Ey Türk Kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.
Mustafa Kemal Atatürk
*
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1857 yılında ABD' de bir tekstil fabrikasında grevde çıkan yangında fabrikanın kapılarının kilitli olması nedeni ile 120 kadın işçinin hayatını kaybetmesi sonucu ortaya çıkmıştır.
Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin 1910 yılında Danimarka'nın Kopenhag kentinde düzenlenen "Uluslarası Sosyalist Kadınlar Konferansı"nda bu katliamı gündeme getirir. Bu günün "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını teklif eder. Öneri oy birliği ile kabul edilir.
16 Aralık 1977 yılında da Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması kabul edilmiştir.
Günlerini kutladığımız bu gün itibarıyla, ülkemizde kadınlarımıza hak ettikleri değerin verilmesini ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için suçlulara en ağır cezanın verilmesini diliyoruz.
Bu sorunun köklü çözümü eğitimden geçiyor. Bunun için toplumsal cinsiyet eşitliği konusu okul müfredatına konulmalı, ayrıca değerler eğitimi ile de sevgi, saygı, hoşgörü ve eşit birey olma gibi değerler ilkokuldan itibaren verilerek, bu değerlerin içselleştirilmesi sağlanmalıdır.
Bu topraklarda 3300 yıl önce kadın erkek eşitti. Hititlerin Mısırla yaptığı tarihin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş Barış Antlaşmasına Kıral Hattuşili ile Kıraliçe Puduhepa kendi müdürlerini ayrı ayrı basmışlardır.
Ülkemizde bu gün bile kadınla erkeğin eşit olmadığını söyleten insanlar var. Maalesef bunların içinde devlette yetkili durumda olan insanlar da var. Bu bir zihniyet sorunu, ancak bilimsel eğitimle çözülebilecek bir sorun.
Cumhuriyet kuruluncaya kadar insan olarak nüfus sayımına dahil edilmeyen ve okuma yazma oranı binde 4 olan kadınlar, Cumhuyetle birlikte Doktor, Öğretmen, Mühendis, Hakim, Sanatçı, Vali, Bakan ve Başbakan oldular.
İlk kadın Doktor Safiye Ali 2 Şubat 1894'te İstanbulda doğdu. 1921 yılında Almanya Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Haziran 1923'te Türkiye' nin ilk kadın doktoru olarak icazetnamesini aldı.
İlk kadın öğretmen Fatma Rafet Angın 18 Mart 1915 yılında Çanakkale Gelibolu ilçesinde doğdu. 1933 yılında Öğretmen Okulunu bitirerek, öğretmenlik görevine başlar. Böylece ilkokul 5. Sınıfta iken Atatürk'e vermiş olduğu sözü yerine getirmiş olur.
İlk kadın mühendis Sabiha Rıfat Gürayman 1910 yılında Manastırda doğdu. 1933 yılında Yüksek Mühendis Mektebi'ni (bu günki İstanbul Teknik Üniversitesi) bitirerek Türkiye' nin ilk kadın inşaat mühensi unvanını aldı. Anıtkabir inşaatının baş mühendisliğini yaptı.
İlk kadın hakim Fatma Beyhan Hanım, 1903'te Midilli'de doğdu. 28 Nisan 1930 tarihinde Atatürk'ün isteği ile serbest avukatlığı bırakarak hakim oldu.
İlk kadın tiyatro sanatçısı Afife Jale 1902'de İstanbulda doğdu. 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra Türk kadınlarına sahneye çıkma yasağının kaldırılması ile, daha önce sahte isimle ve gizli çıktığı sahneye serbestçe çıkabildi.
İlk kadın vali Lâle Aytaman 1944'te doğdu. 1991-1995 yılları arasında Muğla Valiliği yaptı.
İlk kadın bakan profesör doktor Türkan Akyol 1928 yılında İstanbul'da doğdu. 25 Mart 1971 ile 13 Aralık 1971 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı yaptı.
Fransa'da 1944 yılında, İsviçre'de 1971 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilirken, Atatürk 5 Aralık 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Bunun sonucunda 8 Şubat 1935 genel seçimlerinde 18 kadın milletvekili meclise girmiştir.
Siyasette kadın sayısının artması, hem kadının statüsünü yükseltir, hem de siyaseti yumuşatır.
Dileğimiz siyasi partilerin parti kademelerinde ve yerel yönetimlerde daha çok kadına yer vermeleri.
*
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki hamur yoğuran,
Kimi der ki çocuk doğuran,
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayak, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, anam, karım, kız kardeşim.
Hayat arkadaşımdır.
NAZIM HİKMET