Ocak binasında düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar, derneğin 114. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Çağlar’ın konuşmasının ardından programa konuşmacı olarak katılan Hitit Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Nail Elhan ve Doç. Dr. Emre Çıtak, bölgedeki gelişmeleri farklı yönleriyle değerlendirdi.
Doç. Dr. Nail Erhan, Hamas ile İsrail arasında başlayan çatışmaların bölgedeki yeni sürecin başlangıcını oluşturduğunu söyledi.
28 Şubat tarihinde ABD’nin operasyonu başlatmasıyla söz konusu adımın İran’ın bölgedeki etkisini kırmaya yönelik daha geniş çaplı bir stratejinin parçası olduğunu dile getiren Erhan, bu süreçte saldırıların zamanla doğrudan İran’a yöneldiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Süreç içerisinde Suriye’de Esad rejiminin zayıflaması ve İran karşıtı bir yapının ortaya çıkması da bu gelişmeleri hızlandırmıştır. Ayrıca Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve nükleer bilim insanlarına yönelik suikastlar, İran’ın askeri ve stratejik kapasitesini zayıflatmaya yönelik adımlar olarak öne çıkmaktadır. Bu strateji, üst düzey isimlerden başlayarak daha alt kademelere doğru ilerleyen bir baskı süreci şeklinde uygulanmaktadır. Amaç, devlet yapısında bir zayıflama ve boşluk oluşturarak iç muhalefetin harekete geçmesini sağlamaktır. Ancak İran’da beklenen düzeyde bir iç ayaklanma ortaya çıkmamıştır. Bunun temel nedenleri arasında toplumdaki dış müdahale korkusu, muhalefetin parçalı yapısı ve güvenlik güçlerinin hâlâ güçlü olması yer almaktadır.
İran’da düzenli orduya ek olarak Devrim Muhafızları Ordusu bulunmaktadır. Düzenli ordu ülke sınırlarını korumakla görevliyken, Devrim Muhafızları rejimi ve devrimin kazanımlarını korumakla sorumludur. Bu yapı hem daha güçlü hem de daha geniş bir etki alanına sahiptir. Bu nedenle İran’daki mevcut sistemde belirleyici unsur konumundadır ve zayıflamadan rejim değişikliğinin gerçekleşmesi zor görünmektedir.”
28 Şubat’ta başlatılan operasyonun kısa süreli ve hızlı sonuç alma amacıyla planlandığını aktaran Doç. Dr. Emre Çıtak, ABD’nin istediği sonucu alamadığını söyledi.
Pakistan aracılığıyla ABD’nin İran’a 15 maddelik bir teklif sunduğunu dile getiren Çıtak, “İran bu teklifleri kabul etmedi. ABD, üç temel hedefe odaklanmış durumda: İsrail’in güvenliğini sağlamak, İran’ın bölgesel vekil aktörlere desteğini kesmek ve İran’ın nükleer programını tamamen durdurmak. Geçen 26 günlük süreçte ABD İran’dan tavizler alabildi mi? Alamadı. İran’ı bu süreçte tam olarak galip ya da mağlup sayabilir miyiz? İran’ın da aradığı şey belki de onurlu bir mağlubiyet diyebiliriz. Hani burada ABD’ye tamamen bir meydan okuması, bu savaştan tamamen galip çıkması ya da İsrail’i tamamen etkisiz hâle getirmesi, İran’ın tek başına masaya koyabileceği bir seçenek gibi gelmiyor bize” diye konuştu.






