Güncel

“Türkiye’nin köklü kurumları güvenilir olmak zorundadır”

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkan Yardımcısı Emrah Öztürk, Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerinin inandırıcı olmaktan çıktığını belirterek, “Merkez Bankasının temel hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır” dedi.
Öztürk, yanlış ekonomi politikalarıyla yaratılan servet transferinde en çok ezilenin dar gelir grubu olduğunun altını çizdi.
Emrah Öztürk, “Türkiye’nin köklü kurumları güvenilir olmak zorundadır. Merkez Bankası hedef koyarken piyasa gerçeğiyle daha fazla yüzleşmelidir. TÜİK enflasyon açıklarken gelir gruplarını gözetmek zorundadır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik çok önemlidir” ifadesini kullandı.
CHP İl Başkan Yardımcısı Emrah Öztürk’ün basın açıklaması şu şekilde:
“EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ,
GİDEREK FAKİRLEŞİYOR”
“Gerçekçi olmayan ve tutturulamayan enflasyon hedefiyle belirlenen ücret zamları kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır.
2025 yılında 4 kez revize edilen enflasyon hedefi, 2026 yılının henüz başında yine revize edilmek zorunda kalacaktır. Ekonomi politikalarının inandırıcılığı kalmamıştır. Bu durum ülkemizin kredibilitesini de etkilemektedir.
Zaten açlık sınırının altında olan emekli ve asgari ücretliler giderek fakirleşmektedir.
Temel gıdaya ulaşım konusunda sıkıntılar vardır.”
“HER GELİR GRUBUNUN ENFLASYONU FARKLI”
“Gelir adaletsizliğiyle doğrudan ilgili konulardan bir tanesi de farklı gelir gruplarının farklı enflasyona sahip olmasıdır. Şöyle ki; 2020-2025 arası Tüfe artışı %687 iken, dar gelir grubunun Tüfe artışı %898'dir. Kira, gıda ve enerji fiyatlarındaki artış alt gelir grubunu daha fazla ilgilendirmektedir. Yine aynı şekilde 2026 Ocak ayında yıllık enflasyon %30.65 ölçülerken bu oran dar gelir grubu için %42.37 olmuştur.
Yine son 5 yılın verilerine baktığımız zaman ilginç bir şekilde Aralık ayı enflasyonları Ocak ayı enflasyonlarından daha düşük açıklanmaktadır.”
“İNANDIRICILIK ÖNEMLİ”
“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası enflasyon hedefleri inandırıcı olmaktan çıkmıştır. Merkez Bankasının temel hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Özellikle son yıllarda hedeflenen ve gerçekleşen enflasyon arasındaki fark süreklilik arz etmektedir. Bu da ücret dengesi başta olmak üzere birçok alandaki beklentiyi bozmakta ve kurumun inandırıcılığını sarsmaktadır. Gerek TÜİK'in, gerekse Merkez Bankasının ölçümleri milyonlarca ücretliyi doğrudan ilgilendirmektedir.”
“NE YAPMALI?”
“Türkiye’nin köklü kurumları güvenilir olmak zorundadır. Merkez Bankası hedef koyarken piyasa gerçeğiyle daha fazla yüzleşmelidir. TÜİK enflasyon açıklarken gelir gruplarını gözetmek zorundadır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik çok önemlidir.
Parti programımızda belirtildiği üzere; para politikası ve finansal politikalar, enflasyonu kalıcı biçimde tek haneli ve düşük seviyelere indirmeyi, hayat pahalılığını ortadan kaldırmayı ve finansal istikrar sağlamayı hedefler.
Enflasyonla mücadele öngörülebilirliği artıran, istikrarı tesis eden, yatırım ortamını güçlendiren, gelir dağılımını ve sosyal adaleti gözeten bir yaklaşım çerçevesinde yürütülecektir. Enflasyonla mücadelede maliyetin toplumun üzerine yıkılmasına ve enflasyon yoluyla servet transferi yapılmasına izin verilmeyecektir.”