Süper Lig’e yükselme mücadelesi veren Arca Çorum FK, Ümraniyespor karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetle hem umutlarını tazeledi, hem de uzun zamandır aradığı oyun kimliğine dair güçlü bir mesaj verdi. Skor gibi, oyun da netti. Bu maç, aynı zamanda Çorum FK’nın artık nasıl kazanacağını da yeniden hatırladığı bir karşılaşma oldu.
Maçın mutlak öne çıkan ismi Burak Çoban oldu. Serikspor maçında da sahaya damga vuran Burak, bugün itibarıyla Çorum FK’nın en önemli transferlerinden biri konumunda. Ümraniyespor savunması, Burak’ı kontrol etmekte çaresiz kaldı. Özellikle ceza sahası içi ve çevresinde gösterdiği soğukkanlılık, dar alandaki çözüm hızı ve rakip karşısında bire birdeki becerisi, bu ligin üstünde bir hücum kalitesi sundu. Kazandırdığı penaltı, teknik kaliteyle yaratılmış bir üstünlüğün sonucuydu. Bu nedenle artık “formda” bir oyuncu olarak değil, ilk 11’e ilk yazılması gereken bir oyuncu olarak kendisinden bahsetmek istiyorum.
Teknik direktör Uğur Uçar için Ümraniye maçı çok önemli bir referans oldu. Takımla uzun süreli bir çalışma imkânı bulamamış olmasına rağmen, sahaya yansıyan bazı davranış kalıpları hocanın dokunuşunun hissedildiğini açık biçimde gösterdi. Çorum FK, önceki haftalara kıyasla çok daha çabuk oynadı. Topu gereksiz yere ayağında tutan değil, paylaşan bir takım görüntüsü vardı. Daha da önemlisi, topa sahipken üretken olmayı başarırken, topu kaybettiğinde ise savunma bütünlüğünü kaybetmeyen bir yapı izledik.
Bu maçın en değerli verilerinden biri de oyun temposunun doğru yönetilmesiydi. Çorum FK yüksek tempolu, kora kor oynayan bir takım değil. Kadronun yaş ortalaması ve oyuncu profili düşünüldüğünde, bu takım için en doğru yol, topa sahip olup, rakibi koşturan, oyunu akılla ve yerleşimle kontrol eden bir yapı kurmaktır. Ümraniyespor karşısında bunun doğru bir biçimde uygulandığını gördük.
Maçın ilk 15 dakikası, Çorum FK adına adeta tek kale oynandı. Rakibe nefes aldırmayan bir baskı vardı. Belli bölümlerde rakip topa sahip olduğunda ise panik yapılmadı. Takım boyu kısaldı, herkes topun arkasına birlikte geçti ve Ümraniyespor’un oyun kurma umutları başlamadan sona erdi.
İkinci golde, hücum kalitesi ve tecrübe birleşti. Mame Thiam, geçiş anını çok doğru okuyarak, hücumu hızlandırdı ve savunma arkasına sarktı. İçeri çevirdiği topa dokunmak ise Fredy için formaliteydi. Bu gol, Çorum FK’nın uzun zamandır eksikliğini hissettiği “çabuk hücum” refleksinin sahaya yansıması açısından da son derece önemli.
Orta saha hattı, önceki maçlara göre çok daha derli toplu bir görüntü verdi. Yardımlaşma hem topa sahipken, hem de top rakibe geçtiğinde sürdü. Önceki maçların aksine bu kez merkezde kopmalar olmadı. Savunma oyuncuları çizgi halinde kalmak yerine topun yönüne göre yer değiştirerek rakibi kontrol altında tutmayı başardı.
Kaleci Sehic, uzun zaman sonra güven veren bir performans ortaya koydu. Konsantrasyonu yüksekti, oyunun içinde kaldı ve savunmanın arkasına atılan toplarda doğru zamanlamayla önemli müdahalelerde bulundu.
Yusuf Erdoğan, Samudio, Aleksic ve Ahmet Ildız gibi isimlerin her an oyuna girebilecek durumda olması, bu lig için çok ciddi bir kadro derinliği avantajdır. Serikspor maçından sonra da vurgulamıştım; bundan sonraki her hafta Çorum FK için bir final niteliğinde. Bu nedenle oynayan-oynamayan, ilk 11-kulübe ayrımı üzerinden değil, ortak hedef üzerinden bir birlik sağlanması gerekiyor.
Ümraniyespor karşısında ortaya çıkan oyun, bu takımın doğru yolda olduğunu gösteriyor. Doğru akılla oynayan, topa sahip olmayı bir amaç değil, sonuç üretmenin aracı haline getiren bir Çorum FK, bu ligin üst sıralarına kalıcı şekilde tutunacak ve son haftaya kadar şampiyonluk yarışının içinde olacak potansiyele sahip.
Son derece kritik haftalara girilirken, önemli bir uyarıda da bulunmak istiyorum. Özellikle kolay sarı kartlar ve kontrolsüz müdahaleler, bu kadro yapısıyla telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Çünkü Çorum FK temposu yüksek bir takım değil. Eksik kalındığında oyunu fiziksel olarak dengeleme şansı sınırlı. Bodrum maçında bunu gördük. Uğur Hoca’nın bu konuda oyuncularını özellikle uyarması ve maç içi konsantrasyonu sürekli diri tutması gerekiyor. Bu hafta da Arda Hilmi cezalı duruma düştü. Ucuz kartlara dikkat!
Son olarak, maç esnasında kalp krizi geçiren ve tedavisi yoğun bakım ünitesinde devam eden Hayrettin Karaca Hocama geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum.