Her yıl bir ilde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlayan Memur-Sen Konfederasyonu, bu yıl Çorum'da coşkulu bir kutlama yaptı. Saat Kulesi Hürriyet Meydanı’nda halaylar çekildi, barışın simgesi olan beyaz güvercin uçurdular.
Grup Yürüyüş'ün solisti Mehmet Ali Aslan ve Muhammed Acarlıoğlu'nun sahne aldığı kutlamalarda Gazze yolundaki Sumud Filosu'na selam gönderildi.
Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Fatih Okumuş, 1 Mayıs'ı Filistin ve Doğu Türkistan'dakiler başta olmak üzere mazlumların özgürce yaşadığı, bebeklerin katledilmediği, kapitalizmin ve emperyalizmin son bulduğu emeğin ve alınterinin karşılığının tam verildiği, ücrette dengenin gelirde adaletin sağlandığı bir zeminde kutlamayı dilediklerini söyledi. Okumuş, tüm emekçilerin bayramını kutladı.
"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK KAMU GÖREVLİLERİ ÖRGÜTÜYÜZ"
Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız ise Memur Sen'in değerlere göre hareket eden bir teşkilat olduğunu savunarak, şöyle devam etti: "Bizler müzakereyi mücadeleye, mücadeleyi kazanımlara dönüştüren Türkiye'nin en büyük kamu görevlileri örgütüyüz. Çatışmanın değil çözümün tarafı olarak kırmadan dökmeden ama hakkımızı da yedirtmeden, masada da sahada da dimdik duran öyle bir hareketiz."
Yıldız, tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da meydanları dolduran binlerce memur ve işçiyi selamladı.
Memur-Sen'in emek mücadelesinde 35. yıla yürüdüğünü belirten Yalçın, "Çelikten iradesiyle ücretlinin, sabit gelirlinin gür sesi Memur Senimizin üyelerine yiğitlerine selam olsun. Bu davanın bugünlere gelmesinde ter akıtan tüm emekçilerimize selam olsun. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun." dedi.
Yalçın, "Dünyanın ilk barış antlaşmasının gerçekleştiği Çorum'dan dünyanın merkezinden sesimizi yükseltiyoruz. Paylaşımda adalet, dünyada barış diyoruz. Buluşmamız emekli, işçi, memur bütün emekçiler için ülkemiz için, milletimiz insanlık için, mazlumlar ve mağdurlar için alın teri mücadelemiz için hayırlara vesile olsun." ifadesini kullandı.
1 Mayıs'ın alın terindeki asaleti, adil bir dünyayı hakça bir paylaşımı savunma günü olduğunu vurgulayan Yalçın, şunları söyledi: "Bugün kapitalistlerin emek istismarına dur demek için, sebebi olmadığımız enflasyonun bedeli emekçiye ödettirilmesin, insanca çalışma koşulları tesis edilsin demek için, kamuda ücrette denge gelirde adalet talebimizi haykırmak, emekçinin gür sesini duyurmak için buradayız."
Savaşlara hayır demek için burada olduklarını vurgulayan Yalçın, “Bugün emperyalizmin dünyayı kan gölüne çevirdiği, insanlığa açlığı, yoksulluğu, sefaleti, ölümü dayattığı bir çağdayız. Bu çağda adalet insanlığın hasretidir. Çünkü çivisi çıkmış olan bir dünyada kapitalist hırsızlar, emperyalist arsızlar dünyayı cehenneme çeviriyor, emek horlanıyor, sömürü gittikçe azgınlaşıyor. Bu çağda insanlık kan kaybediyor. Bu düzene razı mıyız?” diye sordu.
Zayıf toplumların dışarıdan yazılan senaryoya mahkum hale gelebildiğini, emperyalizmin planlarını boşa çıkarmak için güçlü bir toplum inşa edilmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Güçlü memur, güçlü Türkiye" söylemiyle hamaset yapmadıklarını anlattı.
Yalçın, şöyle devam etti:
"Kastımız gelir dağılımında adaletin olduğu, adaletin toplumun her kesiminin refahtan ve büyümeden hakkına düşeni alabildiği, alın terinin karşılığının tastamam teslim edildiği adil bir Türkiye'dir. Bizi güçlü kılacak olan alın teriyle yoğrulmuş adalettir. Bizi muhkem kılacak olan gelirde, vergide, paylaşımda adalettir. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' şiarına sımsıkı sarılmaktır. Fakat bu noktada tablo iç acıcı değil. Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı, sabit gelirliyi eziyor. Enflasyonla mücadelede fatura emekçiye kalıyor. Orta sınıf yok oluyor. Emekliler ay sonunu getiremiyor. Görev aylığımızda emekli aile arasındaki bağ koptu. Emekliler 22 bin lira seyyanen zammı hala alamadı."
Yalçın, kamuda ücret adaletsizliği olduğunu, çalışma barışının sağlanması için adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
8. Dönem Toplu Sözleşme'de uzlaşamadıklarını aktaran Yalçın, "Biz memuruz. Devletin iş gören eliyiz. Her şeyi en net gören insanlarız. Biz devletin imkanını da, imkansızlığını da en iyi bilenleriz. Varı da biliriz, yoku da biliriz ama birine varken diğerine yok. Bunu bilmeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Çalışma hayatının sorunlarını çözmenin, çalışma barışını sağlamanın ülkenin direncini yükselteceğini anlatan Yalçın, kamu personeli sistemi reformuna ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Yalçın, memurlar olarak taleplerini şu şekilde sıraladı:
"Personel alım sisteminde mülakat kalksın. Kamu personel rejiminde statüler sadeleşsin. Mali ve sosyal haklar iyileştirilsin. Emeklilik sistemi yenilensin, güçlendirilsin. Personel sisteminde merkezi bir kuruma ihtiyaç var. Memurların genel hakları ve yasaklar gözden geçirilsin. 1. dereceye 3600 ek gösterge vaatte kalmasın. Görevde yükselme ünvan değişikliği sınavları tüm kurumlarda mecbur olsun. 4688 sayılı yasamız bir an önce değişsin. Bunlara ilave olarak 2016'dan sonra göreve başlayanlara ilave bir derece verilsin. Devlete kasteden suçlar hariç disiplin affı getirilsin. Mühendislik meslek kanunu çıkarılsın. Akademik personelin özlük hakları iyileştirilsin. Kariyer uzmanlarının beklentisine uygun iyileştirme yapılsın. Yardımcı hizmetler sınıfı genel idari hizmetler sınıfına aktarılsın. Kamuda bayram ikramiyesi almayan sadece memurlar kaldı. Memurlara da bayram ikramiyesi verilsin. Toplu sözleşme hükümleri engellenmesin."
Etkinlikte konuşmaların ardından gökyüzüne beyaz güvercinler uçuruldu.