KESK, "Şiddete Karşı Yaşam Hakkı İçin 16-17 Nisan’da ülke genelinde üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, 2 günlük İş Bırakıyoruz!" sloganıyla başta eğitim alanı olmak üzere ülke çapında iş bırakarak alanlara çıktı.
Çorum'da dün olduğu gibi bugün de Kadeş Barış Meydanı'nda toplanan kalabalık okullardaki şiddet olaylarına karşı oturma eylemi yaptı.
Eğitim Sen Şube Başkanı Kenan Sırma, eylemde yaptığı açıklamada, okullarda yaşanan şiddetin eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucu olduğunu savundu. Sırma, bu tabloyu yalnızca bir “güvenlik zafiyeti,” münferit bir mesele olarak görmek ya da sunmanın, gerçeği örtmekten başka bir işe yaramadığını dile getirdi.
“BU ÜLKEDE HERKESİN YAŞAM HAKKI TEHLİKEDEDİR”
Okullarda ciddi bir güvenlik sorunu olduğunun altını çizen Sırma, “Bu ülkede kadınlar, çocuklar, öğretmenler, emekçiler hemen herkesin yaşam hakkı tehlikededir. Ancak asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkûm eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça sürüklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır; tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur.” dedi.
“GENÇLERİN GELECEĞİ ELİNDEN ALINDI”
Ekonomik kriz derinleştikçe; işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluğun mafya ve çeteler tarafından doldurulduğunun altını çizen Sırma, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Gençlerin geleceği ellerinden alınırken, şiddet ve suç örgütlenmeleri adeta teşvik edilmekte, büyütülmektedir. Bu tablonun sorumlusu açıktır. Devletin tüm olanaklarını, güvenlik ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran; toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar, eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır.
Bakanını korumayı tercih eden iktidar, çocukların, öğrencilerin ve toplumun geleceğini gözden çıkarmaktadır.”
Basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in göreve geldiği günden bu yana uyguladığı uygulamalara tepki gösteren Sırma, “Göreve geldiği ilk günden bugüne eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan; ÇEDES, MESEM projeleri gibi infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın, bunca can kaybına rağmen hâlâ görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir! Eğitim; şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun alanı olmak zorundadır.” şeklinde konuştu.
“SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”
“Artık sözün bittiği yerdeyiz.” diyen Sırma, Siverek’te, Maraş’ta ve ülkenin dört bir yanında yaşanan bu acıların bir daha tekrarlanmaması için; şiddete karşı yaşamı savunmak için KESK’e bağlı tüm sendikalar olarak 16 ve 17 Nisan tarihlerinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bıraktıklarını hatırlattı.
Bu eylemlerin yalnızca bugüne değil, geleceğe sahip çıkma iradesi olduğunun altını çizen Sırma, bu şiddet iklimine zemin sunanlara karşı mücadele etmek sadece eğitim emekçilerinin, eğitim sendikalarının değil, herkesin görevi olması gerektiğini kaydetti.
Sırma, başta veliler olmak üzere tüm toplumu bu haklı mücadeleye destek vermeye çağırdı.