Karakaya Köyü sakinleri, köylerinde açılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı başlattıkları hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdürüyor. Köylüler tarafından, projeye ilişkin verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali için açılan davanın duruşması Çorum İdare Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Duruşma öncesinde köylüler, köyün doğal yaşam alanlarını korumak amacıyla Çorum İdare Mahkemesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
CHP, DEM Parti, EMEP, SOL Parti, Eğitim-Sen, SES, DİSK/Emekli-Sen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Munzur Çevre Derneği, Hitit Dernekler Federasyonu, Malatya Çevre Platformu ve Munzur Koruma Kurulu’nun da destek verdiği basın açıklamasında “Talancı şirket, köyümüzü terk et”, “Hak-hukuk-adalet köylülerle gelecek” sloganları atıldı.

Karakaya köylüleri adına basın açıklamasını okuyan Çorum Sungurlu Karakaya Köyü
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya, projeye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun köyün gerçeklerini yansıtmadığını söyledi. Raporda köy çevresinde meyve üretimi olmadığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, faaliyet alanına yalnızca 250 metre mesafede 21 bin metrekareyi aşkın organik armut bahçesi bulunduğunu ifade etti.
Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu vurgulayan Demirkaya, köyün mevcut içme suyu debisinin ihtiyacı karşılamadığını, bölgedeki diğer su kaynaklarında ise yüksek oranda arsenik tespit edildiğini dile getirdi. Buna rağmen raporda su sorununun sondajla çözülebileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.
Hayvancılık verilerinin de gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, raporda 60 büyükbaş hayvan bulunduğunun yazıldığını, oysa köyde yaklaşık 200 büyükbaş ve 400 küçükbaş hayvan olduğunu ifade etti.
Taş ocağı sahasının köy merkezine uzaklığının da yanlış aktarıldığını kaydeden Demirkaya, raporda 300 metre olarak belirtilen mesafenin gerçekte 180 metre olduğunu söyledi.
Projeyle birlikte yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirten Demirkaya, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferi anlamına geldiğine dikkat çekerek, yoğun trafik yükünün hem köy yolunu hem de D-190 devlet karayolunu olumsuz etkileyeceği ifade etti.
Ayrıca patlatmalar sonucu taş savrulma mesafesinin 74 metreye ulaşabileceğini söyleyen Demirkaya, gürültü seviyesinin ise yasal sınırların üzerine çıkacağının bilirkişi raporunda yer aldığını bildirdi.

Proje alanı çevresinde “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi gibi önemli kültürel alanların bulunduğunu kaydeden Demirkaya, ancak bunların raporda yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.
Açıklamada, projenin tarım alanları, su kaynakları, hayvancılık, köy yaşamı ve kültürel değerler üzerinde geri dönülmez zararlar yaratacağını ifade eden Demirkaya, Çorum Valiliği tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti.
Taş ocağını işletecek olan Çelikler firmasına yönelik tepkilerin dile getirildiği basın açıklamasında DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Karakaya Köyü Muhtarı Tayfun Tunç, SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer, EMEP İl Başkanı Muharrem Özünel, CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen de birer konuşma yaparak, taş ocağına karşı mücadele eden köylülerin yanında olduklarını dile getirdiler.





