İşte o söyleşi...
Girişimci, iş dünyası kökenli, pragmatic, ekonomik gelişim odaklı, kurumsal dengeli ve temsil gücü yüksek, ayrıca mütevazı bir kimlik!.
Çorum Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Çetin Başaranhıncal…
Kendisi ile hoş sohbet tarzında bir röportaj gerçekleştirdik. Benim için anlamlı bir deneyim oldu. Çorum Haber Gazetesi olarak teşekkür ederiz..
· Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Çetin Başaranhıncal kimdir?
· İş dünyasının içinde yetişmiş, üretimin ve ticaretin sahadaki gerçeklerini bilen biriyim. Uzun yıllardır hem özel sektörde hem de sivil toplum alanında aktif görevler üstlenerek, bulunduğum şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamaya çalışıyorum. Bugün de Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında, üyelerimizin sesi olmak ve şehrimizin potansiyelini en iyi değerlendirmek için çalışıyorum.
· Aileden gelen iş insanısınız, ayrıca ekonominin bir dalı olan iktisat okumuşsunuz. Bu karar ailenizin teşviki ile mi, yoksa kendi seçiminiz miydi?
· Elbette aileden gelen bir birikim ve kültür var; ancak eğitim tercihim tamamen bilinçli bir karardı. İktisat, ekonomiyi doğru okumak ve geleceği öngörebilmek için önemli bir alt yapı oluşturdu. Bu da iş hayatımdaki kararlarımı daha sağlam temellere oturtmamı sağladı.
· Siz Türkiye'nin en büyük STK'larından olan TOBB'un il bazında yöneticiliğini yapıyorsunuz, kolay olmasa gerek?
· Kolay olduğunu söylemek mümkün değil. Bu görev, büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Hem yerel, hem ulusal düzeyde iş dünyasının beklentilerini doğru analiz etmek, çözüm üretmek ve temsil etmek bir emek istiyor. Ancak şehrimize katkı sağlama motivasyonu bu süreci anlamlı kılıyor.
· Çorum dinamiklerini, Çorum Modelini ve Çorum ekonomisini anlatır mısınız?
· Çorum Anadolu'nun üretim kültürünü güçlü bir şekilde taşıyan, sanayi ve ticaret geleneği köklü şehirlerimizden biridir. Şehrimizin ekonomik yapısını şekillendiren en önemli unsur, girişimcilik ruhu yüksek, üretime odaklı ve değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen insanlarımızdır.
Çorum ekonomisi; özellikle makina imalatı, gıda sanayi, değerli metal işleme, metal işleme ve tarıma dayalı üretim alanında güçlü bir çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik, şehrin dışa bağımlılığını azaltırken aynı zamanda ihracat potansiyelini de artırmaktadır.
"Çorum Modeli" olarak ifade edilen yapı ise; kamu, özel sektör ve meslek kuruluşlarının uyum içinde çalıştığı, karar alma süreçlerinde istişare kültürünün güçlü olduğu bir ekonomik işleyişi tanımlamaktadır. Bu modelde; üretim, istihdam ve yatırım süreçleri olarak akıllı yönetilmekte, yerel kalkınma dinamikleri birlikte harekete geçirilmektedir.
Şehrin en önemli dinamiği ise şüphesiz üretim kültürüdür. Girişimcilerin cesareti, sanayicilerimizin yatırımları ve çalışanlarımızın emeği, Çorum'u bölgesinde güçlü bir üretim merkezi haline getirmiştir.
Bu çerçevede bizler de Ticaret ve Sanayi Odası olarak; mevcut potansiyelin daha da ileri taşınması, ihracatın artırılması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
· Benim toprak sanayi deyince ilk aklıma gelen şehir Çorum’dur. Bu konuda düşünceleriniz nedir?
· Bu doğru bir tespit. Çorum, özellikle seramik ve toprak sanayide Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri. Bu alanda hem üretim kapasitesi hem de ihracat gücü oldukça yüksek. Ancak hedefimiz bu başarıyı daha ileriye taşımak ve katma değeri artırmak.
· KOBİ'den ülke geneline bakıldığında Konya KOBİ başkentidir. Peki Çorum bu kategorinin neresinde? Hatta sanayide nerelerde rakamsal olarak?
· Çorum sanayisi, ölçek olarak büyük metropollerle kıyaslandığında daha kompakt bir yapı sergilese de, üretim kabiliyeti ve ihracat performansı açısından oldukça dikkat çekici bir konumdadır.
Çorum'un sanayi yapısı ağırlıklı olarak KOBİ (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) ölçeğindedir. Özellikle az önceki soruda saydığımız işletmeler, hem istihdam hem de ihracat açısından şehrin ekonomik gücünü oluşturmaktadır.
Organize sanayi bölgeleri ve üretim tesisleri dikkate alındığında, Çorum'da yüzlerce işletmenin faaliyet gösterdiği, on binlerce kişilik istihdamın sanayi sektöründe oluştuğu görülmektedir. Bu yapı Çorum'u ölçek olarak büyükşehirlerle yarışan bir şehirden ziyade, yüksek verimlilikle üretim yapan KOBİ merkezli sanayi şehri konumuna taşımaktadır.
Konya ile kıyaslandığında ise Konya'nın daha geniş sanayi hacmine ve daha fazla firma sayısına sahip olduğu bir gerçek olmakla birlikte, Çorum'un özellikle savunma sanayi, makina imalatı ve gıda sanayi gibi alanlarda güçlü bir uzmanlaşma gösterdiğini ifade etmek gerekir. Bu da Çorum'u nicelikten çok nitelik yönüyle öne çıkaran bir yapı haline getirmektedir. Yine Konya kıyaslamasını hem nüfus oranı ile hem de bölgesel olarak değerlendirmek gerekirse; “Çorum, Anadolu’da KOBİ yoğunluğu açısından öne çıkan şehirlerden biri olup zaman zaman ‘KOBİ başkenti’ olarak anılmaktadır.” diyebiliriz. Rakamsal olarak değil model olarak zirvededir.
· IMF verilerine göre Türkiye ekonomisi kaçıncı sırada yer alır?
· Türkiye Uluslararası Para Fonu (IMF) verileri çerçevesinde değerlendirildiğinde Türkiye ekonomisinin sıralaması, kullanılan ölçüte göre farklılık gösterebilmektedir. Bu ölçütler ışığında bakıldığında IMF'nin 2026 yılı için belirlediği sıralama rakamı, dünyanın en büyük ekonomileri arasında ilk 20 ülke içinde yer aldığıdır. Ancak bu sıralama her yıl ekonomik koşullara bağlı olarak küçük değişiklikler gösterebilmektedir.
· Hep bir merak etmişimdir. Dünya devi olmaya hazırlanan Çin sıfırdan kendini nasıl toparladı desem?
· Çin'in ekonomik dönüşümü, dünya iktisat tarihinde en dikkat çekici kalkınma örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle 1978 sonrası başlatılan reform ve dışa açılma politikaları, bu sürecin temel kırılma noktası olmuştur.
Bu dönemde Çin, planlı ekonomiden kademeli olarak piyasa mekanizmalarına geçiş yapmış; özel sektörün gelişimini teşvik ederken aynı zamanda yabancı sermaye yatırımlarını da ülkeye çekmiştir. Özel ekonomik bölgeler kurulmuş, ihracata dayalı üretim model benimsemiş ve düşük maliyeti üretim avantajı etkin şekilde kullanılmıştır.
Bunun yanı sıra Çin, altyapı yatırımlarına, eğitim sistemine ve sanayi kapasitesinin artırılmasına uzun vadeli ve stratejik yaklaşım sergilemiştir.
Özetle Çin'in başarısı, doğru zamanda atılan reform adımları, uzun vadeli planlama ve üretim odaklı ekonomik stratejisinin sonucudur.
· Klişe bir soru olacak ama bir ülkenin kalkınmasında eğitim mi yoksa ekonomi mi önceliklidir?
· Aslında bu iki alan birbirinden ayrı düşünülemez. Ancak uzun vadede bakıldığında eğitimin öncelikli olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı ile mümkündür. Eğitimli bireyler üretim ve verimliliği artırır.
· Gelelim benim röportajlarımın popüler sorusuna! Sanat ve Edebiyatla ilgileniyor musunuz? Kısaca hobileriniz..
· Yoğun iş temposuna rağmen sanat ve edebiyatla ilgilenmeye özen gösteriyorum. Sanat, kitap okumak insanın ufkunu açan vizyonunu genişleten alanlardır. Özellikle yerel kültürel faaliyetleri desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyorum. Yaklaşık 5 ay önce de Odamızın alt katında yer alan Kültür ve Konferans Salonumuzu açtık. Burada çeşitli sanatsal etkinlikler düzenliyoruz.
Ayrıca yine zamanım elverdiği sürece halı saha maçları yapıyorum. Bana çok iyi geliyor ve adeta beynimin boşaldığını hissediyorum. Hayat boyu spor söylemine içtenlikle katılıyorum.