Üççeyrek asrı devirmiş biri olarak 60 yaşını devirmişlere diyeceklerim var,

Siz henüz 60’ınıza merdiven dayamamış hatta yaklaşmamış da olabilirsiniz

Olsun!

En azından yakın çevrenizde bu durumda olan yakınlarınız vardır.

Kaldı ki göz açıp kapayana geçiyor dakikalar, saatler, günler ve yıllar.

Alanya’ya geldiğimde 30 yaşındaydım.

Göz açıp kapayana geçti 45 yıl…

30 yaş nere 75 yaş nere?!...

Her şey dün gibi…

… …

Neyse, biz konumuza dönüp, diyeceklerimizi diyelim…

*    *    *

Evet, 60 yaşına merdiven dayamış, 60 yaşını aşmış ya da 60’ a yaklaşmış kişiler;

* Her yaşın bir güzelliği vardır. Yeter ki bulunduğunuz yaşın güzelliklerini yaşayın ve o yaşın gereklerine uyun.

* Dillendirilmesi ve kabul edilmesi biraz zor ama yavaş yavaş kaçınılmaz sona doğru yaklaşıyorsunuz. Öncelikle bu gerçeği kabul edin ve ona göre davranın.

* Ama yaşa da bağımlı kalmayın, sevginizi hep canlı ve diri tutun.

* Bolca kitap ve gazete okuyun. Radyo dinleyin, TV’deki güzel programları seyredin. Örüşüm ağına (internet) girin, sosyal ağlara katılın. Dostlarınızla dostluklarınızı sürdürün. Onları (uygun zaman ve saatlerde) telefonla arayın.

* Büyük fiziki hareketler gerektirmeyen sağlıklı, bir yaşamınız olsun. Ölçülü jimnastik yapın ve iyi beslenin.

* Küçük şeyler için kendinizi üzmeyin, hatırlamak isteyeceğiniz güzel anlar gibi yaşanmamış sayacağınız kötü anlarınızda olabilir. Kin gütmeyin, kırıcı olmayın.

* Kendinize iyi bakın, temizliğinize dikkat edin.

Görünüşünüz görkemli olsun… Sık sık kuaföre gidin, tırnaklarınız bakımlı olsun, cildiyeciye gidin, diş hekimine gidin.

* Modern olmak önemli değil, iyi bir klasik olmaya çalışın. Saçlarınızı boyatarak ya da şatafatlı giyinerek gülünç olmayın.

* Her şeyin en iyisini ve en güzelini alın. Bu dönemde, ana gaye, kazançlarınızın sizin tarafınızdan, zevkinize ve arzularınıza göre harcanmasıdır.

* Yaşam boyu tasarruf ettiğiniz parayı kullanma zamanıdır. Birikimlerinizi, onu biriktirmek için bulunduğunuz özverileri bilmeyenlere bırakmayın. Birikimlerinizi, size üzüntü verecek yatırımlar için kullanma zamanı değildir, sizin için huzur ve sükûnet dönemi başlamıştır artık, bu gerçeği hiç ama hiç unutmayın.

* Çocuklarınızın ve torunlarınızın, parasal sorunları ile uğraşmaktan vazgeçin; sizin için harcadıkları paralar için de kendinizi suçlu hissetmeyin Zamanında eğitim dahil, onlar için en iyisini yapmaya çalıştınız. Şimdi sorumluluk onlarda…

* Gençlerin düşüncelerine saygılı olun, onlar sizin bildiklerinizi bilmeseler de yaşadıklarınızı yaşamasalar da sizin yaşınıza geldiklerinde muhtemelen sizin konumunuzda olacaklardır,

Kendi düşüncelerinizi söyleyin onlara, dinleyip, dinlememek onların sorunudur. Dinlemesini bilen yararlanır. Çok da üzerlerine gitmeyin. Onlarla tartışmayın.

* Sadece anılarınızla yaşamayın. “Bizim zamanımızda” deyimini çok sık kullanmayın.

* Az konuşun, çok dinleyin. Yaşamınız ve geçmişiniz, sadece ve sadece sizi ilgilendirir.

* Israrla çocuklarınız ve torunlarınızla birlikte yaşamaktan kaçının. Onları sadece görmeye gidin ve davet edildiğinizde onlarla beraber olun.

* Olanağınız varsa yardımcı bir kadın bulundurun evinizde. Gündelik yaşamınızı mümkün olduğunca ve olanaklarınız ölçüsünde kolaylaştırın.

* Seyahat etmek, yürümek, resim yapmak, dostlarınızla oyun oynamak veya bir şeylerin koleksiyonunu yapmak gibi hoşunuza giden bir “hobiniz”  olsun.

* Yeni ve yararlı bir şeyler öğrenmeye gayret edin. İleri teknolojinin gerisinde kalmamaya çalışın.

* Sosyal ve kültürel etkinliklere katılın. Müzeleri gezin, sinemaya gidin… Önemli olan, evden biraz uzaklaşmaktır.

* Eğer arzu ettiğiniz bir yere davet edilmezseniz, sakın gücenip, tavır koymayın. Unutmayın ki, siz de gençlik yıllarınızda birilerini hayal kırıklığına uğratmış olabilirsiniz. Örneğin anne ve babanızı yeterince davet etmeyerek, sizin yaşadığınız kırıklığı siz de anne ve babalarınıza yaşatmış olabilirsiniz.

* Herhangi bir şey ile ilgili fikrinizi soran olursa, kısa ve öz konuşun.

Sadece, iyi ve hoşa giden şeylerden söz etmeye çalışın. Yavaş bir tonla ve kısa konuşun. Eleştiri alanına fazlaca girmeyin.

* Her şey gelip geçicidir. Bir dönemin doğruları başka bir dönemin yanlışları olarak kabul edilebilir. Bunu kabullenin.

* Acılar ve üzüntüler kaçınılmaz olgulardır. Onlarla ilgili sorunları fazlaca dillendirmeyin. Siz bu olguları sadece azaltmaya gayret edin. Bu yaşlardan sonra bu tür sorunlar sadece sizin ve doktorunuzun problemleridir.

* Her fırsatta gülün. Yaşadığınız ve sağlıklı olduğunuz için mutlu olun.

* Eğer biri size, artık hiçbir işe yaramıyorsunuz derse, duymamazlıktan gelin ve bunu dert etmeyin. Siz de kendi dünyanızda size göre önemli bir şeyler yapmışsınızdır. Mühim olan bunu kendinizin duyumsamasıdır.

* Unutmayın, iyi ya da kötü yaşam öykünüz, bir daha tekrar etmeyecektir. Yaşadığınız her günün değerini bilin.