Yeniden Refah Partisi Çorum Merkez İlçe Başkanı Av. Muhammed Emin Zorlu, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” oylamasında neden çekimser kaldıklarını açıkladı. Zorlu, “Kanın durması için atılan her adımın yanındayız; ancak adaletin ve kul hakkının ihmal edildiği hiçbir düzenlemenin altına imza atamayız” dedi.
Yeniden Refah Partisi (YRP) Çorum Merkez İlçe Başkanı Av. Muhammed Emin Zorlu, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” hakkında partisinin tutumunu değerlendirdi.
Teklifin Meclis'teki oylamasında çekimser oy kullandıklarını belirten Zorlu, bu kararın kararsızlık ya da sorumluluktan kaçma anlamına gelmediğini ifade etti. Zorlu, teklifin amacı ile yöntemi arasında ayrım yaptıklarını belirterek, “Kanın durması için atılan her adımın yanındayız; ancak adaletin ve kul hakkının ihmal edildiği hiçbir düzenlemenin altına imza atamayız” dedi.
“KARDEŞLİK BİZİM İÇİN TAKTİK DEĞİL, İNANÇ MESELESİDİR”
Toplumsal barışın yalnızca hukuki düzenlemelerle sağlanamayacağını savunan Zorlu, meselenin temelinde ırkçılık, dışarıdan ithal edilen ideolojiler, küresel hesaplar ve ekonomik adaletsizlikler bulunduğunu ileri sürdü.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kalkınma, işsizlik ve yoksulluk sorunlarının çözülmesi ve adalet duygusunun tesis edilmesi gerektiğini belirten Zorlu, kalıcı toplumsal barış için “önce ahlak ve maneviyat, sonra adil bir düzen” anlayışını savunduklarını söyledi.
“NEDEN HAYIR DİYEMEDİK?”
Teklifin hedeflediği terörün sona ermesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacının toplumun ortak temennisi olduğunu belirten Zorlu, bu nedenle “Hayır” oyu kullanmadıklarını ifade etti.
Zorlu, “Muhalefet etmek, her teklifin karşısına geçmek demek değildir. Doğru olana doğru, eksik olana eksik demek; hakkı, kime karşı olursa olsun teslim etmektir” ifadelerini kullandı.
“NEDEN EVET DİYEMEDİK?”
Teklife neden “Evet” oyu vermediklerini de açıklayan Zorlu, düzenlemede mağdurların ve şehit ailelerinin haklarına ilişkin yeterli hüküm bulunmadığını savundu.
“Mağdurun ve şehit ailesinin adı metinde geçmiyor” diyen Zorlu, mağdurların zararlarının giderilmesi, sürece katılımı ve bilgilendirilmesine ilişkin hükümlerin bulunmadığını öne sürdü.
Zorlu, “Devletin affetme yetkisi olabilir; ancak kimsenin kul hakkını affetme yetkisi yoktur. Evladını toprağa vermiş bir annenin hakkı, hiçbir siyasî mutabakatın konusu yapılamaz” dedi.
“İNFAZA İLİŞKİN HÜKÜMLER MİLLETE SORULMALI”
YRP Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın da sürecin başından itibaren “Bu meselenin son sözü millete aittir” vurgusu yaptığını hatırlatan Zorlu, kanun teklifindeki infaza ilişkin hükümlerin ayrıca ele alınması gerektiğini savundu.
Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazının ertelenmesi ve belirli bir sürenin sonunda cezanın “infaz edilmiş sayılması” yönündeki düzenlemenin toplumun adalet duygusunu ve şehit aileleri ile mağdurların haklarını doğrudan ilgilendirdiğini belirten Zorlu, bu konuda milletin açık rızasının alınması gerektiğini ifade etti.
Zorlu, “Teklifin infaza ilişkin hükümleri paketin bütününden ayrılsın ve millete sorulsun. Milletine güvenen, milletine sormaktan çekinmez” diyerek açıklamasını tamamladı.

Muhabir: ÖMÜR SOYTEMİZ