22 kasım 1963 de John Kenedy’nin öldürülmesinden bu yana ABD başkanlarını tanırım. Aşağıda sunduğum yazı bu kanaatimin neticesidir.

Dünkü yazıyı okuduysanız şunu anlamışsınızdır. TRUMP veya başka biri başkan olsa, netice aynıdır. HEPSİ Amerikan kanunlarına tâbi CİA’e bağlı bir MEMURDUR. Amerika derin devletinin talimatları dışında bir şey yapamazlar. İnisiyatifleri sadece duruma göre, Amerikan çıkarlarına halel getirmemek şartıyla, bazı yasaların rengini bir ton açığa veya bir ton koyuya boyamaktır. Hiçbir başkan Amerika’nın aslî rengini değiştiremez.

Bu meyanda,  4 KASIM 2008 tarihli Bölgede ve Çorum’da HAYAT, Aktüel Dergi, sayı 1,de yayınlanan bir yazımı aynen yayınlıyorum. TRUMP KİMDİR ve ne yapacak sorusunun cevabı budur.

*

ABD SEÇİMLERİNİ KİM KAZANACAK?       

O, BANA MI?

MC. CEYN, SANA MI? 

Dünyanın süper gücü(!) Amerika’da seçim var. Kim gelirse gelsin hayatının ancak % 1‘i değişecek olan Amerikalı için bile çok önemli olmayan bu seçimlere nedense dünya pek önem veriyor. Türkiye’ye bakıyorum her kafadan bir ses. Sanki babaları başkan oluyor. OBAMA Müslümanmış da, ilk adı Hüseyinmiş de…. , Amerika Müslümanların gönlünü alacakmış da…, Obama gelirse şöyle olurmuş da… . Mc.Ceyn, şöyle imiş de, böyle imiş de..

*

Valla beni kimin kazanacağı pek ilgilendirmiyor. Çünkü ben seçimin sonucunu biliyorum.  

BUYURUN OKUYUN.

1- Kim kazanırsa kazansın Amerika kazanacak.  

2- Türkiye asla kazanmayacak.

Bunu biraz açayım isterseniz.  Türkiye NATO’ya girdiğinden beri bütün Amerika başkanları Türkiye’yi çok sever. (Türkleri değil yanlış anlamayın... Türkiye’yi) Ancak dikkatinizi çekerim. Şu farkla ki:Bu sevginin tezahürü, sadece kişisel zata mahsus bir sevgidir.  Yani onların başkanının bizim başbakana olan aşkıdır bu. Fakat yine de Yunanistan ile Türkiye arasındaki Nato askerî yardım oranı altmış yıldır 7/10 dan 7/12 ye çıkamamıştır. (Hem de Askeri, siyasi, tarihi, ekonomik, jeopolilik konumumuz itibariyle Yunanistan’dan beş kat üstün ve önemli olmamıza rağmen) Ne hikmetse onların başkanlarının bizim başbakana duyduğu o yüce kişisel aşka rağmen “kerata” senatoya bir türlü sözleri geçmez. Lehimize yasa çıkmaz. Binaenaleyh kim kazanırsa kazanasın, Türkiye ile Yunanistan’ın aldığı ASKERÎ NATO DESTEĞİ, (7/10) oranı yedi onlara on bize değişmeyecektir.

3- Kim kazanırsa kazansın yeni başkan da eskileri gibi asla ve asla Kuzey Irakta bir Türkmen varlığından bahsetmeyecek. Batı Trakya Türklerini ağzına bile almayacak.  

4- Asla 1993 ten beri (onbeş yıldır-  şimdi 24 yıl oldu) Azerbaycan’ın üçte birini işgâl eden Ermenistan’ın bu işgâlini söz konusu yapmayacak. 1,5 milyon hatta iki milyon göçe zorlanmış Azerbaycan Türkünün çilesini anmayacak.

5- Rusya’nın Çeçenistan işgâlini kınamayacak. Görmeyecek, duymayacak.

6- Filistin’de katil İsrail’in yapmakta olduğu soykırımını görmeyecek. Vahşeti görmeyecek.

7- PKK terör örgütüne karşı asla ve asla somut bir adım atmayacak.

8- Eskiden el altından yardım ederdi şimdi açık ve aşikâr terör örgütüne yardım ve yataklık yapacak. Lafla bazı geçiştirici ve bizi uyutucu palavralara aynen devam edecek.

Türkiye, çok canı yanarsa (--- çok ama çok canı yanarsa--- ve eğer iktidar muktedir ise ve halk baskısı da olursa--- ) sınır ötesi hareket etmeye kesin karar verirse;

Çok acele ve hemen dış İşlerinde görevli ve protokolde 28 nci derecede ki bir adamını yani odacısını gönderip;

“Sakın ha sınır ötesi hareket etme. Ben tam yetkili bir soytarı! Affedersininiz tam yetkili adam gönderiyorum. O size yardımcı olacak” diyecek. Sınır ötesi harekâtı önlemeye çalışacak.

Bu arada yüceltilmiş yetkili soytarı, pardon ABD SÖZCÜSÜ, bizim Cumhurbaşkanı, Başbakan,   Genel, Kur. Başk., Meclis Başkanı, Hülya Avşar ve Fatih Terim ile de görüşüp işleri anında ‘ ŞIP’ diye çözüp gidecek!

9- Kim kazanırsa kazansın yine Kıbrıs için muğlak ve yuvarlak laflar edecek. Ne Rumları küstürecek; ne Türkleri memnun edecek.

10- Yine ABD senatosunda aslı, kökü külliyen yalan olan soykırım yasası gündeme gelecek. Yine yeni başkan, bizi çok sevdiği(!) için SOYKIRIM sözcüğünü anmayarak bizim sırtımızı sıvazlayacak. “1915 te Ermenilerin yaşadığı acıyı, büyük trajediyi anlıyorum” diyerek seçimlerde Ermenilere verdiği sözü tutmuş olacak.

11- Eğer bizden önemli bir menfaati varsa meselâ İran’ı işgâl etmek veya bombalamak için bizi kullanacaksa yeni başkan gülücüklerle ziyaretimize gelecek. İzin vermezsek PKK yı üstünüze salarım haa diyecek.

( Aslında İran’ı bombalaması için Türkiye topraklarına hiç ihtiyacı yok. Afganistan’dan, Irak’tan ve Hürmüz boğazından hatta uydudan bomba atabilir. Maksat bizi suçuna alet etmek. Bizim komşuluğumuzu bozmak. İki İslâm ülkesini bir araya getirmemek.)

12- Kim gelirse gelsin asla sekiz menfaat almadan bize yarım menfaat vermeyecek.

13- İran politikası aynen devam edecek.     (1)

14- Suriye politikası aynen devam edecek.  (1)   

15- Pakistan ve Afganistan politikası aynen devam edecek. 

16- Bütün dünya ile menfaat ve emperyalist ilişkisi (Karşı taraf su koyuvermezse) aynen devam edecek.

17- Türkiye ile arası bozulacak. A m a  ...  (2)

*

18- Amerika’nın başına kimin geldiği beni hiç enterese etmez. Ben bizim başımıza kimin geldiğine bakarım.. . . . .

*

Evet, benim gördüğüm kadarı ile seçim sonuçlarım böyle. Yüzde kaç tutar bilmem. Yalnız toplumlar önderlerinin peşinden gider. Kendine Amerikalıyım diyenlerin lideri George  Wasington taa 1700 bilmem kaç tarihinde Amerika kurulurken dedi ki:

“Amerika’nın sürekli dostları yoktur. Amerika’nın sürekli menfaatleri vardır.”

PEKİ YA BİZİM MAYAMIZDA NE VAR? 

Bin yıl evvel Ertuğrul Gazi

“Oğul adaletli ol, halkın huzurunu temin et, kanundan nizamdan ayrılma, kimseye zulmetme, mülküne mağrur olma, haram yeme, ilim erbabına saygı duy, zayıflara zulmetme” demişti.  

Türkiye Cumhuriyeti kurulur kurulmaz Mustafa Kemâl Atatürk ne dedi? 

“YURTTA SULH CİHANDA SULH” 

İşte ulusların karakterini oluşturan temel taşı, temel yapı ortada.

Amerikan seçimlerini veya Avrupa’nın ne yapacağını keşfetmeye, kâhin olmaya lüzum yok.

Her şey, gün gibi meydanda.

*

NOTLAR:

(1) İran ve Suriye’yi niye kattın demeyin. Onlar komşumuz. Her şeyleri bizi ilgilendirir. Amerika’dan daha çok ilgilendirir. Onlarla komşuluğumuz Amerika’dan daha önceliklidir. Ve önemlidir. Farkımız şu: İran’da halk Amerika’ya ve teröre karşı birlik içinde. Bizde Amerikalıdan daha amerikancı amerikalılar var. Silâhlı teröristten daha terörist kravatlı teröristler var. Bölücüden daha bölücü hainler var. Ermeniden daha ermeni soykırımcılar var.

(2) Bozulacak. Çünkü kim başkan olursa olsun İran’ı ve Suriye’yi işgâl politikası aynen devam edecek. Bu politika bizim tamamen aleyhimize olacak. Biz geleneksel asil komşuluk politikamıza uyarsak Amerika köpürecek. Köpürmesinden korksak mı, korkmasak mı?  

(4-11-2008 - Bölgede ve Çorum’da HAYAT – Aktüel Dergi- sayı 1- 2008)