İsrail parlamentosu, Filistinlilere yönelik idam cezası ile ilgili bir yasayı 30 Mart 2026 günü onayladı.
48 “hayır” oyuna karşılık 62 “evet” oyuyla…
Yani İsrail mahkemelerinde yargılanıp idam cezası verilen Filistinlilerin asılarak idam edilmesi onaylandı.
Ama kuşku yoktur ki, Gazze’de vahşi katliamlar yapmaktan çekinmeyen Siyonist rejimin, idam uygulamasını Filistin halkına ve esirlerine karşı keyfi kullanacağı açıktır.
Bir diğer yönüyle de yalnız Filistinlileri kapsayan bu insanlık suçu uygulama, Batı Şeria topraklarının ilhak edilmesine yönelik, Siyonist bir hinliği de içinde barındırmaktadır.
Elbette bu ırkçı yasaya karşı İslam İşbirliği Teşkilatı’nın güçlü bir tavır koyması, Arap Birliği’nin daha güçlü bir karşı duruş göstermesi gerekir.
Ama ne yazık ki, bugüne kadar hep seyirci olarak kalındı ve de kalınmaya devam edilmektedir.
Oysaki İsrail'in 72 yıl önce kaldırdığı idam cezasını, Filistinliler için geri getiren bu yasa, İsrail’in Gazze’de soykırımı başlatmasıyla bir tasarı olarak gündeme getirilmiştir.
***
Nitekim bu yasa, bir tasarı halinde İsrail Parlamentosu’nda ilk defa Kasım 2025'te görüşülmüştür.
Ama Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ndeki birçok uzman tarafından, İsrail'den bu yasa tasarısını geri çekmesi istenmiş.
Avrupa Birliği de tasarının “son derece endişe verici” olduğunu belirtmiş, “AB'nin her durumda ve her koşulda idam cezasına karşı olduğu” vurgulanmış.
Özellikle İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya tarafından, Filistinli mahkûmlara idam cezası öngören bu yasa tasarısına tepki gösterilmiş, “derin endişe” duyulduğu ifade edilmiş ve İsrail’den tasarıyı reddetmesi istenmiş.
Ayrıca tasarının muhalifleri tarafından da teklifin, “etik olmadığı, anayasaya aykırı ve ırkçı olduğu; İsrailli Yahudiler ile Filistinliler arasında ayrımcılık yaptığı” ifade edilerek mecliste karşı çıkış yapılmış ve karşı oy kullanılmıştır.
Ama tasarı görüşülmüş ve 30 Mart günü 48’e karşılık 62 oyla kabul edilmiştir.
***
Oysaki İsrail’de idam cezası 1954’te kaldırılmıştı.
Yine de İsrail'in kurulmasından bu yana, ölüm cezasına çarptırılan sadece iki kişi idam edilmiştir.
İlk idam 1948'de, “casusluk ve vatana ihanet” suçundan idam edilen subay Meir Tobianski'nin idamı olmuştur. Ama idam edilen bu kişi, ölümünden bir yıl sonra hakkındaki tüm suçlardan aklanmıştır.
İkinci idam ise 1962'de, Kudüs'te uzun bir yargılamanın ardından Almanya'nın Nazi Partisi'nin önde gelen isimlerinden Adolf Eichmann'ın idamı olmuştur.
***
Peki, idam cezasının dünyadaki durumu nedir?
Uluslararası Af Örgütü'nün 2022'de açıkladığı verilere göre:
-55 ülkede, idam cezası uygulanmaktadır.
-Bu ülkelerin dokuzunda, idam cezası sadece birden fazla cinayet işleyen ya da savaş suçlusu olan ağır suçlulara uygulanmaktadır.
-23 ülkede ise idam cezasının var olmasına karşılık son 10 yıldır bu ceza infaz uygulanmamıştır.
2023’te Gana’da, 2024’te Zimbabve’de idam cezasını kaldırmasıyla BM’ye üye 193 ülke ve iki gözlemci devletle (Filistin ve Vatikan) birlikte 195 ülkede ise 2024 verilerine göre:
53 ülkede, hem yasa olarak hem de uygulamada idam cezası yürürlüktedir.
22 ülkede, adi suçlar için yürürlükte olmasına karşılık uygulamamaktadır.
Yani Uluslararası Af Örgütü standartlarına göre, infazların gerçekleştirilmemesi yönünde bir politika oluşmuştur.
10 ülkede, bazı istisnai haller dışında (savaş gibi) kaldırılmıştır.
110 ülkede ise idam cezası tamamen kaldırılmıştır. ***
Ama Uluslararası kuruluşların, Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa Konseyi’nin idam cezasını, geri dönüşü olmayan olarak görmesine ve tamamen kaldırılmasını savunmasına karşın İsrail:
-Filistin halkına karşı yıllardır uyguladığı sistematik insan hakları ihlalleri ile uluslararası topluma açıkça meydan okur olmuştur.
-Cezasız kalan eylemlerinden güç alarak, ulusal hukuk sisteminde yeni ihlaller için zemin hazırlar olmuştur.
-Ve de İsrail Meclisi, hukuka aykırı kararlarına bir yenisini daha ekleyerek yalnız Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezasını, dünyanın gözüne baka baka kabul etmiştir.
Elbette bu oluşuma karşılık, İsrail'deki “Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi”, Filistinlileri hedef alan ve onaylanan idam yasasına karşı, İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvuruda bulunacaklarını açıklamıştır.
Peki, bir getirisi olacak mıdır?
Elbette ki bilemiyoruz, ama yapılması hem zorunlu hem olumlu bir girişim olacaktır.