1930 yılında yurtta çok partili rejime geçme düşüncesi ile kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın laiklik ilkesine bağlılığını kesinlikle belirtmesine rağmen gerici unsurların bu partiye girmeye başladığını belirten Kaya, “Eski tarikatların üyeleri, şeriat isteklerini su yüzüne çıkardılar. Özellikle Ege bölgesinde bazı merkezlerde gerici akımlar güçlendi.
23 Aralık 1930’da, Nakşibendi tarikatına mensup Derviş Mehmet adlı esrarkeş bir serseri, Menemen’de, “şeriat isteriz” sesleri ile taraftarlarını ayaklandırdı. Olayı duyan Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ve emrindeki küçük birlik, isyancıların karşısına çıktı. Tatbikattan dönen Kubilay ve arkadaşlarında tatbikat mermileri vardı. Teğmen Kubilay kurşunla yaralandı. Yakındaki Camiye sığındı. Arkasından bıçakla başı kesildi. Saldırıya müdahale eden bekçiler Hasan ve Şevki de şehit edildi” dedi.
Olayın en hazin tarafının ise Derviş Mehmet bu cinayetini işlerken, halk içinden bazı kimselerin onu alkışlaması olduğunu kaydeden Kaya, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“İsyancılar şehit Kubilay’ın başını bir yeşil bayrağın direği ucuna takarak bütün halkı ayaklanmaya kışkırtmaya kalktılar. Ancak, ordunun tepkisi çok sert oldu.
Menemen, civardan gelen birliklerle kuşatıldı. Çevrede sıkıyönetim ilan edildi. Kurulan harp divanı, olayla ilgili herkesi en ağır şekilde cezalandırdı. Yaşananları izleyen Atatürk; bu olayın Türk halkına çok büyük bir ders olduğunu anlatırken ‘istilanın acısını tatmış bir çevrede, genç ve kahraman Asteğmen’in uğradığı saldırıyı, laiklik ilkesine karşı suikast, Cumhuriyet’e karşı bir isyan’ olarak tanımlamaktadır.
Mustafa Fehmi Kubilay, bekçiler Hasan ve Şevki gericiliğin ilk şehitleri değildi, son da olmadı. 6-7 Eylül 1955 katliamı, 1978 Kahramanmaraş,1980 Çorum, 1993 Sivas-Madımak, 2011 Uludere, 2013 Gezi katliamları. Bu katliamlardan iç burkan yüzlerce anı paylaşılabilir burada. Hepsinin acıları yüreğimizi acıtıyor hala.
Kubilay ve arkadaşlarının katledilmesinde devlet sorumluları en ağır şekilde cezalandırdı. Ya diğer katliamlarda devlet nerede? Bu en az katliamlar kadar acı işte.” (Haber Merkezi)