Başlıkta neden "Anneler Günü" demiyorum da "Analar Günü" diyorum?
Çünkü "Ana" sözcüğü daha samimi ve daha içtendir. Bu nedenle ben hiçbir zaman anne diyemem, hep ana derim. Zatem Öz Türkçesi de “Ana”dır.
Analar Günü dünya genelinde anaları onurlandırmak, onlara sevgi ve minnet göstermek amacıyla her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan özel bir gündür.
Analar Günü 1905 yılında anası Ann Maria Reeves Jarvis'in anısını yaşatmak isteyen Amerikalı Anna Jarvis'in çabalarıyla ortaya çıkmıştır.
1908'de ilk kez kutlanan bu özel gün, 1914'te ABD'de resmiyet kazanmış ve zamanla ticari bir hal aldığı gerekçesiyle kurucusu Anna Jarvis tarafından eleştirilse de dünya çapında yayılan bir geleneğe dönüşmüştür.
Anna Jarvis'in çabalarıyla, 1914 yılında ABD Kongresi'nin onayı ile Mayıs ayının ikinci pazarı resmi olarak "Analar Günü" ilan edildi.
Türkiye'de ise Türk Kadınlar Birliği'nin girişimleri ile 1955 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.
Hayata geldiğimizden beri bizleri besleyen, bizler için devamlı endişelenen, bize yol gösteren, her kararımızda bizi destekleyen ve bizlerden dualarını hiç esirgemeyen analarımızdır.
Analarımızın üzerimizdeki emeklerine karşılık onlara sevgimizi ve minnattarlığımızı göstermek için senede bir gün yetmez. Onları her gün göremesek de, her gün arayıp hal ve hatırlarını sormalıyız. Her zaman onları mutlu ederek dualarını almalıyız.
Bizim dinimizde ve kültürümüzde ananın yeri önemlidir. Peygamberimiz:
"Cennet Anaların ayakları altındadır" demiştir. Bizim de "Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar." "Ana gibi yar, vatan gibi diyar bulunmaz" gibi öz deyişlerimiz analara verilen değeri gösteren örneklerdir.
Anasına oldukça düşkün olan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, analar için şu veciz sözleri söylemiştir: "Anaların bu günkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerinki gibi basit değildir. Binaenaleyh kadınlarımız; hatta erkeklerimizden daha çok münevver, daha çok feyizli, daha çok bilgili olmaya mecburdurlar, eğer gerçekten milletin anası olmak istiyorlarsa."
Aşık Veysel'in şu güzel şiiri de anaların değerini daha güzel anlatıyor.
ANAM
Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
Ne cefalar çekti ne etti Anam
Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam
Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu Anam
Doğurdu beni Sivas ilinde
Sivrialan Köyünde tarla yolunda
Azığı sırtında orak elinde
Taşlı tarlalarda avuttu Anam
Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
Huysuzluk edersem kalkar döverdi
Hemen kucaklayıp okşar severdi
Çirkin huylarımı soyuttu Anam
Çocuğudum Anam bana ders verdi
Okumamı çalışmamı ön gördü
Milletine bağlı ol da dur derdi
Vatan sevgisini giyitti Anam
Tükenmez borcum var Anama benim
Onun varlığından oldu bedenim
Kimi köylü kızı kimisi hanım
Ta ezel tarihte kayıtlı Anam
Veysel der kopar mı Analar bağı
Analar doğurmuş ağayı beyi
İşte budur sözlerimin gerçeği
Okuttu öğretti büyüttü Anam.