nikerel, gazeteci Abdullah Öğülmüş, Mehmet Yolyapar, dizinin Polat Alemdar’ı Necati Şaşmaz ve Celal Keskin…

Nikerel2

Celal Keskin, Kurtlar Vadisi’nin “Abdülhey”i Kenan Çoban, Nihat Nikerel, Güllü Erhan (Erhan Küçük), Abdullah Öğülmüş ve Mehmet Yolyapar.

Nikerel3

Beyoğlu’ndaki eski Atlas Sineması’nın yerinde bulunan Sadri Alışık Tiyatrosu’nda, Nikerel’e “Yılın Tiyatro Oyuncusu” ödülünü kazandıran “Ağır Roman”ın provasından sonra

(soldan sağa) Mehmet Yolyapar, Nihat Nikerel, Kerem Alışık ve Celal Keskin…

Nikerel4

Şile’de bir balıkçı lokantası…Kumru Yeşilbaş, gazeteci Namık Koçak, Coşkun Aral, Nihat Nikerel, Celal Keskin, Mehmet Yolyapar, Abdullah Öğülmüş…