Günlük hayatta birine "Ne kadar kaba bir davranış!" derken ya da bir arkadaşımızın "Çok pozitif bir tutumu var," diye bahsederken aslında insan psikolojisinin en temel ayrımından söz ederiz. Çoğu zaman birbirinin yerine kullandığımız bu iki kavram, aslında bir madalyonun iki farklı yüzü gibidir: Biri içimizdeki derin sessizlikte şekillenir, diğeri ise dış dünyaya verdiğimiz vitrindir.
ZİHİNDEKİ YAZILIM:TUTUM
Tutum, beynimizin "donanımı" üzerine kurulu bir "yazılım" gibidir. Herkeste aynı biyolojik yapı (beyin) olsa da bu yazılım (zihin) kişiden kişiye farklı çalışır. Tutum; bir olaya, kişiye veya nesneye karşı geliştirdiğimiz zihinsel bir değerlendirmedir.
Bir tutumun oluşması için sadece düşünmek yetmez; üç temel sac ayağı bir araya gelmelidir:
1. Bilişsel Boyut: O konu hakkındaki bilgi ve inançlarımız (Örn: "Egzersiz yapmak sağlıklıdır")
2. Duyuşsal Boyut: O konuya karşı hissettiğimiz duygular (Örn: "Spor yapınca kendimi enerjik hissediyorum")
3. Davranışsal Boyut: Hareket etme niyetimiz (Örn: "Yarın sabah yürüyüşe çıkacağım")
BUZDAĞI MODELİ
İnsanı bir buzdağına benzetecek olursak, deniz seviyesinin üzerinde kalan ve herkes tarafından görülebilen kısım davranışlarımızdır. Ancak bu buz kütlesini ayakta tutan ve ona yön veren devasa kısım suyun altındadır.
Suyun altında, yani dışarıdan bakıldığında "görünmeyen" kısımda şunlar yatar:
* İnançlar: Doğruluğuna kanıt olmasa da kalben inandığımız gerçekler.
* Değerler: Hayatımızda neye önem verdiğimizi belirleyen ölçütler (dürüstlük, aile, özgürlük gibi).
* Tutumlar: İnanç ve değerlerimizin harmanlanıp bir bakış açısına dönüşmüş hali.
Bu içsel süreçler birleşerek suyun üzerindeki o minik ucu, yani davranışlarımızı oluşturur. Eğer suyun altındaki inanç ve değerler karmaşıksa, suyun üzerindeki davranış da tutarsız olur.
TUTUM DAVRANIŞI NASIL BELİRLER?
Davranış, bir durum karşısında verdiğimiz gözlemlenebilir tepkilerdir. Tutumlar genellikle stabildir ve kolay değişmez; ancak davranışlar sosyal normlara veya içinde bulunulan duruma göre esneyebilir. Örneğin, bir işten nefret edebilirsiniz (tutum), ancak profesyonel gereklilikler nedeniyle nazik davranmaya devam edebilirsiniz (davranış). Yine de uzun vadede, içteki tutum her zaman dıştaki eylemi besler.
Mahatma Gandhi’nin dediği gibi; inançlarımız düşüncelerimizi, düşüncelerimiz ise sözlerimizi ve davranışlarımızı oluşturur. Bu döngü alışkanlıklarımıza, alışkanlıklarımız ise karakterimize ve kaderimize yön verir.
YAZILIMI GÜNCELLEMEK ELİMİZDE
Eğer hayatınızda sürekli aynı olumsuz sonuçlarla (davranışlarla) karşılaşıyorsanız, belki de "yazılımı" güncelleme vaktiniz gelmiştir. Olumlu bir tutum takınmak, sadece iyi hissetmek değil, aynı zamanda dış dünyaya verdiğimiz tepkileri de iyileştirmek demektir. Tutum içseldir, davranış dışsaldır; ama değişime içeriden başlamak, dışarıyı kendiliğinden güzelleştirecektir.