Arca Çorum FK, sahasında Kasımpaşa'ya 1-0 mağlup oldu. Skordan daha can sıkıcı olan ise ortaya konan futboldu. Çünkü sahada, Galatasaray karşısında izlediğimiz o cesur, tempolu ve üretken Çorum FK'dan oldukça uzak bir takım vardı.
Elbette her maç aynı oynanmaz. Her rakip de size aynı alanları bırakmaz. Ancak sorun tam da burada başladı. Kasımpaşa kapandı, Çorum FK da sanki çözümü soyunma odasında unutmuş gibiydi.
Hücumda üretkenlik yoktu. Final paslarında tercihler sürekli sorgulandı. Doğru zamanda şut yerine pas, doğru zamanda pas yerine başka bir tercih... Pozisyonlar daha oluşmadan tüketildi. Futbolda bazen en zor iş gol atmaktır ama Çorum FK bu maçta sanki gol pozisyonuna giden yolu da oldukça zorlaştırmayı tercih etti.
Maçın başında Karslbakk'ın önünde müsait bir alan varken şut çekmek yerine pası düşünmesi bunun en net örneklerinden biriydi. O pozisyon belki gol olmayacaktı, bunu bilemeyiz. Ama en azından kaleyi düşünmek gerekiyordu. Çünkü bir takım rakibin ceza sahası önüne kadar gelip de hâlâ “Acaba pası kime versek?” diye düşünüyorsa, savunma oyuncularına da çay ikram etmek kalıyor.
Çorum FK'nın hücum planı ise büyük ölçüde Diomande'ye topu verip bir şeyler yapmasını beklemek üzerine kurulmuş gibiydi. Kasımpaşa savunmasını aşmanın başka yolları pek denenmedi. Diomande elbette etkili bir oyuncu ama futbol on bir kişiyle oynanıyor. Bir oyuncunun rakip savunmayı sürekli tek başına delmesini beklemek, biraz da “Belki bu sefer olur” futbolu.
Ramires'in durgunluğu da hücumun ritmini ciddi şekilde etkiledi. Takımın oyunu yönlendirmesi, bağlantıları kurması beklenen isimlerinden biri olan Ramires, bu maçta beklenen etkinlikten uzaktı. Fred ise zaman zaman fazla bireysel tercihlerle oyunun akışını sekteye uğrattı. Futbolda özgüven başka, bencillik başka. Bu maçta ikisinin sınırı zaman zaman birbirine karıştı.
Ve gelelim goldeki hataya...
Yere göğe sığdıramadığımız Smolcic, Kasımpaşa'nın golünde önemli bir hata yaptı. Futbolun değişmez gerçeği budur. Ne kadar iyi olursanız olun, bir anda yapacağınız bir hata bütün iyi işlerinizin önüne geçebilir. Smolcic’i bir maçla silmek elbette doğru değil. Ancak bu goldeki sorumluluğunu da görmezden gelmek mümkün değil.
Kısacası sahada Galatasaray maçındaki Çorum FK yoktu.
Bu karşılaşma aynı zamanda önemli bir gerçeği de ortaya çıkardı. Arca Çorum FK, kendisine saldıran, öne çıkan ve alan bırakan takımlara karşı çok daha üretken olup keyifli bir futbol sunacağını gösterdi.
Ancak rakip kapanıp alanları daralttığında işler değişiyor.
Kasımpaşa maçı, Çorum FK’nın kapanan takımlara karşı henüz yeterli çözümü olmadığını net şekilde gösterdi. Rakip ceza sahası çevresinde daha fazla hareketlilik, daha doğru pas tercihleri, uzaktan şut tehdidi ve alternatif hücum planları gerekiyor.
Çünkü lig boyunca herkes Galatasaray gibi size alan bırakmayacak.
Bazı takımlar gelecek, kapanacak, oyunu yavaşlatacak ve Çorum FK’nın sabrını test edecek. İşte o zaman sadece Diomande’nin yeteneğine, bireysel becerilere ya da “birileri bir şey yapar” düşüncesine güvenmek yetmeyecek.
Bu mağlubiyet belki bir hazırlık maçı yenilgisi olarak görülebilir. Ancak oyunun verdiği mesaj hazırlık maçı kadar basit değil.
Arca Çorum FK'nın açık oynayan takımlara karşı ne yapabileceğini gördük. Şimdi asıl soru şu:
Rakip otobüsü ceza sahasının önüne çektiğinde, Çorum FK o otobüsün anahtarını bulabilecek mi?
Kasımpaşa maçı şimdilik bu soruya pek olumlu bir cevap vermedi.