Dünyanın en zengin beş milyarderinin serveti on yılda iki katından fazla artarken, insanlığın yüzde 60'ının daha da yoksullaştığını kaydeden Üşüdür, sınıflar arasındaki uçurumun daha da derinleştiğini dile getirdi. 
Türkiye’de de sermayedarların kârının geçen yıldan bu yana enflasyon hızından 3 kat daha hızlı artarken asgari ücret artışının ise gerçek enflasyonun altında kaldığını belirten Üşüdür, “Sermayedarlar için ucuz emek sömürüsü yoğunlaşırken, hak ve özgürlüklere dönük saldırılar arttı hedefe ilk konulan da kadınlar oldu, oluyor. Irkçı -faşist veya gerici akım ve partilerin güçlenip iktidara geldiği ülkelerde de yine ilk hedefe alınan kadınların temel hakları olmakta. Bu saldırılar “güçlü aile” söylemi altında meşrulaştırılmak isteniyor” dedi.
“SAVAŞLARDAN EN ÇOK KADINLAR ETKİLENİYOR”
Emperyalist ülkeler ve onlara bağımlı olan kapitalist ülkelerin dünyayı yeniden paylaşmak için körükledikleri savaşların can almaya devam ettiğini söyleyen EMEP İl Yönetim Kurulu Üyesi Meliha Üşüdür, “Savaşlar kadınlar için tecavüz, şiddet, göç, açlık, Ortadoğu’da olduğu gibi bazen köle olarak alınıp satılmak demek.
Aylardır İsrail’in ağır saldırısı altındaki Gazze’de çocuklar açlıktan ölüyor, kadınlar cinsel saldırıya uğruyorlar. İsrail’in saldırılarında öldürülenler büyük oranda kadın ve çocuklar. Halkların hiçbir çıkarının olmadığı savaşlar nedeniyle dünya kadınlar için güvende oldukları bir yer değil. Bu yüzden, İsrail’in saldırılarının durdurulması için, kendi devletlerinin yasaklamalarına rağmen kadınlar sokaklarda” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DE KADIN HAKLARINA 
DÖNÜK SALDIRILAR HIZLANDI”
Türkiye’de tek adam iktidarının genel seçimlerden sonra kadınların haklarına dönük saldırılarını hızlandırdığını belirten Üşüdür, “İstanbul Sözleşmesi’nden sonra 6284 sayılı yasa hedefe alındı. Medeni Kanun’da toplu bir değişiklik yapılması üzerine baroların, kadın örgütlerinin katılımları engellenerek bakanlıklarca aile çalıştayları, şuralar, sempozyumlar düzenlendi.
Nafaka hakkının gaspı ve boşanmaların engellenmesi için aile arabuluculuklarının yasalaştırılması planları raflardan indirildi, yeniden gündeme alındı. Ama hatırlatalım, daha önceden de kadınları şiddetle yaşamaya mahkûm eden, kadın cinayetlerine yol veren bu planlar yine kadınların mücadelesi ile püskürtülmüştü” dedi. 
“KADIN İŞÇİLER, KÖTÜ ÇALIŞMA 
KOŞULLARINA MECBUR BIRAKILIYOR”
Artan işsizliğin karşısında ilk işten çıkarılanların kadınlar olduğunu, kadın işçi ve emekçilerin işyerlerinde hep bir tehdit altında en kötü çalışma koşullarına mecbur bırakılarak çalıştırıldığını kaydeden Meliha Üşüdür, “Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Ancak bunun karşısında işçi ve emekçi kadınlar arasında huzursuzluk dalgası büyüyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde direnen kadın işçiler, insanca çalışma koşulları için haysiyet mücadelesi veren kadın işçi ve emekçiler sıtmaya razı olmadıklarını gösteriyorlar!
Bir 8 Mart daha seçimlerin gölgesine alındı. Bu 8 Mart’ta kadınlar yaşadıkları mahallelere, kentlere dair talepleriyle de sokaklarda olacaklar. Yapılmayan sığınma evlerinin, ücretsiz ve yeterli sağlanmayan bakım hizmetlerinin, şiddet ve cinayetlerin, işsizlik ve yoksulluğun hesabını soracak, talepleriyle sokaklarda olacaklar!
Ülke ve dünya İşçi sınıfı ve emekçi kadınların örgütlü mücadelesiyle değişecektir. Yoksulluğa, şiddete, savaşa karşı mücadele büyüyecektir!
Tüm Dünya Emekçi Kadınlarının Günü kutlu olsun” dedi. 

Editör: HABER MERKEZİ