Anahtar Parti Genel Merkezi tarafından “Anahtar Buluşmalar” programı kapsamında düzenlenen toplantıda, Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın Çorum’un ekonomik ve sosyal potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anahtar Parti Çorum İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına İl Başkanı Nurullah Müstet, il yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.
Çorum’un Türkiye’nin merkezinde yer alan, stratejik öneme sahip illerden biri olduğunu belirten Yalçın, kentin sahip olduğu avantajların son yıllarda azaldığına ve bunun nüfus yapısına da yansıdığına dikkat çekti.
“GENÇ NÜFUS GÖÇ EDİYOR”
Çorum’da nüfusun yaşlandığını ve genç nüfusun kent dışına göç ettiğini belirten Yalçın, bunun üretim, sanayi ve tarım üzerinde de etkili olduğunu söyledi.
Yalçın, “Çorum’un nüfusunda bir gerileme var. Genç nüfus göç içerisinde ve toplumun tamamı aslında üretime, sanayiye, tarıma tam olarak kendini veremiyor. Çünkü avantajlar azalmış. Eski avantajlı durumlar giderek azalıyor. Bazı sektörlerde rekabetçi özelliklerini belki yitiriyor. Bu da her tarafa yansıyor” dedi.
Çorum’un genç nüfusunu kaybetmesinin ortalama yaşın yükselmesine neden olduğunu belirten Yalçın, kent için yapılacak planlamalarda nüfus yapısının mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“ÇORUM’UN BÜYÜK BİR TARIMSAL POTANSİYELİ VAR”
Çorum’un yaklaşık 40 bin çiftçisiyle önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Yalçın, asıl hedefin yalnızca tarımsal ürün üretmek değil, bu ürünleri işleyerek katma değer oluşturmak olması gerektiğini dile getirdi.
Yalçın, “Arpa ürettik, arpa satıyoruz. Buğday ürettik, buğday satıyoruz. Mısır ürettik, mısır satıyoruz. Hâlbuki tarıma dayalı sanayide tarımsal ürünü mümkün olduğu kadar kooperatifler ve şirketler üzerinden örgütleyerek, çiftçimizi de sisteme dâhil ederek yönettiğiniz zaman katma değerin üreticiye de yansıdığını göreceksiniz” diye konuştu.
Buğdayın yalnızca buğday olarak değil, un ve daha ileri işlenmiş ürünler olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yalçın, Çorum’a ait markaların oluşturulmasının önemine işaret etti.
“Çorum’un bir un markası, mısırla veya diğer ürünlerle ilgili markası olmalı” diyen Yalçın, çiftçinin de oluşturulan markaların içerisinde daha değerli bir şekilde yer alması gerektiğini söyledi.
“ÇİFTÇİYİ YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ”
Çiftçilerin en önemli sorunlarından birinin yalnız kalmaları olduğunu savunan Yalçın, Anahtar Parti olarak kooperatifçilik temelinde yeni bir üretim modeli önerdiklerini açıkladı.
Yalçın, “Çiftçiye birlikte üretim sistemi getirelim diyoruz. Çiftçiyle birlikte üretelim. Çiftçinin girdilerini kooperatif olarak verelim. Çok ciddi bir kooperatif düzeni kuralım” ifadelerini kullandı.
Güçlü bir kooperatif yapısının tohum, gübre, mazot, sulama ve makine gibi girdileri toplu şekilde temin ederek maliyetleri düşürebileceğini belirten Yalçın, üretimin aynı zamanda önceden planlanması gerektiğini söyledi.
Tarım ürünlerinin ihracatında da katma değerin artırılması gerektiğini kaydeden Yalçın, Türkiye’nin un ihracatında dünyada önemli bir konumda olduğunu, ancak Türkiye’den alınan ürünlerin başka ülkelerde daha yüksek katma değerle satıldığını ifade etti.
“ÇORUM SANAYİSİ YENİ BİR SIÇRAMA YAPABİLİR”
Çorum’un güçlü bir sanayi kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Yalçın, özellikle makine sektörünün kentin önemli avantajlarından biri olduğunu söyledi.
Çorum’un makine sanayisini daha ileri teknolojiyle buluşturması gerektiğini belirten Yalçın, “Çorum sanayisinin sahip olduğu makine sektörünü bir adım ileri teknolojiye taşıma ihtiyacı var. Bunu yaparsa Çorum yeni bir sıçrama yapar” dedi.
Çorum’un Türkiye’nin makine ithalatını ikame edebilecek potansiyele sahip illerden biri olduğunu söyleyen Yalçın, bu alanda planlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
“ÇORUM’UN İHRACATI HALKA DAHA FAZLA YANSITILMALI”
Çorum’un önemli bir ihracat kapasitesine sahip olduğunu ancak ihracatın kent genelindeki gelir seviyesine yeterince yansımadığını savunan Yalçın, ihracat yapan firma sayısının artırılması gerektiğini söyledi.
Yalçın, “Bu ihracatın daha da yaygınlaştırılması lazım. Çorum’un kişi başı milli gelirini orta ve uzun vadede Türkiye ortalamasının yüzde 80’ine, yüzde 90’ına, hatta yüzde 100’üne yaklaştırmak lazım. Böyle bir hedef koymak ve her yıl takip etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“NİTELİKLİ İŞ GÜCÜNÜ ÇORUM’DA TUTMALIYIZ”
Çorum’un kalkınmasında nitelikli iş gücünün kentte tutulmasının da büyük önem taşıdığını belirten Yalçın, Hitit Üniversitesi ile sanayi arasında daha güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini söyledi.
Üniversitedeki öğrencilerin eğitimlerinin son dönemlerinde staj ve benzeri uygulamalarla Çorum sanayisine adapte edilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, gençlerin mezuniyet sonrasında kent dışında iş aramak zorunda kalmayacakları bir ekonomik ve sosyal ortam oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Yalçın, nitelikli iş gücünü kentte tutabilmek için ücret seviyesinin yanı sıra sosyal yaşam ve konut gibi ihtiyaçların da planlanması gerektiğini belirtti.
“ÇORUM LOJİSTİK AVANTAJINI DEĞERLENDİRMELİ”
Çorum’un coğrafi konumunun da önemli bir avantaj olduğunu dile getiren Yalçın, Samsun-Mersin hattında oluşturulacak üretim koridorlarının Çorum açısından büyük fırsatlar barındırdığını söyledi.
Organize sanayi bölgelerinin demiryolu hatlarıyla limanlara bağlanması gerektiğini belirten Yalçın, “Liman bağlantısı olmayan bir OSB hiçbir zaman büyük gelişim gösteremez. Çünkü lojistik maliyetlerini en aza indirmeniz gerekiyor” dedi.
Türkiye’de yük taşımacılığında demiryolunun payının artırılması gerektiğini savunan Yalçın, Çorum’un da demiryolu ve liman bağlantıları güçlendirilerek daha nitelikli yatırımlar çekebileceğini ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi