Klasik tanımlamadır: “Bu ülkede yaşamak artık iyice zorlaştı”.
Bu tanımlama, ya da görüş en gelişmiş ülkelerde yaşayanlar için de geçerli olabilir.
Bu tanım, daha çok hata yapan, ülkeyi iyi yönetemeyen, devletin varlıklarını yerinde kullanamayıp çarçur eden iktidarlar için kullanılır.
Ve sonuçta ülkenin muhalif-muvafık, zengin-fakir, genç-yaşlı halkın, bezdirici baskı kuran iktidarı eleştirme hakkı vardır ve zorluklara karşı tepki göstermesi de doğrudur.
Haklı nedenlere dayanmasa dahi “Ben bu yönetimden artık bıktım” demenin ilk işaretlerinden biridir.
Ülkemizde ise 25 yıldır AKP iktidardadır.
Gelmiş geçmiş tüm iktidarların yanında, açık ara bu ülkeyi iyi yönetememiştir.
Şu anda da geleceğe yönelik, iyi yönetebileceğine dair halkımızın hiç umudu kalmamıştır.
Belki buna AKP’lilerin çoğu inanmaktadır .
Ya da iktidara yaranmak isteyen kesimler…
Fazla kazanç peşinde koşan kurumlar, servetlerinin katlanmasını isteyen kodamanlar vardır ve her ülkede kendilerine fırsat yaratmak için iktidarı desteklemekten vazgeçmemekte direnirler.
Bunlar arasında “araştırma” kuruluşları da olabilir.
Neyi-nasıl ve nerde araştırdıkları belli olmayan bu kuruluşların çoğu şu andaki yönetime, güç sahibine “ gaz vermekten” hiç geri durmazlar.
Misal: GENAR araştırma şirketi sahibi ve başkanı İhsan Aktaş gibi..
AKP’nin yandaş TV’lerin değişmez sözcüsü ve savunucusu Aktaş, seçimlere az süre kala yine AKP’ye yani bu partinin alacağı oy oranını fazlasıyla “köpürtmek” için ilk işaret fişeğini sallamış ortalığa.
GENAR’ın Ağustos ayı anketinde kararsızlar dağıtıldıktan sonra partilerin oy oranları şöyle sıralanmış, her zaman olduğu gibi:
AK Parti: %34,9- Yeni Parti: %19,1- DEM Parti: %10,1- MHP: %8,5 - İYİ Parti %8,3 -CHP: %7,0 -Zafer Partisi: %3,3 -Anahtar Parti: %2,8 -Yeniden Refah Partisi: %2,1 -Diğer: %3,1
Eğer, Saray amigolarının, parti goygoycularının, iktidar sevicilerin tahminleri tutarsa yandık ki ne yandık!
Bu ülkede 26 yıl önce doğup, yaşam mücadelesi veren bir kişi hâlâ “Ülkemde yaşamak iyice zorlaştı. Kafamı değiştirme zamanı geldi” diyemiyorsa ve hâlâ Saray’ın yanında yer alıyorsa, yapacak fazla bir şey yok.
Yandı gülüm keten helvam.
Hem de nasıl…