Beyin göçü, nitelikli, iyi eğitim görmüş, düşünen ve üreten insanların, gelişmekte olan ülkelerden, gelişmiş ülkelere giderek ülkelerine geri dönmemeleridir. Bunların bir kısmı çifte vatandaş olmakta, bir kısmı da gittiği ülkenin vatandaşlığına geçmektedir.

Bir ülkede neden beyin göçü olur? Beyin göçünün en önemli nedenleri; eğitimli insanlar üzerinde iş ortamındaki ekonomik ve siyasal baskılar ile çalışma şartlarının yeterli standartlarda olmamasıdır. Gençlerin nedenleri ise; eğitimde kalitenin düşmesi ve özgürlüklerinin kısıtlanmasıdır.

Başta uzman doktorlar, iyi yetişmiş mühendisler ve bilim insanlarının başka ülkelere gitmesi, ülkemizin bu günü ve geleceği için çok önemli bir sosyal ve ekonomik kayıptır.

Son 12 yılda başta Almanya olmak üzere yurt dışına giden uzman doktor sayımız 15 binin üzerindedir. Tusaş, Aselsan, Roketsan ve Havelsan gibi önemli savunma sanayi kuruluşu çalışanlarından, son 3 yıl içersinde bin 102 mühendis yurt dışına gitmiştir. Çoğu ABD’de olmak üzere 12 binin üzerinde bilim insanı başka ülkelerde çalışmaktadır.

Gençlere gelince durum daha da üzücü. Zeki ve geleceği parlak gençlerin çoğu üniversite okumak için yurt dışına gidiyor ve geri dönmüyor. Ülkemizde üniversitelerde eğitim kalitesinin düşmesi, gençler üzerindeki sosyal ve siyasal baskılar gençlerin yurt dışına gitmelerine neden olmaktadır.

Acı bir gerçektir ki bugün üniversitelerimizde eğitim kalitesi dünya standartlarının çok altına düşmüştür.

Üniversitelerdeki öğrenci sayımız 8 milyondur. Bu konuda OECD ülkeleri içinde ilk sıradayız. Üniversite okuyan öğrenci sayımız ülke nüfusunun % 9'u. Bu oran ABD de % 6, AB’de ise 5.7 dir.

Ülkemizde 131'i devlet üniversitesi, 78'i özel ve vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 209 üniversite vardır. Bu 209 üniversiteden 21 üniversitenin, uluslararasi hiçbir etkinliği yok. 21 üniversite hiçbir sorumluluk projesi yapmamış. 65 üniversitenin endüstriyel proje yönetimi yok. 88 üniversitenin patent, tasarım projesi yok. 28 üniversite Tübitak projesinden yararlanmamış. 32 üniversitede uluslararası desteklenen ARGE çalışması yok. 68 üniversite rektörünün uluslararası yayını yok.

Geçmişte dünyadaki en iyi 100 üniversite arasına giren 2 üniversitemiz, ilk 200'e giren 5 üniversitemiz ve ilk 500'e giren 10 üniversitemiz varken, bu gün maalesef ilk 100'e ve ilk 200'e giren üniversitemiz yok. İlk 500'e sadece 2 üniversitemiz girebildi. Böyle giderse korkarım ilerde ilk 500'e giren üniversitemiz de olmayacak.

Eğitimdeki bu kalite düşüşü ne yazık ki ilköğretim ve ortaöğretimden başlamaktadır. Bu nedenlerle yurt dışına eğitim almak için giden gençlerimizi sorgulama hakkımız olmuyor.

Bu gün başta Almanya, ABD, İtalya ve diğer ülkelerde binlerce Türk öğrenci yurt dışında üniversite okumaktadır. Bunlar bir ülkenin kaderini değiştirecek olan beyinlerdir.

Bu genç beyinlerin, iyi yetişmiş meslek ve bilim insanları ile uzmanların, bir başka ülkeye gitmeleri ülkemiz için büyük bir ekonomik ve sosyal kayıptır. Aynı zamanda büyük bir kaynak israfıdır.

Avrupa’ya ve ABD'ye iyi eğitilmiş insan ihraç ediyoruz, buna karşılık Ortadoğu’dan eğitimsiz insan ithal ediyoruz. Bu durum ülkeyi çoraklaştırır, ülkenin geleceğini karartır. Sonuçta bir Ortadoğu ülkesi olmamıza sebep olur. Bu çok önemli bir beka sorunudur. En kısa zamanda bu tehlikeyi görüp, ona göre önlemler almalıyız.