ÇORUM HABER’in Kurucusu, Başyazarı ve Şirket Genel Müdürü, Çorum Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Mehmet Yolyapar, Bahabey Caddesi’ndeki eski Diş Hastanesi’nin yeri konusunda AK Parti İl Başkanı Yakup Alar’ın yaptığı açıklamanın kamuoyu açısından tatmin edici olduğunu, bu yerin özelleştirme listesinden çıkarılması ve Fizik Tedavi Merkezi yapımının tahakkuk ettirilmesi konusunda tüm Çorum’un Ak Parti İl Başkanı’nın ve Milletvekillerinin arkasında durması gerektiğini söyledi.

Umut Radyo’daki “Çorum Güncesi” programında, sunucu Meltem Danışman Çınar’ın sorusu üzerine bu konuya değinen Mehmet Yolyapar, şunları söyledi:

“Benim çocukluğumda, o zamanki adıyla Verem Hastanesi, kentin dışında, tarlaların ortasında bir yere yapılmıştı. Bahçelievler kooperatif evlerinin ve Esnafevleri’nin oluşumu hastaneden sonradır. İdealist bir doktorun insanüstü çabaları ve Çorumluların destekleri ile Çorum’a kazandırılmış çok önemli bir sağlık kuruluşudur. Hatta, arazinin bir kısmının, sağlık hizmetleri için kullanılmak şartıyla bağışlandığı bilinir.”

“Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nden sonra Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak hizmet veren bu yerin özelleştirme kapsamına alınması ve ranta açılması büyük bir hata idi. Zira, bu bahçe, Bahabey Caddesi’nin tek nefes alan yeriydi. AK Parti İl Başkanı Yakup Alar, duyarlılık göstererek hemen bir gün sonra, bu yerin sehven özelleştirme kapsamına alındığını, kendilerinin de 100 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi yapılmasını planladıklarını açıkladı.”
“Bu takdirde, eski binanın yerine yeni bina yapılması ve yeşil alanının büyük oranda korunması mümkün olabilir. Dolayısıyla, bu açıklama hiç yapılmamış gibi tepki ortaya koymanın bir anlamı yok. Hastane yerinin özelleştirme kapsamından çıkarılarak planlanan sağlık kuruluşunun yapımına toplumsal destek vermek, bence doğru olan tavırdır.”

“İRAN KONUSUNDA DOĞRU POLİTİKA İZLİYORUZ”

Meltem Danışman Çınar’ın sorusu üzerine İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına da değinen Mehmet Yolyapar, “İran’ın rejimini asla tasvip etmiyorum. Ama, İsrail’in yayılmacı politikasına da şiddetle karşıyım. Vadedilmiş topraklar iddiasıyla, yurdumuzun önemli bir kısmına da göz dikiyorlar. Maalesef, 2. Dünya Savaşı’nda soykırıma maruz kalan bir milletin, bugün soykırımcı bir saldırganlık içinde oluşu büyük nefret uyandırıyor.” dedi.

Ortadoğu’ya demokrasi getirme aldatmacasıyla bu coğrafyada uygulanan emperyalist planların, bölge ülkelerine kan ve gözyaşından başka bir şey kazandırmadığını, Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla İran’a saldırıya geçen Amerika’nın da tarihi bir hata yaptığını ve milyarlarca insanın gözünde “hür dünyanın lideri” imajını yerle bir ettiğini vurgulayan Yolyapar, konuya ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Irak’a müdahale edilirken öne sürülen ‘Saddam’ın tehlikeli silahları’ argümanının istihbarat unsurları tarafından uydurulduğu sonradan itiraf edilmişti. İran, bölge barışı için tehlike miydi, İsrail için bir tehdit miydi, bunu ölçme imkânımız kalmadı. Zira, Gazze’de soykırım uygulayan, Suriye’nin güneyine yerleşen, en son Lübnan’ı yutmaya çalışan İsrail ve yandaşları bütün inandırıcılıklarını kaybettiler. Türk halkının ezici bir çoğunluğu, İran’ın direnişini destekliyor ve İsrail-ABD ittifakının başarısızlığı için dua ediyor.”

“Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin, bölgemizdeki savaşla ilgili sağduyulu, tarafsız ve barış yanlısı tutumunu takdir ediyorum. Millet olarak biz, daima mazlumdan yana oluruz.”

Muhabir: Haber Merkezi