Çorum’un yakın tarihinde bazı adlar vardır ki meslekleriyle değil insanlığa yaptıkları görevleriyle anımsanırlar. Dr. Rifat Patır işte böyle birisiydi. O, yalnızca hastalarını tedavi eden bir doktor değil; kentin büyümesine, değişmesine ve olgunlaşmasına tanıklık eden bir Cumhuriyet kuşağı temsilcisiydi.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında dünyaya gözlerini açtı. Çocukluğu yoklukların, gençliği idealizmin, olgunluk dönemi görevin ve özverinin içinde geçti. Yaşamının büyük bölümünü insan sağlığına adayan bu seçkin doktor, mesleğini sadece bir geçim kapısı olarak değil, bir insanlık görevi olarak nitelemiştir.
Eski kuşak doktorlar hastanın nabzını tutarken aynı zamanda gönlüne de dokunurdu. Dr. Rifat Patır bu anlayışın yaşayan temsilcilerinden biriydi. Onun kapısını çalan insanlar yalnızca ilaç almak için değil, güven bulmak için de gelirlerdi. Çünkü o yıllarda doktor, toplumun en çok saygı duyulan, en çok danışılan kişilerinden biriydi. Rifat Patır da bu güvene layık olmak için ömrü boyunca çalıştı.
Çorum'un nüfusu henüz bugünkü kadar kalabalık değilken, sağlık hizmetlerinin imkânları sınırlıyken, gecenin bir yarısında gelen bir haber üzerine hastasının yanına koşan doktorlardan biriydi o. Kışın tipisinde, yazın sıcağında, bayramda ya da sıradan bir günde görevini aynı ciddiyetle sürdürdü. Doktorluğunun beyaz önlüğünün altında merhamet, sabır ve sorumluluk taşıdı.
Onun hekimliği yalnızca tıp bilgisine dayanmıyordu; vicdana, merhamete ve insan sevgisine dayanıyordu. Dr. Rifat Patır'ın en çok anlatılan özelliklerinden biri, yoksul insanlara karşı gösterdiği eşsiz duyarlılıktı. Haftanın bir günü, cuma günleri, muayenehanesinin kapıları yoksul ve kimsesiz kişilere sonuna kadar açık olurdu. O gün onlardan muayene ücreti almaz, onları ücretsiz tedavi ederdi.
Ancak onun iyilikleri bununla da sınırlı kalmazdı. Muayene ettiği hastalardan ilaç alacak parası olmayanların da ilaç paralarını kendi cebinden öder, hastalarının şifa bulabilmesi için elinden gelen her özveriyi gösterirdi. Çünkü onun gözünde hekimlik, sadece hastalığı teşhis etmek değil, insanın derdiyle dertlenmekti.
Onu tanıyanlar, meslek bilgisinden önce insanlığını anlatırlardı. Yumuşak mizacını, mütevazı duruşunu, hastalarıyla kurduğu içtenlikli ilişkiyi unutmazlardı..
Bir yüzyılı aşan ömrü boyunca Çorum'un değişimini izledi. Kerpiç evlerin yerini apartmanların alışına, dar sokakların geniş bulvarlara dönüşmesine, sağlık alanındaki büyük gelişmelere tanıklık etti. Ancak bütün bu değişimlerin içinde değişmeyen bir şey vardı: İnsanlara hizmet etme arzusu.
Bugün geriye dönüp bakıldığında Dr. Rifat Patır'ın yaşamı, sadece bir doktorun biyografisi olarak okunamaz. Bu yaşam aynı zamanda Cumhuriyet döneminin Anadolu'daki sağlık mücadelesinin, özverili doktorluğun ve insan sevgisinin öyküsüdür. Onun şahsında bir kuşağın çalışma ahlakını, görev bilincini ve topluma adanmışlığını görmek mümkündür.
102 yıllık uzun ömrünü tamamlayarak ebediyete uğurlanan Dr. Rifat Patır, ardında ünden daha değerli bir miras bıraktı: Hayırla anılan bir isim. Çünkü insanın gerçek serveti sahip oldukları değil, ardından söylenen güzel sözlerdir.
Bugün Çorum'da onun adını duyan pek çok insanın zihninde aynı duygu beliriyor: Minnet, şükran duygusu...
102 yıllık ömrünü insan sağlığına adayan Dr. Rifat Patır artık aramızda değil. Kimi insanlar ölmez; onların anıları yaşadıkları kentin vicdanında yaşamayı sürdürür. Dr. Rıfat Patır da Çorum'un ortak belleğinde yaşamayı sürdürecektir.
Kentin yüzyıllık doktoruna binlerce insanın yaşamına dokunan o mütevazı doktora saygıyla...
Yeri cennet olsun, ışıklar içinde uyusun. Ruhu şad, anısı sürekli olsun.
