Eğitim-İş Çorum Şubesi Yönetim Kurulu, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 2025 yılı ödül listesinin başarıyı, liyakatı değil, koltuk sahiplerini ön plana çıkardığını savundu.
Eğitim-İş Yönetimi; “Karşımızda bir başarı listesi değil; imtiyazlıların, koltuk sahiplerinin ve sahadan kopuk bürokratların birbirini ağırladığı bir “saadet zinciri” vardır!” ifadesini kullandı.
“ADALET DEĞİL, SADAKAT ÖDÜL ALDI”
Açıklamada; “Adalet değil, sadakat ödüllendirildi! Bu adaletsiz dağılım, çalışma barışını kökünden dinamitlemektedir. Okulda öğretmenin yüzüne bakacak yüzü olmayanların, masa başında kendilerine ödül yazması etik dışıdır, vicdan dışıdır!” denildi.
Eğitim-İş Yönetim Kurulu’nun basın açıklaması şu şekilde:
ASLAN PAYI, MASA BAŞI YÖNETİCİLERİN
“Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı kurumlarda görev yapan personellere ait 2025 yılı “ödül” listesi ile birlikte gördük ki eğitim camiasında liyakatin tabutuna son çivi bir kez daha çakılmıştır.
Karşımızda bir başarı listesi değil; imtiyazlıların, koltuk sahiplerinin ve sahadan kopuk bürokratların birbirini ağırladığı bir “saadet zinciri” vardır!
Yayınlanan ödül listesi göstermektedir ki; ilimizde binlerce öğretmen sınıflarda, laboratuvarlarda, köylerde her türlü imkansızlığa rağmen mucizeler yaratırken, ödüller aslan payı olarak masa başı yöneticilere pay edilmiştir.
SAHADAKİLER DEĞİL,
MASA BAŞINDAKİLER
ÖDÜLLENDİRİLDİ
En düşük ödül alan grup öğretmenlerdir. (%0,8). Okulun yükünü taşıyan öğretmenlerin ödüllendirilme oranı, idari personelin ve yöneticilerin çok gerisinde kalmıştır. İlçe müdürleri ve okul idarecilerinin ödül alma oranları öğretmenlerin yaklaşık 6 ile 15 katı daha fazladır. Özellikle "Müdür / Müdür Yardımcısı" grubundaki 56 kişilik ödül sayısı, sahadaki öğretmen başarısından ziyade idari mevcudiyetin ödüllendirildiğini göstermektedir.
KARTVİZİTLERİN LİSTESİ
Okulların hijyen ve fiziksel koşullarını sağlayan personelin (Hizmetli/Teknisyen) toplamda sadece 6 ödül alması, bu emek yoğun grubun sistem tarafından görmezden gelindiğini kanıtlar niteliktedir. Okullarımızın kahrını çeken hizmetli kadrosundaki eğitim emekçileri, teknik personelimiz ve gece gündüz ders anlatan öğretmenlerimiz bu listenin kıyısına dahi yaklaştırılmamıştır. Şeflerin ve müdürlerin "başarıdan başarıya koştuğu" iddia edilen bu tabloda, eğitimin asıl yükünü omuzlayanlar sistemin dışına itilmiştir. Bu liste, emeğin değil, “kartvizitlerin” listesidir!
KENDİLERİNE ÖDÜL YAZDILAR
Adalet değil, sadakat ödüllendirildi! Bu adaletsiz dağılım, çalışma barışını kökünden dinamitlemektedir. Okulda öğretmenin yüzüne bakacak yüzü olmayanların, masa başında kendilerine ödül yazması etik dışıdır, vicdan dışıdır!
TARTI BOZUK
Değerli kamuoyu, bu listenin bir diğer karanlık ve utanç verici yüzü de buram buram kokan sendikal ayrımcılıktır! Bu listedeki isimlerin büyük çoğunluğunun, idareyle et tırnak olmuş, "sarı" rengiyle bilinen malum sendikanın üyesi olması tesadüf müdür? Diğer sendikalara üye olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan binlerce eğitim emekçisi "başarısız" mıdır? Bu zihniyet, öğretmenler odasını bölmekte, çalışma barışını dinamitlemektedir. Devletin verdiği ödülü, sendikal bağlılığın "arpalığı" haline getirmek, kamu vicdanında mahkum olmaktır. Bir öğretmenin başarısını, taşıdığı sendika kartına göre ölçen tartı, bozuk bir tartıdır!
“ÜYELERİMİZİN HAKKI YENDİ”
“Biz Eğitim-İş olarak; hakkı yenen her bir üyemizin, emeği çalınan her bir eğitim emekçisinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Sesleniyoruz: İlimizde eğitime yaptığınız her uygulama ile darbe vurmaya doymadınız mı? Bu kıyımın hesabını verene kadar susmayacağız!
Eğitim-İş, bu ısmarlama listelerin, "ben yaptım oldu" anlayışının ve liyakati yok sayan zihniyetin karşısında dimdik duracaktır. Emeğimizin, alın terimizin "unvanlara" kurban edilmesine izin vermeyeceğiz!”





