Hep moral bozacak şeyler duya duya bıkıp usandık değil mi? Birbiriyle bağlantılı dört kısa öykümüz var. Haydi, onları okuyup biraz da moral bulalım.
1. Yaşlı kadının biri, sabah kalkıp aynaya baktığında, kafasında yalnızca üç tel saç kaldığını görmüş ve; -"Hımm,” demiş, “Bugün saçımı örgü yapayım!" Öyle de yapmış ve günü çok güzel geçmiş.
Birkaç gün sonrası, gene bir sabah aynaya baktığında ise kafasında iki tel saç kaldığını fark etmiş ve; -"Hımm." demiş, "Bugün saçımı ikiye ayıracağım." Dediğini de yapmış, sonra da güzel bir gün geçirmiş.
Daha sonrası bir sabah gene aynaya baktığında, bu kez kafasında yalnızca tek bir tel saç kaldığını görünce; -"Tamam, tamam.” demiş. “Artık bundan sonra atkuyruğu yaparım." Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş.
Daha daha sonrası bir sabah gene aynanın karşısına geçtiğinde ise, kafasında bir tek tel bile saç olmadığını fark etmiş ve sevinçle ellerini çırparak; -"Oh ne güzel!" diye bağırmış. "Artık saç tarama derdim yok!" Ve yine o gün ve sonrasında çok güzel günler geçirmiş…
2. Paris’in en ünlü sanat merkezinde resimleri milyonlarca franka alıcı bulan bir ressamın tabloları sergilenmektedir. Avrupa’nın birçok kentinden sadece bu sergiyi görebilmek için gelen sanatseverler salonu hınca hınç doldurmuştur.
Birden kalabalığın arasında dolaşan bir çocuk dikkati çeker. Herkese ressamı sormaktadır. Sonunda bulur ve: -“Bu resimleri siz mi yaptınız?” diye sorar. Ressam; -“Evet.” der ve devam eder: “Nasıl, güzel olmuş mu?”
Çocuk cevap vermeden, ressamın elinden tutar ve onu salondaki en pahalı tablolardan birinin önüne getirip; -"Kardeşimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm param da bu kadar?" der.
Çocuğun avucundaki bozuklukları görenler, alaycı bir şekilde gülerken, ressam bir süre düşündükten sonra, resmi paketler ve çocuğun eline verir. Çocuk da paraları ressamın avucuna saydıktan sonra teşekkür ederek çıkar.
Salondaki kalabalık şok olmuştur. Ressamın çevresini sararak şaşkın şaşkın sorarlar: -“Sen ne yaptın? O resmin milyonlar ederdi. Neden bu kadar cüzi bir fiyata sattın?”
Ressamın cevabı etkileyicidir: -“Evet ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim, ancak tüm servetini verecek bir kişi bile bulamazdım…”
3. Fransa’da, ağır işçilerin yaptıkları işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırma yürüten bir görevli, inşaat alanındaki ilk işçiye yaklaşır ve sorar: “-Ne yapıyorsun?” “-Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi. “Bu parçalanması imkânsız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve cehennem sıcağında kan ter içinde kalarak patronun emrettiği yere yığıyorum. Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.”
Görevli, bu kez ikinci işçiye yaklaşıp aynı soruyu sorar: “-Ne yapıyorsun?” İşçi cevap verir: “-Şekilsiz kayaları duvarda kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve sıkıcı bir iş, ama ailem için para gerekli, sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler ve; “-Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar. “-Görmüyor musun?” der işçi, kollarını gökyüzüne kaldırarak. “Bir sanat şaheseri meydana getiriyorum.”
4. Ünlü tenisçi, şampiyonluk maçı sonrası yorgun argın arabasına doğru giderken, kucağında bebek taşıyan bir kadın tarafından yolu kesilir. Kadın, bebeğini ona doğru uzatarak: -“Bebeğim hasta, kalbi delik. Ameliyat için 10.000 dolar istiyorlar. Lütfen yardım edin!” diye yalvarmaya başlar. Şampiyon, bir an düşündükten sonra çek defterini çıkarır ve 10.000 dolarlık bir çek yazarak kadının eline tutuşturur.
Tam arabasına bineceği sırada güvenlik görevlisi yanına gelerek –“Az önce bir kadına çek yazıp verdiğinizi gördüm. O kadın ‘Çocuğumun kalbi delik.’ diyerek herkesi kandırıp para topluyor. Sanırım sizden de bir şeyler kopardı. Aslında söylediği tümüyle yalan.” der.
Şampiyon güvenlik görevlisine: -“Yani o çocuğun kalbi delik değil mi?” diye sorup da; -“Hayır, gayet sağlıklı bir çocuk.” yanıtını alınca, dudakları arasından şu sözler dökülür: -“Bugün duyduğum en güzel haber bu.”
Bakış açısı her şeydir! NASIL BAKARSANIZ, ÖYLE GÖRÜRSÜNÜZ…
DÜŞÜNEN SÖZLER:
· Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur. Y. EMRE
· Hayatın olumsuz yanlarını görmek, ağacın meyvesi yerine kabuklarını yemek gibidir. Beslenebilirsiniz, ama ağzınızda hep bir acılık vardır. LA EDRİ
· Allah’ın gülü dikenli olarak yarattığından şikâyet edeceğinize, dikenler arasında bir gül yarattığına şükredin. A. MÜZEYYEN
· İyimser insan, her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür. ÇİN SÖZÜ
· Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı, hem de gelecek treni görür. J. HARRİS
· Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez. H. KELLER