Çorum’da da Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği’ne bağlı sendikaların yönetici ve üyeleri ile kamu çalışanları Valilik Ek binası önünde kitlesel basın açıklaması yaparak iktidara taleplerini dile getirdi.
Eylemde açıklamayı Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Büro-Sen Şube Başkanı Emir Dağaşan okudu. Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların başkanlarının yanısıra TÜRKAV İl Temsilcisi İsmail Deli’nin de hazır bulunduğu eylemde maaşların günden güne eridiğini ve bu maaşla geçinmenin imkansız olduğunu vurgulayan Dağaşan, vergi dilimlerinin yüzde 15’e sabitlenmesini, kamu çalışanları ile emeklilerine ek zam ve refah payı beklediklerini kaydetti.
Emir Dağaşan, kamu çalışanları ile emeklilerin alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirterek, mevcut maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
2025 yılı enflasyon oranının yüzde 30,89 olarak açıklandığını hatırlatan Emir Dağaşan, memur maaşlarına yapılan artışın yüzde 22,5’te kaldığını ifade etti. Bu durumun maaşların reel olarak erimesine yol açtığını vurgulayan Dağaşan, “Enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı sadece kaybın telafisidir. Son yıllarda yapılan artışlar, memurun alım gücünü artırmamaktadır” diye konuştu.
Memurların 2026 yılının ilk maaşlarını bu ay alacağını belirten Dağaşan, yapılan artışlarla en düşük dereceli bekar memur maaşının 58 bin 200 liraya, ortalama memur maaşının ise yaklaşık 64 bin 100 liraya yükseldiğini aktardı. Ancak bu rakamların yoksulluk sınırının oldukça altında kaldığını dile getiren Dağaşan, “Yoksulluk sınırı 100 bin lira civarındayken bu maaşlarla geçinmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Emeklilik sistemine de değinen ve memurların emekli olmak istemediğini anlatan Dağaşan, 2008 sonrası düzenlemelerle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın koptuğunu söyledi. İlave ek ödemenin emekli maaşına yansıtılmamasının ciddi bir mağduriyet yarattığını belirten Dağaşan, en düşük memur emeklisi maaşının asgari ücretin altına düştüğünü kaydetti.
Vergi politikalarının da kamu çalışanlarını zorladığını ifade eden Emir Dağaşan, gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kaldığını belirtti. Gelir vergisi oranının ücretliler için yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini savunan Dağaşan, dolaylı vergiler nedeniyle çalışanların üzerindeki yükün her geçen gün arttığını söyledi.
Kamuda ücret adaletsizliğine de dikkat çeken Dağaşan, aynı işi yapan farklı statülerdeki çalışanlar arasında ciddi ücret farkları oluştuğunu ve bunun çalışma barışını bozduğunu dile getirdi. Ayrıca sözleşmeli istihdam modellerinin yaygınlaşmasının kamu çalışanları açısından güvencesizlik yarattığını belirtti.
Ortaya çıkan tablonun kamu çalışanları ve emekliler için açık bir ekonomik çıkmaz olduğunu, tutmayan hedeflerin bedelinin memura ve emeklilere ödetilemeyeceğini, yaşanan tablonun ancak memur ve emekli maaşlarına ek zam yapılarak, maaşlara refah payı eklenerek tersine çevrilebileceğini de bildiren Dağaşan; “Enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam ve adil ücret istiyoruz” diyerek yetkilileri sosyal ve adil politikalar üretmeye çağırdı.
Çalışanı sürekli fakirleşen milletin gelişemeyeceğini ve ilerleyemeyeceğini dile getirerek taleplerini de sıralayan Kamu-Sen İl Temsilcisi Dağaşan: “Memuru, emeklisi mutlu olmayan ülkenin mutlu olması mümkün değildir. Refah payı olmayan maaş artışına zam denmez. Biz enflasyon kadar zammı kabul etmiyoruz. Zaten alım gücü sürekli düşerken, bizden daha fazla fedakârlık beklemeyin. Memur, emekli hakkı olmayanı istemiyor. Başkasının kaynağını istemiyor. Milli gelire yaptığı katkının, alın terinin, emeğinin hakkını istiyor.
Biz Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emekli maaşlarına ek bir artış yapılarak durumlarının iyileştirilmesini, üzerine refah payı eklenerek gerçek anlamda bir zamma kavuşturulmasını talep ediyoruz. Ek zam ve refah payının kalıcı bir biçimde düzenlenmesini istiyoruz. Gelir vergisinin adil bir biçimde belirlenmesini, herkesin kazancı ile orantılı bir vergilendirmeye tabi tutulmasını bekliyoruz. Bunun için de memurların gelir vergisi dilimi %15'te sabitlensin diyoruz. Bütün ödemeler, bilhassa ilave ek ödeme emekli maaşına eklensin, emeklinin de yüzü gülsün evi şenlensin istiyoruz. Birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600'e yükseltileceği sözü, unutulmasın diyoruz. Maliye yetkililerinin, kamu çalışanlarını her sıkıntılı durumda baş vurulacak ekonomik kaynak olarak görmekten vazgeçmesini bekliyoruz.
Maaş sorununa kökten çözüm üretecek politikalar belirlensin diyoruz. Enflasyon kadar zam istemiyoruz! İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz! Ücrette hakkaniyet istiyoruz! Vergide adalet istiyoruz! İstihdamda güvence istiyoruz! Ücrette hakkaniyetin sağlanacağı, eşit işe eşit ücretin hakim olacağı, emekli ve çalışanlarımızın insanca yaşamasına yetecek düzeyde bir ücrete kavuşacağı, statü farkından doğan adaletsizliklerin giderileceği yeni bir ücret sistemi istiyoruz. Sorunların insan ve çalışan odaklı ekonomi politikalarıyla çözüleceğine inanıyor, yetkilileri çalışan ve emeklileri yoksulluk girdabından kurtaracak sosyal politikalar üretmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

89D4A663 5F16 4E12 Bd04 091B1Bc42C3D

Muhabir: Haber Merkezi