Öğrenci Gelişim Raporu’nun iyi niyetli bir amaçla hayata geçirildiğini ancak özellikle ilkokul 1. sınıflardan itibaren uygulanan sistemin öğretmenler için ağır bir bürokratik yük oluşturduğunu belirten Doğan, raporların öğrenci gelişimini net biçimde yansıtamadığını ve veliler açısından anlaşılması güç bir geri bildirim süreci ortaya çıkardığını ifade etti.
“ÖĞRETMENİN ASLİ GÖREVİ İKİNCİ PLANA İTİLİYOR”
Sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda uygulamayı; öğretmen, öğrenci, veli ve TYMM’nin temel felsefesi olmak üzere dört başlıkta değerlendirdiklerini kaydeden Doğan, öğretmenler açısından rapor hazırlama sürecinin zaman alıcı ve pedagojik katkısı sınırlı bir iş yüküne dönüştüğünü vurguladı. Doğan, yoğun raporlama baskısının öğretmenin asli görevi olan eğitim-öğretim sürecini ikinci plana ittiğini dile getirdi.

“ÖĞRENCİLERDE BAŞARI MOTİVASYONU ZAYIFLIYOR”
Öğrenciler açısından ise uzun yıllardır süregelen karne motivasyonunun ortadan kalktığını belirten Doğan, başarı duygusunun somut olarak hissedilemediğini söyledi. Kullanılan ifadelerin öğrenciler üzerinde farkında olunmadan etiketleyici bir etki oluşturabileceği uyarısında bulundu.
VELİLER İÇİN KARMAŞIK VE ANLAŞILMAZ
Veliler açısından raporların çoğu zaman anlaşılır bir rehber niteliği taşımadığını kaydeden Doğan, kavram karmaşası içeren ve net mesaj vermeyen bir yapının, velinin çocuğunun gelişim düzeyini açıkça görmesine imkân tanımadığını ifade etti.
Mevcut uygulamanın, TYMM’nin sade, anlaşılır, gelişimi merkeze alan ve insanı odağa koyan anlayışını yeterince yansıtamadığını dile getiren Doğan, raporlarda kullanılan terminoloji ile sınıf içi pedagojik gerçeklik arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunduğunu söyledi.
Ali Doğan, Öğrenci Gelişim Raporlarında sade ve anlaşılır bir dilin tercih edilmesi, ölçüt sayısının azaltılması ve öğretmenin gözlem ile rehberlik yönünün güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, raporların yalnızca mevcut durumu tespit eden değil, öğrencinin gelişimini destekleyecek somut öneriler sunan ve velilere yol haritası çizen dinamik bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu.





