Lozan Barış Antlaşması'yla emperyalist güçlerin aralarında pay etmeye yeltendiği vatanın sınırlarının çizildiğini, kapitülasyonların kaldırıldığını, ekonominin millileştirildiğini, iç ve dış borçları ve kaynakları denetleyen Düyun-ı Umumiye belasından kurtulduklarını ve iktisadi bağımsızlaşmanın önünün açıldığını belirten Er, açıklamasında şunları dile getirdi:
“Yunanistan'da kalan Türk azınlığının hakları güvence altına alındı. Kıyılarımıza yakın adaların gayri askeri statüsü teyit edildi. Lozan, topraklarımızı karış karış bölen, yoksul halkımızın tüm varlığını yabancı güçlerin insafına terk eden, saltanatın tacını ve tahtını korumak adına halkı kendi yurdunda esire dönüştüren, Sevr Anlaşması'nı tarihin çöplüğüne atan diplomatik zaferin adıdır. 
Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, Lozan Barış Anlaşması, Türk ulusuna yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın yıkılışını anlatan bir belgedir. 
Lozan'ı hafife alan, sübjektif ve maksatlı söylemlerin nesnesi haline getiren, hatta kinle yaklaşanlar, İnönü'ye, onun üzerinden Atatürk'e, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına ve değerlerine düşmanlık etmektedir. 
Özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın tapu senedi olan Lozan'a giden süreci inşa eden ve antlaşmayı hayata geçiren başta Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve 2'nci Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız İsmet İnönü ile milli mücadele kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.”
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE İÇLER ACISI BİR DURUMDAYIZ”
CHP İl Başkanı Ümit Er, 24 Temmuz’un aynı zamanda basında sansürün kaldırılışının yıldönümü olduğunu belirterek, “Ne yazık ki basında sansürün kaldırıldığı 1908 istibdat koşullarından çok daha kötü koşullarla karşı karşıyayız. Gazetecilerin, basın emekçilerinin dövüldüğü, tehdit edildiği, hapse atıldığı; basın kurumlarının kapatıldığı; ekranların karartıldığı; erişim engellerinin fikir suçlarının sansürün ve soruşturmaların olağanlaştığı bir dönemden geçiyoruz” dedi.