Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Mehmet Tahtasız, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.
8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin de simgesi olduğunu vurgulayan Mehmet Tahtasız, “Biz bugün Kadınlar Günü’nü çiçeklerle, güllerle kutluyoruz. Ama onun arkasında yatan derin bir üzüntü ve güçlü bir hak mücadelesi var. O nedenle kadın hareketi sıradan bir hareket değildir. Kadının bilinci sıradan bir bilinç değildir. Kadının üretimi sıradan bir üretim değildir. Kadınların hak, özgürlük ve eşitlik mücadelesi sıradan bir mücadele değildir. Onurlu bir mücadeledir. Kadınların bu onurlu mücadelesini her zaman, her şartta, her koşulda desteklemeye ve yüceltmeye devam edeceğiz” dedi.
Ülkemizde kadınlar için tablonun iç açıcı olmadığını dile getiren Mehmet Tahtasız, önlenemeyen kadın cinayetlerine dikkati çekerek şunları söyledi:
“İKİ AYDA 42 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”
“Türkiye’de kadın cinayetleri her geçen yıl artarken, şiddeti önlemesi gereken mekanizmalar yeterince işletilmemektedir.
Sadece 2026 yılının ilk iki ayında 42 kadın erkekler tarafından katledildi. 18 kadının ölümü ise şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti. Artan cinayetlerin altında yatan sebeplerin İstanbul Sözleşmesi gibi kadınları koruyucu düzenlemelerin kaldırılması, kadınların yaşam hakkını korumak yerine, yıllarca mücadele edilerek kazanılmış hakların geriye götürülmesidir. Kadınların hayatını korumayı amaçlayan uluslararası sözleşmelerden çekilmek, kadınların güvenliğini değil; şiddeti cesaretlendiren bir atmosferi beraberinde getirmiştir. 21.yüzyılın Türkiye’sinde kadınların sokak ortasında katledilmesini, güvencesiz çalıştıkları iş yerlerinde Kocaeli Dilovası örneğinde olduğu gibi yitip gitmelerini kabul etmemiz mümkün değildir. Tıpkı 8 Mart 1857’de New York’da bir dokuma atölyesinde yanarak can veren 129 kadın işçi gibi, Dilovası’nda tekstil atölyesinde çıkan yangında çocuk yaştaki altı kadını da bir kez daha rahmetle anıyorum.
Öte yandan işsizlik ve yoksulluk en çok kadınları etkiliyor. İşsizliğin ve yoksulluğun olduğu bir yerde en büyük acıyı çeken kadınlardır. Kocası da çocukları da kendisi de işsizse evin içinde en acı dramı kadın yaşıyor. 7 milyon çocuğun yatağa aç girdiği bir ülkede o çocukların annelerinin dramını düşünebiliyor musunuz? Binbir emekle büyüttüğü, okuttuğu öğretmen yaptığı evladının yıllarca atanmamasının üzüntüsünü yaşayan anneyi düşünebiliyor musunuz?
Eşi asgari ücretle çalıştığı için çocuklarının beslenme çantasını dolduramayan annenin acısını düşünebiliyor musunuz? Dünyada ve ülkemizde kadınlar her zaman en iyiyi, en güzelini hak ediyorlar. Kadın mutlu olursa aile mutlu olur, aile mutlu olursa toplum mutlu olur. Kadınların, çocukların, gençlerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin yüzünün güleceği günler için çok çalışıyoruz, çok mücadele ediyoruz. Erişmemize az kalan o günleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, birçok ülkeden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı veren, kadınların hayatın her alanında olmasını savunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha minnetle anıyorum.”





