Daha önce TRT başta olmak üzere ulusal basında geniş yer bulan Filistin Atölyesi, bu kez uluslararası bir bilimsel toplantıda ele alındı. Çalışmalar, Prof. Dr. Metin Uçar tarafından akademik bildiri olarak sunuldu.
Alanında prestijli etkinliklerden biri olan Uluslararası Beytülmakdis Akademik Sempozyumu, bu yıl Mardin Artuklu Üniversitesi ev sahipliğinde 26’ncı kez düzenlendi. Yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığı sempozyumda, “Enformel Sivil Girişimlerle Siyonist Anlatıya Karşı Durmak: Filistin Atölyesi Örneği” başlıklı çalışma ilgi gördü.
Sunumda, sivil toplum kuruluşlarının (STK) son yıllarda karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlar ve eleştiriler ele alınırken, özellikle Ekim 2023 sonrası Gazze’de yaşanan gelişmelerin ardından geleneksel STK yapılarının yavaş kaldığına dikkat çekildi. Bildiride, küresel ölçekte artan sivil hareketliliğin daha çok enformel sivil inisiyatifler üzerinden etkili olduğu vurgulandı.
Bu çerçevede Çorum’da ortaya çıkan Filistin Atölyesi örneği incelendi. Çalışmada, farklı STK’lara üye bireylerin bağımsız bir girişim olarak bir araya gelmesiyle oluşan yapının, daha hızlı hareket edebildiği ve daha geniş kitlelere ulaşabildiği ifade edildi.
Bildiride yer alan verilere göre, Filistin Atölyesi’nin organize ettiği “Hind Rajab’in Sesi” filmi gösterimleri kısa sürede binlerce kişiye ulaştı. Türkiye genelinde 15-31 Ocak 2026 tarihleri arasında filmi izleyenlerin büyük bölümünün, Çorum’daki bu organizasyonlar aracılığıyla filme eriştiği belirtildi.
Sunumda ayrıca, enformel yapıların sağladığı esneklik ile STK’ların kurumsal gücünün bir araya gelmesinin önemli bir sinerji oluşturduğu ifade edildi. Dernekler, vakıflar, sendikalar, okullar ve gönüllü grupların katkısıyla büyüyen organizasyonun, farklı toplumsal kesimlere ulaşmayı başardığı vurgulandı.
Metin Uçar’ın çalışması, Gazze’de yaşanan gelişmeler sonrası sivil alanın dönüşümüne dikkat çekerek, yeni nesil sivil inisiyatiflerin önemini ortaya koydu. Filistin Atölyesi örneği üzerinden yapılan analizde, sivil toplumun daha etkin ve kapsayıcı hale gelmesi için enformel yapıların rolüne ilişkin yeni bir perspektif sunuldu.





