Einstein’in cehalet üzerine söylediği çok güzel bir söz vardır; şöyle der: “Cehalet ne güzel şey! Her şeyi biliyorsun.”

Gerçekten de öyle. Bunu da en çok Facebook’taki paylaşımların altına yazılan yorumlarda fark edersiniz. Her lafa maydanoz olan bu tipler için paylaşımın konusu hiç fark etmez. Çünkü onlar zaten her şeyi biliyorlardır ve bu yüksek bilgelik(!) kapasiteleriyle buram buram bilgisizlik ve cehalet kokan yorumlarını tespih tanesi gibi peş peşe dizerler.

Size gelince, paylaşımınıza yapılan bu yoruma karşı ne yapacağınızı şaşırıp kalırsınız. Yapılan yoruma yanıt vererek, yanlışlıkları ortaya dökmeye kalkışmak en büyük yanılgınız olur. Çünkü ya hakaret ya da küfür dolu yeni bir paylaşımın gelmesi uzun sürmez ve cehaletin aynı zamanda ukalalığın da en önemli göstergesi olduğunu anlamış olursunuz. Her durumda kontrol tamamen karşıdadır ve siz yanıt verdikçe batmaya devam edersiniz. Zaten, karşıdakinin fikrini değiştirmeniz de asla mümkün olmaz.

Peki, karşılık vermeyip de susarsanız ne olur? Ne olacak; adam, “Ağzının payını verdim, sesini bile çıkaramadı.” diye kabara kabara yeni bir paylaşıma daha yorum yapma cesaretine ulaşır. Kısacası, yine o galiptir. “Âlim ile konuşursan alırsın mertebe, / Cahil ile konuşursan dönersin merkebe.” atasözünde olduğu gibi.

Cehaletin kaynağı bilgisizliktir ancak bu durum kişiye “cahil cesareti” denilen tehlikeli bir özellik de kazandırır. Mevlana’nın “Bir delil ile kırk âlimi yendim de, kırk delil ile bir cahili yenemedim.” sözü tam da bunu anlatır. Çünkü bilgisiz kişi aynı zamanda inatçıdır da. Bir şeye inanmaya görsün, ne yaparsanız yapın düşüncesini değiştiremezsiniz. BURZİ CEMHER’e “Neden cahilleri kınamıyorsun?” diye sormuşlar: “Biz köre gör, ya da sağıra duy diyemeyiz.” demiş, doğru da söylemiş.

Oysa bilgiye ulaşmanın en kolay olduğu bir devirde yaşıyoruz. Teknoloji o kadar ilerledi ki, neyi öğrenmek istiyorsak saniyeler içinde karşımıza geliyor. Ama merak edip öğrenmek isteyenlerin sayısı o kadar az ki. İnsanların büyük çoğunluğu biraz emek verip öğrenmek yerine ya bilgiçlik yorumları yapmayı, ya da hazıra konup her söylenene inanarak onu savunmayı tercih ediyor. Bu duruma en güzel örnek ise; akşam TV’de kafa yapısına uygun bir konuşmayı dinleyip, ertesi gün papağan gibi tekrar edenler. Hem de bunların sayıları gün be gün gittikçe çoğalıyor.

İsterseniz, birkaç örnekle durumu biraz daha açalım.

Hâkim, eski Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın katiline;

-“Cumhurbaşkanı Sedat'ı neden öldürdün?” diye sorduğunda, katil;

-“Çünkü lâikti.” diye yanıtlar. Bunun üzerine hâkim;

-“Lâik ne demek?” diye sorunca da;

-"Bilmiyorum." der.

Mısırlı yazar Necib Mahfuz'u bıçakladıktan sonra yakalanan adama hâkim:

-“Necib Bey'i neden bıçakladın?” diye sorar. Adam;

-“Çünkü 'Cebelavi Sokağı Çocukları’ adlı din karşıtı romanı yazmış.” diye cevap verir. Hâkim:

-“Romanı okudun mu?” diye sorduğunda ise;

-“Hayır.” yanıtını alır.

Hâkim, Mısırlı yazar Farag Foda'yı öldüren katile neden öldürdüğünü sorar. Katil:

-“Çünkü imanı yoktu.” der. Hâkim merakla;

-"Onun imanı olmadığını nasıl anladın?" diye sorduğunda ise teröristin yanıtı şöyle olur:

-“Kitaplarını okuyunca her şey anlaşılıyor.” Hâkimin merakı daha da artarak;

-“Onun imansızlığının delilini hangi kitabında buldun?” diye sorar. Katil;

-“Kitabın adını bilmiyorum, okumadım.” diye itiraf eder. Hâkim şaşkınlıkla:

-“Neden okumadın?” deyince de;

-“Okuma yazma bilmiyorum.” der.

“Nefret” duygusu sevgi beslemenin negatif kutbudur ve asla bilgi yoluyla yayılmaz. Tek yayılma alanı vardır, o da cehalettir. Nefretin yaygın olduğu toplumlar cehaletin bedelini, bir başka deyişle de insanlarını cahil bırakmanın bedelini işte böyle çok ama çok pahalı öder.

DÜŞÜNEN SÖZLER:

· Cahil soru sormaz. BENJAMİN DİSRAELİ

· Cahildim dünyanın rengine kandım. NEŞET ERTAŞ

· Cahilin bol olduğu ülkede şeytana ihtiyaç yoktur. ANONİM

· Cahille tartışırken söyleyeceğin her söz ateşe atılmış bir odundur aslında. TOLSTOY

· Cahillerle tartışmaya girmeyin. Çünkü ben hiç galip gelemedim. İMAM GAZALİ

· Cehalet asla sorgulamaz, daima yargılar. Cehalet asla okumaz ve öğrenmez, gerek duymaz. O hep hatmeder. Cehalet öğrenmez, yalnızca ve hep inanır. Cehalet asla hoş görmez, hep katleder. Cehalet ilkeldir, asla sosyalleşmez. Medeniyet ise: Kadın ve erkeğin birlikte yürüyebilmesidir. İşte bu yüzden cehaletin tek korkusu daima ve hep kadındır. Çünkü kadın ne öğrenirse daima çocuklarına öğretir. İşte bu yüzden de cehalet, kadının aydınlanmasını ve öğrenmesini istemez. MARX